Tıbbi Uygulama Hatalarına Yaklaşım
İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezi ve Dokuz Eylül Üniversitesi

İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (SAHUM) tarafından düzenlenen “Tıbbi Uygulama Hatalarına Yaklaşım” konulu Sempozyum 13 Mayıs 2012 Pazar günü saat 9.30-17.00 arasında Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.
İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezi Başkanı Av. Halide Savaş’ın sunumunu yaptığı Sempozyumun açılışında konuşan İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek,
Sağlık Hukuku Merkezinin halkı ve kamuoyunu yakından ilgilendiren çok önemli etkinlikler düzenlediğini, bunları hukukla sentezleyince önemli işlerin ortaya çıktığını, bunda da Merkezde görev alan meslektaşların uygulamadan gelmelerinin önemli payı olduğunu söyledi.
Özbek, bu Sempozyumda da önemli sorunların ele alınacağını ve Sempozyumda yapılacak konuşmaların çözümlerinin kitap haline getirilip tıp ve hukuk dünyasının hizmetine sunulacağını belirtti.
Açılışta konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (SAHUM) Müdürü Prof. Dr. Erdem Özkara da, bu Sempozyumda sağlıkta tıbbi uygulama hatalarını tarafların katılımı ile birlikte tartışacaklarını söyledi.
Tıbbi uygulama hataları nedeniyle sağlıkta şiddetin giderek tırmandığını ve bir meslektaşımızın öldürülmesiyle sonuçlandığını belirten Özkara, stresli bir ortamda yapılan hatanın kişisel değil sistemini hatası olduğunu, burada hekimi değil sistemi sorgulamak gerektiğini bildirdi. Sistemin hata yapmayı öngörür bir hale geldiğini kaydeden Özkara, “Bir hekim ne kadar az zamanda ne kadar çok hastaya bakarsa başarılı sayılıyor, hasta başına çok az süre tanınıyor. Vatandaş, hastaneye gittiğinde hiç beklemeyeceğine inandırılıyor. Böyle olmayınca da vatandaş en yakın muhatabı hemşire ya da hekime tepki veriyor, ya da saldırıyor. ABD’de uygulandığında başarısız olan sistemin buradaki uygulamasının da başarısız olması kuşkusuzdur” dedi.
Kötü uygulama anlamına gelen malpraktisin hemen hemen her meslekte bulunduğunu hatırlatan Özkara, şöyle konuştu: “Malpraktis denilince akla hemen sağlık sistemi geliyor. Bir sağlık çalışanı kötü uygulamanın cezasını ödemesi gerekir, ancak sistemin cezasını değil. Önemli olan kötü uygulamanın tekrar etmemesidir, bundan ders alınmasıdır. Aksi halde bunu tartışmalı ve sorgulamalıyız”.
İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezi Başkanı Av. Halide Savaş da, sağlık çalışanına şiddette açılan davaların uzamasının ve kısa dönemde sonuç alınamamasının da etkili olduğunu söyledi. Kendilerine gelen dosyalarda uygulama hatası olup olmadığına baktıklarını, varsa dava açılmadan sorunun çözümünü sağlamaya çalıştıklarını belirten Savaş, bunun her zaman böyle olmadığını, mağdur olan vatandaşın muhatap olarak gördüğü sağlık personeline şiddet göstererek tepki vermeye çalıştığını hatırlattı. Daha sonra Sempozyuma geçildi.
Üç oturum halinde gerçekleştirilecek Sempozyumda, Tıbbi Uygulama Hatalarına Adli Tıp Yaklaşımı, Tıbbi Uygulama Hatalarına Hukuk Uygulayıcılarının Yaklaşımları, Tıbbi Uygulama Hatalarına Hasta Yakınları, Hekimler, Hastane Yöneticileri ve Gazetecilerin yaklaşımları ana konularında bilim adamları ve uzmanlar bildiriler sundular.


