İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Teziç’E Yapılan Saldırıyı Kınıyoruz

25.04.2007 tarihinde YÖK Başkanı Sn. Prof. Dr. Erdoğan TEZİÇ’e yapılan suikast girişimini nefretle kınıyoruz.

Teziç’E Yapılan Saldırıyı Kınıyoruz

25.04.2007 tarihinde YÖK Başkanı Sn. Prof. Dr. Erdoğan TEZİÇ’e yapılan suikast girişimini nefretle kınıyoruz.

Söz konusu eylem, YÖK Başkanının şahsında YÖK’e ve özünde laiklik ilkesine yönelik bir kalkışmadır.

Bu girişim, ülkemizde yaşanmakta olan siyasal süreci izleyenler için farklı bir anlam ifade etmektedir. Uzun bir süreçten bu yana, hükümet ile YÖK arasında ciddi bir bunalım yaşandığı, özellikle de “demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti” idealinin yaşatılmasına yönelik olarak YÖK tarafından alınan kararların hükümet cephesinde tepki bulduğu bilinmektedir. Özerk yapılanmaları, siyasal düşün dünyaları ile özdeş bulmayan ve oralardaki kadrolaşma heveslerinden vazgeçmeyenlere karşı YÖK tarafından oluşturulan “direnç süreçleri”,  giderek doğal tartışmaların ötesine geçmiştir.

Anayasal Kurumların kendi içindeki tartışmalarının, Anayasanın temel kavramlarına ilişkin çelişkiler boyutuna varması halinde, bunların oluşturacağı sonuçların, tartışma yapanlar için de beklenmeyen noktalara sürüklenmesi olasılığı her zaman varittir. Hükümetin 4 yıldan fazla bir süredir yönlendirdiği “yürütme” anlayışında, bu alanda ciddi bir zafiyet taşımakta olduğunu gözleyen bir hukuk kurumu olarak, endişe içindeyiz. Anayasal Kurumların uyumunu sağlamak görevi, Anayasada ifadesini bulan cumhuriyetin temel ilkeleri ve özellikle vazgeçilemeyecek bir kavram olarak “laiklik” çerçevesinde sağlanmalıdır.

Bu gerekliliği yerine getirmek zorunda olanlar ihmal içinde bulundukları takdirde, sapkın düşünce sahiplerinin çözümü silahta arayacakları tahmin edilmelidir. Siyasal tartışmaların, yasa dışı yöntemlerde çözüm arayanları cesaretlendirici bir faktör taşımaması gerektiğinin bilincini taşımak, “devlet adamlığı” iddiasının gereğidir. 

Bu girişimin soruşturmasının yapılması bağlamında da özel bir duyarlılık gösterilmesi gerektiği inancındayız. Soruşturmanın genişletilerek yapılması ve ardındaki bütün saiklerin aydınlatılması, daha sonrası için tasarlanması olasılığı bulunan benzeri eylemler için de özellikle önemlidir. Bu alanda savcılarımıza ve güvenlik güçlerine özel bir görev düştüğü kanısındayız.

Bu nedenlerle, söz konusu eylem, YÖK Başkanının şahsında YÖK’e ve özünde laiklik ilkesine yönelik bir kalkışmadır.

İstanbul Barosu olarak geçmiş olsun dileklerimizle birlikte, hükümeti bir kez daha konu ile ilgili olarak duyarlılığa davet ediyoruz.

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Kategori:Haberler