İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Tarihi, Hukuki Ve Ekonomik Boyutlarıyla Cumhuriyet Paneli

İstanbul Barosu Başkanlığının düzenlediği

Tarihi, Hukuki Ve Ekonomik Boyutlarıyla Cumhuriyet Paneli

İstanbul Barosu Başkanlığının düzenlediği “Tarihi, Hukuki ve Ekonomik Boyutlarıyla Cumhuriyet” konulu panel, 29 Ekim 2011 Cumartesi günü saat 14.00’da Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

 

İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye’de yaşanan sorunların giderek ağırlaştığını ve birinin çıkıp ‘Kral Çıplak’ demesi gerektiğini söyledi.

 

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının Başbakanlık genelgesiyle iptal edildiğin belirten, ‘bir bahane arıyorlardı buldular” diyen Kocasakal, bu büyük millet bayramını inadına kutlayacaklarını, numarasız, katkısız Cumhuriyeti, sonuna kadar savunacaklarını ve bu Cumhuriyeti yıkmaya çalışanların bunu başaramayacaklarını bildirdi.

 

Cumhuriyetin anlamını, önemini bir türlü anlatamadıklarını, ama bunu mutlaka başaracaklarını söyleyen Ümit Kocasakal, 88 yıldır bu Cumhuriyetin içini oymak için çalıştıklarını, neredeyse son aşamaya getirdiklerini, Yeni Anayasa söylemi ile de son noktayı koymak istediklerini belirtti. Kocasakal, şöyle konuştu: “Yeni kelimesini bir tuzak olarak algılıyorum. 88 yıllık cumhuriyetle mücadele edenler Yeni Anayasa ile cumhuriyeti tasfiye edeceklerini sanıyorlar. Biz bu tuzağın bir parçası olmayacağız. Umarım muhalefet partileri de tarihsel bir vebal altında olduklarının farkındadırlar.

 

Türkiye’de yeni hormonlu aydınlar türediğini, bunların yaptıkları yayınlarla halkın uyuşturulduğunu ve kandırıldığını kaydeden Ümit Kocasakal, “Biz bu halktan umudumuzu kesmedik. Mücadeleyi de bu halkla birlikte yapacağız. Türk Silahsız Kuvvetlerinin artık olaya el koymasının zamanı gelmiştir ve geçmektedir” dedi.  

 

Başkanın konuşmasından sonra panele geçildi. Paneli yöneten İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, panelin konusunu ve amacını anlatan bir konuşma yaptı. Dünyada emperyalizme karşı verilen kurtuluş ve kuruluş savaşıyla kurulmuş ilk cumhuriyet olduğunu vurgulayan Özbek, emperyalizmin bunu hazmedemediğini, büyüyen ve gelişen Türkiye’yi engellemek için elinden geleni ardına koymadığını, bunun için içerdeki işbirlikçileriyle ortak hareket ettiğini ve dayatmalarda bulunduğunu bildirdi. 

 

Yerli ve yabancı ortaklarda Atatürk düşmanlığının başı çektiğini, O‘nun eserlerini ve izini yok etmek için el birliği ve işbirliği içinde bulunduklarını hatırlatan Özbek, resmi dairelerde Atatürk resimlerinin kaldırılmasını isteyenlerin, O’nun sevgisini bu halkın yüreğinden silip atmalarının mümkün olmadığını belirtti.

  

Panelde, İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Emeritus Prof. Dr. Gülten Kazgan, Cumhuriyeti ekonomik yönüyle ele aldı. Kazgan, konuşmasının ilk bölümünde 1930’lu 40’lı yıllardaki ekonomik gelişmeleri anlattı ve 1929 ABD krizinin Türkiye’yi zora soktuğunu söyledi. O dönemde Türkiye’nin kapitalizmle bağdaşmayan kendine özgü ekonomik model oluşturduğunu, Merkez Bankasını kurarak para basmaya başladığını, beş yıllık kalkınma planları hazırlandığını, imtiyazlı şirketlerin kamulaştırıldığını hatırlatan Kazgan, 1933’ten sonra Türkiye’nin hızla büyüme sürecine girdiğini, İkinci Dünya Savaşı’nın olumsuz etkileri yüzünden bu modelin yürürlükten kaldırıldığını bildirdi.  

 

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Emeritus Prof. Dr. Gülten Kazgan, konuşmasının ikinci bölümünde 1960 ve 2000 yılı arasındaki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Kazgan, 1930’larda uygulanan ve büyük başarılar kazanan Atatürkçü özgün kalkınma modelinin bugün Çin’de uygulandığını sözlerine ekledi.

 

İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem Dikmen Caniklioğlu da, Cumhuriyeti hukuki açıdan değerlendirdi. Atatürk cumhuriyetinin tüm vatandaşları tasada ve kıvançta eşit tuttuğunu belirten Caniklioğlu, oysa bugün etnik ve dinsel kimliklerle ayrımcılık yapıldığını, Türk halkının her taraftan kuşatıldığını ve artık doğruların söylenemediğini, söylense de kimsenin dinlemediğini anlattı.

 

Kemalizm ve Atatürkçülüğe artık ihtiyaç kalmadığı iddiasıyla Yeni Anayasada bunlara yer verilmeyeceğinin açıkça ifade edildiğini belirten Caniklioğlu, Türkiye’ye demokrasi getirdikleri iddialarıyla Cumhuriyetin kazanımlarının teker teker yok edildiğini, toplumun bölündüğünü ve halkın manipüle edildiğini söyledi. Caniklioğlu şöyle konuştu: “Toplumun iradesi sakatlanmıştır. Yeni anayasa yapımı meşru değildir. Anayasa yapımında toplumsal bir mutabakat yoktur. Bunun için bilinç ve heyecan gerekir. Oysa bu gün böyle bir şey yoktur. Yeni anayasa yapımının toplumu büyük bir felakete sürükleyeceğine inanıyorum.”

 

Maltepe Üniversitesi Cumhuriyet Tarihi Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç ise, Cumhuriyeti tarihsel gelişim içinde değerlendirdi. 1876’dan başlayarak Osmanlı’nın ve Türkiye’nin yaşadığı siyasal hareketleri anlatan Çekiç, Türkiye’nin kurtuluş ve Cumhuriyetin kuruluş aşamasındaki ideolojiye vurgu yaparak, Cumhuriyet felsefesinin önemine değindi. Orhan Çekiç konuşmasının son bölümünde devrimler ve çağdaşlaşma konuları üzerinde durdu.

 

Panelin sonunda İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal, konuşmacılara birer Teşekkür Belgesi sundu.

 

Galeri

Kategori:Haberler
Tarihi, Hukuki Ve Ekonomik Boyutlarıyla Cumhuriyet Paneli | İstanbul Barosu