İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Tarih Bilinci Olmadan Bugünü Kendi Değeri İçinde Yaşayamayız

İstanbul Barosu Başkanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca

Tarih Bilinci Olmadan Bugünü Kendi Değeri İçinde Yaşayamayız

İstanbul Barosu Başkanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 29 Haziran 2016 Çarşamba günü saat 15.00’da İstanbul Adalet Sarayı konferans Salonunda ortaklaşa düzenlenen toplantıda Büyükelçi-Tarihçi Altay Cengizer, ‘Adil Hafızanın Işığında Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı İmparatorluğu’ konulu bir konferans verdi.

Konferansın sunumunda konuşan İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, Tarihle ilgili ezber bilgilerin, kulak dolgunluğu ve tevatürlerin zamanla realitenin önüne geçebileceğini söyledi. Bu tevatürlerle gerçeğin merkezinden uzaklaşıldığını belirten Özbek, özellikle milli hafızanın gerçekten adil olması gerektiğini, hafıza adil olmazsa çarpıklıkların sonsuza kadar sürebileceğini bildirdi.

İtalyanların Trablusgarp saldırısından Kurtuluş Savaşı sonuna kadar 12 yıl sürekli savaşmış bir ulusun evlatları olduğumuzu hatırlatan Hüseyin Özbek, “Balkan savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve onun sonrasında öldü denilen ancak tabutuna son çivinin çakılması aşamasında tabutu parçalayan ve ölmeden mezara girmek istemeyen bir milletiz. O nedenle bugün milletin tüm katmanlarının hafıza tazelemeye ihtiyacı var” dedi.

Özbek, sözü konuk konuşmacıya bırakmadan önce, Altay Cengizer’i tanıttı ve ‘Adil Hafızanın Işığında’ adlı kitabı hakkında bilgi verdi. 

Altay Cengizer, bir saati sunumla geçen dört saate yakın konuşmasında Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı İmparatorluğunun durumu hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulundu. Cengizer, bu alanda yanlış bilinen doğruları anlattı.

Uluslararası platformlarda Türkiye’nin bazı sorunlarını anlatmakta güçlük çektiğini belirten Altay Cengizer, “İlk yapılacak şey neyin savunması yapılması gerekiyorsa onun savunmasını yapmaktır. Zira bu savunmaları yapacak aydının birinci görevi öncelikle kendinin yerini teşhis etmek ve o zaman tartışmaya adapte olmaktır. Biz Türkler eğer bir şeyi gerekli metodoloji içersinde etraflıca anlatırsak çok iyi anlaşılıyoruz” dedi.

Görevi gereği katıldığı uluslararası toplantılarda yaptığı konuşmalarda, Türkiye hakkındaki yanlış algılamaları anlatmaya çalıştığını belirten Cengizer şöyle konuştu: “Bir uluslararası toplantıda yaptığım konuşmada dedim ki, eğer Türkiye 20. Yüzyılı göreceli olarak fakirlik ve geri kalmışlık kategorisi içersinde geçirmiş ise biz Avrupalılardan üç kez daha fazla savaştığımız içindir.  Bunu kimse bilmiyor, bilseler bile bu birleştirmeyi yapmıyorlar. İtalyanların Trablusgarp saldırısından Kurtuluş Savaşı sonuna kadar Türkiye 12 yıl sürekli savaştı, Avrupalılar ise sadece dört yıl”.

Birinci Dünya Savaşının yüzüncü yıl dönümü ola 2014’de Avrupa ülkelerinde konu ile ilgili yüzlerce kitap yayınlandığını ancak Türkiye’de hemen hiç kitap yayınlanmadığını hatırlatan Altay Cengizer şöyle devam etti: “Niye Türkiye için bu bir mesele, onu da söyleyeyim. Hüseyin Beyin az önce söylediği gibi hafızanız doğru düzgün yerinde değilse her şey çarpık olur. Nerden gelip nereye gittiğinizi, hangi şartlar içersinde sizin için bir mücadele verilmiş olduğunu idrak edemezseniz. Kendi hayat mücadeleniz de karışıklıklar içersinde devam eder. Kendi kendimizin menfaatini korumayı bilmiyoruz. İlk önce kendi saygınlığımızı muhafaza etmemiz lazım. Kendi acısı hor görülmüş, onanmamış bir millet bir takım aydınları aracılığıyla başkasının acısını onarmaya kalkışırsa bu sakil durur. O aydınlar bir kere de bizim başımıza ne geldiğini, hangi şartlar altında ne olduğunu konuşsunlar, o zaman evrensel olana tabiatıyla hep birlikte gideriz ve herkesin hakkı verilir. Toparlamak gerekirse tarih bilinci olmadan bugünü kendi değeri içinde yaşayamayız”.

Konuşmasında ağırlıklı olarak Ermeni iddialarına da değinen Cengizer şunları söyledi: “Bir millet sadece aydınları aracılığıyla konuşmaz, bir milletin bir de milli şuuru vardır. Bizim pek farkında olmadığımız bir şuur. Ermeni sorunu politize edildiği zaman mesele siyasi menfaat biçimine dönüştürülmüş olur. Biz hiçbir zaman Ermenilerin acılarını inkâr etmedik. Ama bir kere de olsa bizim acılarımızın da hatırlanmasını istedik. Aslında hatanın büyük kısmı yine bizdedir. Çünkü tarihten gelen bir millet olarak tarihe gereken özeni göstermedik. Tarihle ilişkimiz ancak bu kadar magazinel olabilir”.

Ermeni iddiaları konusunda pek çok ülke parlamentosunda yanlış kararlar alındığına işaret eden Altay Cengizer, en son Federal Almanya Meclisinin aldığı soykırım kararını şöyle değerlendirdi: “Ümit ederim Federal Almanya Meclisinin aldığı soykırımla ilgili çok haksız karar bizim için de bir ‘uyanma çağrısı’ Wake-up olur”.  

Büyük bir ilgiyle izlenen Altay Cengizer’in sunumu tamamlandıktan soru-cevap bölümüne geçildi. Cengizer’in sorulan soruları yanıtlaması yaklaşık üç saat sürdü.

Galeri

Kategori:Haberler