İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Tanık Dinleme, Dinletme, Soru Sorma Hakkı

İstanbul Barosu Adil Yargılanma Takip Merkezince düzenlenen

Tanık Dinleme, Dinletme, Soru Sorma Hakkı

İstanbul Barosu Adil Yargılanma Takip Merkezince düzenlenen ‘Adil Yargılanma Hakkı’ konulu eğitim seminerlerinin on ikincisi 03 Haziran 2014 Salı günü saat 15.00’da Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi Konferans Salonunda yapıldı.

Seminerde, tanık dinleme-dinletme, soru sorma hakkı konusu ele alındı.

Seminerin açılışında konuşan İstanbul Barosu Adil Yargılanma Takip Merkezi Üyesi Av. Erdost Balcı, tanıklığın çok önemli bir delil olduğunu söyledi. CMK 217. Maddenin ‘Hâkim, önüne getirilmiş delillerle hüküm kurar’ dediğini belirten Balcı, ancak bazı uygulamalarda gizli kapılar arkasında dinlenen gizli tanıklarla hüküm kurulduğunu, hüküm kurmada tanık ifadesinin çok önemli olmasına karşın bizdeki uygulamalarda bunun tam karşılığını bulmadığını bildirdi.

Semineri İstanbul Barosu Adil Yargılanma Takip Merkezi Başkanı Av. Aynur Tuncel Yazgan yönetti. Tanık Koruma Kanununun Türkiye’de 2007 yılında kabul edildiğini belirten Yazgan, o günden bu yana bazı değişikliklerin yapıldığını, 2005 yılında CMK 58. Maddesiyle getirilen düzenlemelerin bulunduğunu, mağdurların dinlenmesi, çocukların dinlenmesi, ses ve görüntü kaydı yapılmasında bazı sıkıntıların bulunduğunu bildirdi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Burcu Dönmez, “Mukayeseli hukuk ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihatları ile karşılaştırmalı olarak Türk Ceza muhakemesi hukukunda tanıklara soru sorma hakkı” konulu bir sunum yaptı.

Soru sorma hakkının Türk hukukuna 2005 yılında kabul edilen CMK ile girdiğini belirten Dönmez, ancak bu alanda hala sıkıntıların yaşandığını bildirdi. Burcu Dönmez, karşılaştırmalı hukukta çapraz sorgu konusunu anlatırken, bu sistemin Türkiye’de bulunmadığını bildirdi.

Doğrudan soru sorma yöntemi hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulunan Dönmez, yargılama sırasında soru sorma hakkından yoksun bırakıldıkları için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dava açarak Türkiye’yi mahkum ettiren Türklerin davalarına ilişkin bilgi verdi. Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından cezalandırılan ülkelerin başında geldiğini hatırlatan Burcu Dönmez, AİHM’e gidişi geciktirmek için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanındığını, bu mahkemenin ilk altı ayda hep ret kararları verdiğini, ancak son zamanlarda verdiği önemli kararlarla etkin bir hukuk yolu olmaya başladığını anlattı. AYM’nin bu tutumunu sürdürmesi gerektiğinin altını çizen Dönmez, “Eğer AYM etkili bir hukuk yolu olamazsa, AİHM Anayasa Mahkemesi kararlarını beklemeden başvuruyu kabul edebilir” dedi.

Seminerin diğer konuşmacısı Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Gülşah Kurt’un rahatsızlığı nedeniyle seminere katılamaması üzerine, Dr. Kurt’un sunum konusunu da üstlenen Yrd. Doç. Dr. Burcu Dönmez, ‘Gizli tanıklık ve Tanık koruma Sistemi’ hakkında bilgi verdi ve uygulamada yaşanan sıkıntıları anlattı.

Konuşmaların tamamlanmasından sonra soru-cevap bölümü uygulandı. Daha sonra seminerin tek konuşmacısı Burcu Dönmez’e TEŞEKKÜR BELGESİ verildi.

Galeri

Kategori:Haberler
Tanık Dinleme, Dinletme, Soru Sorma Hakkı | İstanbul Barosu