İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
Atatürk“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Takvim ve Saat Devrimleri

Takvim ve Saat Devrimleri

Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü değişikliklerden ikisi takvim ve saat devrimleridir. TBMM’de 26 Aralık 1925 tarihinde kabul edilen 697 ve 698 sayılı Kanunlarla yeni takvim ve saat ölçüleri getirilmiştir.

Osmanlı Devleti’nde ayın geçirdiği evrelere göre düzenlenmiş hicri takvim ve güneşin dönüşüne göre düzenlenmiş kameri takvim birlikte kullanılıyordu. Bu durum birçok sorunlara yol açıyordu. 698 sayılı Takvimde Tarih Başlangıcının Değiştirilmesi Hakkında Kanuna göre, resmi devlet takviminde milletlerarası takvim başlangıcı kabul edilmiştir. Çağdaş dünyanın gereği olan bu devrim kanununa göre hicri kameri takvimin özel durumlarda kullanılacağı ve hicri kameri ayların başlangıcının rasathane tarafından resmen tespit edileceği öngörülmüştür. (RG:02.01.1926-260)

Yine Osmanlı Devleti’nde günü, güneşin durumuna göre on iki bölüme ayıran saat sistemi kullanılıyordu. 697 sayılı Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanunda, “Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde gün, gece yarısından başlar ve saatler sıfırdan yirmi dörde kadar sayılır” denilerek saat sisteminde de köklü değişikliğe gidilmiştir. (RG:02.01.1926-260)

Türk ulusu, laik Cumhuriyet karşıtlarının dince kutsal sayılan konular arasında göstermeye çalışabileceği takvim ve saat devrimlerini tam anlamıyla benimsemiştir. Türkiye Cumhuriyeti büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı bağımsızlık ve çağdaşlık yolunda yürümeye devam edecektir.

 

İstanbul Barosu

Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi

 

Kategori:Haberler
Takvim ve Saat Devrimleri | İstanbul Barosu