İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Staja Başlarken Toplantıları V

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezince düzenlenen ‘Staja Başlarken’

Staja Başlarken Toplantıları V

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezince düzenlenen ‘Staja Başlarken’ toplantılarının beşincisi, 31 Ekim 2011 Pazartesi günü saat 14.00’da Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

SEM Yürütme Kurulu Üyesi Stj. Av. Ayşe Ayliz Karadan’ın sunumunu yaptığı toplantının açılışında SEM Yürütme Kurulu Üyesi Stj. Av. Umut Bal’ın ‘stajyer avukatların hak ve yükümlülükleri’ konulu bir sunum yaptı.

Açılışta konuşan SEM Yürütme Kurulu Başkanı Av. Mustafa Şeref Kısacık, staja başlarken toplantılarının amacının, baro yönetimiyle staja başlayanların bire bir tanışması ve staj süresince kimlerle muhatap olacakları, henüz adliye ve avukat yanı stajını sürdüren stajyerlerin eğitim dönemi başladığında nelerle karşılaşacağını şimdiden öğrenmiş olacaklarını söyledi.

Stajyerlerle baro yönetimi arasında iletişim zinciri oluşturarak aidiyet duygusunu yaratmak istediklerini belirten Kısacık, yakında faaliyete geçecek alo stajyer hattı ile daha kolay iletişim kurulacağını bildirdi. Kısacık, yeni eğitim dönemi programı hakkında açıklamalarda bulundu.

Toplantıda konuşan İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu, Türkiye’nin hala bir hukuk devleti olmayı başaramadığını, yargı bağımsızlığını sağlayamadığını, bu ortamda avukatlık mesleğinin içe sindirilerek yapılamadığı söyledi. Durakoğlu, buna rağmen yılgınlığa düşmeden, avukatlar olarak, barolar olarak seslerini yükseltmeye devam edeceklerini bildirdi.

İstanbul Barosunun 28 bin üyesi bulunduğunu, stajyerlerle birlikte 30 bine çıktığını belirten Durakoğlu, şöyle konuştu: “Baronun görüşü alınmadan çıkarılan temel yasalarla, sürekli açılan üniversitelerle, 70’e yakın hukuk fakültesiyle, dünyanın en büyük barosu New York barosu idi, şimdi biz olduk. Bu hızla bize yaklaşabilecek bir ülke düşünemiyorum. Dünyanın en büyük barosu olma onurunu taşımak belki güzel bir şey, ama bu sadece nicel olarak kalmamalı, nitelik bakımından da bu onuru taşımaya hazır olmalıyız. Şu anda yönetim olarak çabamız ve asıl hedefimiz de bu. “

Toplantının konuk konuşmacısı İstanbul Barosu eski başkanlarından Av. Kazım Kolcuoğlu, konuşmasının başında avukatlık mesleğinin amacını, mesleğin tarihi süreç içindeki gelişmelerini anlattı. Kolcuoğlu, Osmanlının son dönemlerinde şeri hukukun yanı sıra batı hukukunun da Türkiye’de uygulanmaya başladığını, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Atatürk devrimleriyle şeri hukukun kaldırıldığını ve tamamen batı hukukunun sistemimize egemen olduğunu bildirdi.

İstanbul Barosunun kuruluşu ve 133 yıllık tarihsel misyonunu anlatan Kolcuoğlu, Cumhuriyet döneminde avukatlık mesleği ve barolara ilişkin gelişmeler hakkında bilgi verdi. 

Konuşmasında baroların işlevlerine de değinen Kazım Kolcuoğlu, Baro Başkanlığı yaptığı dönemde ABD ve yandaşlarının Irak’ı işgal ettiklerinde Uluslararası Ceza Mahkemesine dava açmak için başvurduklarını, çeşitli dünya ülkelerinden UCM’ye 880 destek başvurusu yapıldığını ancak, gücün kararının, hukukun gücünü engellediğini bildirdi. Kolcuoğlu, daha sonra stajyerlere çeşitli öğütlerde bulundu.

 İkinci konuk konuşmacı Hâkim Turan Ateş, Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluşuna ilişkin Anayasada hüküm varken, savunma görevini üstlenen avukatların meslek örgütü olan baroların ve barolar birliğinin anayasada yer almamasını hem üzücü hem de düşündürücü bulduğunu söyledi. Bunu bir ‘eksiklik’ olarak niteleyen Ateş, baronun bir yüksek mahkeme ya da bir ilk derece mahkemesi olmadığını, ancak mahkemelerde savunma görevini üstlendiğini, adaletin oluşumuna katkılarının hiçbir zaman küçümsenemeyeceğini bildirdi.

Turan Ateş, konuşması boyunca, avukatlık mesleği, avukat – hâkim ilişkileri, duruşmalar ve keşiflerdeki olumlu olumsuz davranışlar, reddi hâkim müessesesi ve avukatların buradaki fonksiyonları ve hâkimlerin tutarsızlığı konularına değindi.

Galeri

Kategori:Haberler
Staja Başlarken Toplantıları V | İstanbul Barosu