İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Sporda Doping Sorunu Ve Çözüm Yolları

İstanbul Barosu Spor Hukuku Komisyonunca düzenlenen

Sporda Doping Sorunu Ve Çözüm Yolları

İstanbul Barosu Spor Hukuku Komisyonunca düzenlenen “Sporda Doping Sorunu ve Çözüm Yolları” konulu panel, 1 Ekim 2013 Salı günü saat 14.00’da Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

Açılışta konuşan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Turgay Demirci, sporda centilmenlik ve rakibe saygı yerine, nasıl olursa olsun madalya gelsin anlayışını doğru bulmadığını ve sporda doping olayının ahlaki bir sorun olduğunu söyledi.

2013 yılının ilk altı ayında Türk sporculardaki doping oranının %14 gibi çok yüksek bir rakam olduğunu belirten Demirci, sporculardan bine yakın numune alındığını ve bu sporcuların izlendiğini bildirdi. Doping olayının uluslararası ölçütlere ters gelişmesinin ödül yönetmeliğinden kaynaklandığına inandığını kaydeden Turgay Demirci,  ödül yönetmeliğinin ödülü özendirdiğini ve sporcunun da ne olursa olsun bu ödülü kazanmak için dopinge başvurduğunu anlattı. Dopingle ödül alan sporcunun başkasının emeğini çaldığına dikkat çeken Demirci, Türkiye’nin sporcularına en fazla ödül veren bir ülke haline geldiğini belirtti ve bu ahlaki sorunun kaynağı olan ödül yönetmeliğinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini bildirdi.

İstanbul Barosu Spor Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Alpay Köse de konuşmasında, bu panelin komisyonun ilk etkinliği olduğunu belirtti ve panelin düzenlenme amacını anlattı.

Paneli yöneten Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Dopingle Mücadele Komisyonu Başkanı Av. Türker Arslan, Türkiye’de yaşanan doping sorununun temelinde, eğitim eksikliği ve ödül yönetmeliğinin yattığını bildirdi.

Panelin lik konuşmacısı Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Dopingle Mücadele Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Rüştü Güner, doping konusunu tarihsel gelişimi içinde bilimsel olarak ele aldı ve konuya ilişkin bazı kavramlara açıklık getirdi.

Halter ve atletizm gibi güç gerektiren spor dallarındaki sporcuların dopinge daha fazla başvurduklarını, bunun örneklerine Türkiye’de de rastlandığını, son zamanlarda uluslararası karşılaşmalardaki doping olaylarının çok kötü sonuçları olduğunu belirten Güner, 2020 Olimpiyat adaylığında da bu durumun olumsuz etkisinin bulunduğunu anlattı.  Prof. Dr. Güner,  Türkiye’nin dopingli sporcu izlemede Avrupa’da birinci dünyada üçüncü durumda olduğunu hatırlattı. Güner, temiz spor koşullarının sağlanması ve doping yapmayan sporcuların haklarının korunması için yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguladı.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Doping Mevzuatı Komisyonu Üyesi Av. Anıl Gürsoy Artan doping konusunu hukuki açıdan ele aldı. Dopingle Mücadele Komisyonunun çok ciddi ve yoğun bir çalışma sonucu başta WADA direktifleri olmak üzere uluslararası mevzuatı da tarayarak bir Talimat hazırladığını belirten Artan, bu Talimatın tüm federasyonlara gönderildiğini ve futbol dışında tüm federasyonlardan talimatın uygulanması açısından onay alındığını bildirdi.

Av. Anıl Gürsoy Artan konuşmasında, dopingle mücadelede kural ihlallerini, bu ihlaller karşısında bireylerin cezalandırılması yöntemlerini ve hak mahrumiyeti cezası, ödülün iptali ve geri alınması konularını örneklemelerle anlattı.  Artan, yönetmelikte öngörülen hak mahrumiyeti cezasının iki yıl olduğunu, ancak bunun caydırıcı olmadığını, cezanın 4 yıla çıkarılması gerektiğini bildirdi.

Galeri

Kategori:Haberler
Sporda Doping Sorunu Ve Çözüm Yolları | İstanbul Barosu