İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Sporda Çocuk İstismarı Ve Koruma

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezince düzenlenen

Sporda Çocuk İstismarı Ve Koruma

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezince düzenlenen ‘Sporda Çocuk İstismarı ve Koruma’ konulu panel, 13 Mayıs 2016 Cuma günü saat 15.00’da İstanbul Adalet Sarayı Konferans Salonunda yapıldı.

Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, Çocuk hakları Merkezinin mağdur çocuklar, suçlu çocuklar, kısacası çocuklarla ilgili hemen her konuda çok önemli ve çok ciddi çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Kamuoyuna mal olmuş önemli davaların da takip edildiğini belirten Tuskan, son olarak çocuk hakları ile ilgili çok önemli bir kitap hazırladığını ve kitabın 23 Nisan hediyesi olarak devletin her aşamadaki mercilerine, yasama organına, bakanlıklara, savcılıklara ve çocuk sorunlarıyla ilgili kurum ve kuruluşlara gönderildiğini bildirdi. Tuskan, bu başarılı çalışmalarından ötürü Çocuk Hakları Merkezi Başkanına, Yürütme Kurulu ve üyelerine teşekkür ederek kutladığını kaydetti.

Bir süre önce karara bağlanan Vakıfla ilgili davada da sosyal hizmetlere, spor okullarına emanet edilen çocukların her türlü istismara açık olduğunun görüldüğüne işaret eden Aydeniz Tuskan, “Her kurumda bunların yaşandığını biliyoruz. Bunların bazıları bir şekilde ortaya çıkıyor, ama bazıları da kamufle oluyor” dedi.

Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Aşkın Yaşar Topuzoğlu da çocuk istismarı ve sporun hiçbir zaman yan yana gelmemesi gereken kelimeler olduğunu dile getirdi.

Çocukların toplumsal, bilimsel, zihinsel ve ahlaki açıdan gelişebilmeleri için sporun çok önemli bir olgu olduğunun altını çizen Topuzoğlu, bu alanda da her alanda olduğu gibi çocuğun korunması gerektiğini söyledi. Çocukların gelişmesi ve çocuk haklarının, uluslararası sözleşmeler ve iç hukukumuzda güvence altında bulunduğunu belirten Topuzoğlu, “Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinde, Sosyal ve kültürel haklar başlığı altında çocukların spor hakkı, sözleşmeyi imzalayan taraf devletlerin hiçbir ayrımcılığa taraf olmaksızın, öncelikle çocuk yararı gözetilerek, çocukların da görüşleri alınarak bu haktan yararlanmalarını sağlamalıdırlar” dedi. Topuzoğlu, Çocuklarla ilgili alanda çalışan, görev alan kişilerin bu konularda önce çalışmaya istekli olması, ondan sonra da eğitimli olmalarının şart olduğunu sözlerine ekledi.

Paneli Çocuk hakları Merkezi Genel sekreteri Av. Selmin Cansu Demir yönetti.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Üyesi Av. Mert Yaşar, 12 yıl lisanslı spor yaptığını ve sporda çocuk istismarının mağdurlarından biri olduğunu, hem duygusal hem de fiziksel şiddete maruz kaldığını, takım arkadaşları ve rakip arkadaşlarının da mağdur olduğunu, tacize uğrayanların bulunduğunu anlattı. Yaşar, “ Biz bunları çok yakından yaşadık. Ama maalesef yöneticilerimiz ve antrenörlerimiz bunları sakladılar” dedi. Mert Yaşar konuşmasında duygusal, fiziksel şiddet, ihmal ve ekonomik istismar konuları üzerinde durdu.

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Rodopman Arman, Uluslararası sözleşmeler ve iç hukukumuzda 18 yaşın altını çocuk saydığını, sporda da çocuğun bakımı ve gelişmesinin önemli olduğunu söyledi. Yasal mevzuatlarda Çocukların haklarının korunması esas olduğu gibi onların büyümelerine ve gelişmelerine de özen gösterilmesi gerektiğini belirten Arman, “Çocukların dinlenme, sanata ve kültüre ilişkin katılımlardan azami istifade etmeleri istenir. Yetişkinlerin onları koruma yükümlülüğü vardır. Spor, uygun ortam hazırlandığında çocukların rahatça gelişebileceği ve kendilerini ifade edebilecekleri bir alandır” dedi. Çocukların hem beyinleri hem vücutlarının bilgiden ziyade deneyimle geliştiğine dikkat çeken Arman, spor alanlarının hem fiziksel, hem ruhsal olarak çocuğun kendini geliştirebildiği en sağlıklı bir alan olduğunu belirtti ve  “Çocuklar sporda eğitimciyle, yetiştiren kişiyle temas halindedir, o nedenle eğitici kişilerin iyi donanımlı ve deneyimli olması gerekir” dedi.

Arel Üniversitesi Öğretim Görevlisi Burak Otyakmaz da konuşmasında sporda çocuk koruma ile ilgili psikolojik açıdan bilgiler vermeye çalışacağını, İstismarın neler olduğunu, spor ortamında bunların nasıl gerçekleştiğini anlatacağını söyledi. Türkiye’de çocuk sporu konusunda doğru yaklaşımların olmadığını düşündüğünü belirten Otyakmaz, ülkemizde çocukların sporda istismarına ilişkin çok araştırmanın bulunmadığını,  istismar olarak tanımlanabilecek şiddetle ilgili araştırmaların bulunduğunu bildirdi.  2010 yılında yapılan bir araştırmada çocukların en çok antrenörleri, arkadaşları ve aileleri tarafından şiddete maruz kaldıklarını belirlendiğini hatırlatan Otyakmaz,  takım sporu yapanların bireysel spor yapanlardan daha fazla şiddete maruz kaldığının görüldüğünü anlattı.

Sunumların tamamlanmasından sonra soru-cevap bölümüne geçildi.

Galeri

Kategori:Haberler