Sosyal Güvenlikte Tek Çatı Sistemi Başarısız
İstanbul Barosu ve Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesince düzenlenen Sempozyumda “Yeni Sosyal Güvenlik Sistemleri” konusu bilim adamları ve uzmanlarca tartışıldı. Sempozyum, 21 Şubat 2009 Cumartesi günü saat 9.30 – 17.00 arasında Kadir Has Üniversitesi, Kadir Has Yerleşkesinde yapıldı.

İstanbul Barosu ve Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesince düzenlenen Sempozyumda “Yeni Sosyal Güvenlik Sistemleri” konusu bilim adamları ve uzmanlarca tartışıldı. Sempozyum, 21 Şubat 2009 Cumartesi günü saat 9.30 – 17.00 arasında Kadir Has Üniversitesi, Kadir Has Yerleşkesinde yapıldı.
İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Komisyonu Başkanı Av. Ahmet Şükrü Eymirlioğlu’nun Sempozyum’u sunuş konuşmasından sonra İstanbul Barosu Başkanı
Av. Muammer Aydın ve Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Güzel Sempozyumun açılış konuşmalarını yaptılar.
İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, AB mevzuatına uyum çerçevesinde ülkemizde son on yıldır “Türk İş Hukuku” alanında bir dizi gelişmelerin yaşandığını,
Baro olarak da bu tür toplantılar düzenleyerek, sorunları tartışarak, sosyal hukuk devleti oluşumuna ve gelişimine katkıda bulunmayı amaçladıklarını bildirdi.
Sanayileşme hareketiyle birlikte Avrupa'da ortaya çıkan endüstri ilişkilerinin sosyal anlamda olumsuz sonuçları da beraberinde getirdiğini, düşük ücretler, küçük işçilerin istismarı ve emeğin sömürüsü gibi sorunlarla savaşıldığını hatırlatan Aydın, 20. yüzyılda teknolojinin hızla ilerlemesine paralel olarak çalışma hayatının da şekil değiştirdiğini, insani değer yargılarının öne plana çıktığını söyledi.
Bu anlamda işçiler ile işverenlerin birbirlerini karşı cephelerde değil aynı ülkenin insanları olarak omuz omuza çalışan unsurlar gibi görmeleri gerektiğine işaret eden Aydın, “Sanayileşmedeki amaç çalışma yaşamındaki tüm unsurların güçlerini birleştirerek katma değer sağlayıp, milli geliri artırmak, düşlediğimiz seviyelere gelmesini sağlamak ve ülke kalkınmasına omuz vermektir. Tabiî ki meydana getirilecek bu artışın toplumsal barış ve huzur ihmal edilmeden gerçekleşmesi ise en büyük dileğimizdir” dedi.
5510 sayılı yasanın avukatlara yüklediği sorumluluğun bilincinde olduklarını belirten İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, işçi, işveren ve devletin sanayinin vazgeçilmez üç önemli unsuru olduğunu, en önemli noktanın da sosyal diyalog temelinde ilişkileri geliştirerek unsurlar arasındaki uyumun sağlanması olduğuna dikkat çekti.
Yasamanın koyduğu kuralların hayata geçirilmesinde hukukçulara kanunun ruhunu yakalama görevi düştüğünü belirten Aydın, “5510 sayılı yasayı da bu düşünceyle değerlendirmek gerekmektedir. Sosyal Güvenlik sisteminin sağlıklı bir şekilde yürüdüğü bir sistemde çocuklarımızın hafızalarına aydınlık günleri yerleştirebilmek en büyük hayalimizdir” dedi.
Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Güzel de açılış konuşmasında şunları söyledi: “Farklı gerekçelere dayanmayan, öngörü ve hedefleri belirsiz ve gerçekçi olmayan Sosyal Güvenlik Reformu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yapısıyla somutlaşmış ve yaşama geçmiş bulunmaktadır. Kanımca yasa yapma tekniğine uymayan, çelişki ve boşluklarla dolu karışık bir metin olan, geçiş hükümleriyle bir mevzuat karmaşasına yol açan 5510 sayılı yasa, ne yazık ki artık yürürlüğe girmiş bulunmakta ve beşikten mezara, 7’den 70’e tüm Türk toplumu yeni bir sosyal güvenlik sistemiyle baş başa bırakılmış durumdadır”.
4 oturum halinde gerçekleşen Sempozyum’un ilk oturumunu Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Başkanı Süleyman Caner yönetti.
Bu oturumun konuşmacısı olan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Talat Canbolat, kısa vadeli sigorta hükümleri hakkında bilgi verdi. Canbolat, iş kazaları, geçici iş görmezlik ödeneği, topluluk sigortası, hastalık sigortası, analık sigortası, emzirme ödeneği konularını ele aldı.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi Başkanı Ali Güneren’in yönettiği ikinci oturumda ise Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Can Tuncay, uzun vadeli sigorta hükümleri konusunu ele aldı. Tuncay, “Öyle bir kanun karşısındayız ki, yeni kanunu ne anlamak ne de anlatmak mümkündür. 5510 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi oldukça maceralı oldu. Anayasa Mahkemesi 30 kadar maddeyi iptal etti. Son çıkan kanun orijinalinden çok farklı hale geldi ve sistemde geriye gidiş oldu” dedi.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen kamu çalışanlarının (memurların) durumunun 5754 sayılı kanuna konulduğunu belirten Tuncay, bu uygulamanın yeni memurlar açısından Anayasaya aykırı olduğu kanısında bulunduğunu, sık sık yönetmelik çıkarıldığını ve sosyal güvenlikte tek çatı sisteminin başarılamadığını söyledi.
Aynı oturumda konuşan Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Hediye Ergin de, 5510 sayılı yasanın geçici hükümleri konusunda bilgi verdi.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi Başkan Vekili Serpil Özgenç’in yönettiği üçüncü oturumda Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Okur genel sağlık sigortası, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi Onursal Başkanı Utkan Araslı’nın yönettiği son oturumda ise İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Ekmekçi, prim sistemleri konusunda bilgi verdi.
Dördüncü oturum sonunda Sempozyuma tebliğ sunan bilim adamları katılımcıların çeşitli sorularını yanıtladılar.


