İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Sosyal Ağlar Ve İnternet Özgürlükçü Anlayışla Düzenlenmeli

İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi

Sosyal Ağlar Ve İnternet Özgürlükçü Anlayışla Düzenlenmeli

İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi ve Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesince düzenlenen “Sosyal Ağlar ve İnternet Medyası” konulu panel 27 Mayıs 2011 Cuma günü saat 12.30 -17.00 arasında Altunizade Petrol-İş Sendikası Konferans Salonunda yapıldı.

Panelin sunuş konuşmasını yapan İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi Başkanı Av. Taner Sevim, internetin hızla gelişmesiyle sosyal ağların kurulduğunu, haberleşme ve iletişimin giderek yoğunlaştığını, gazetecilik deyimiyle ‘haber atlatma’ döneminin sona erdiğini bildirdi. Sevim, internet ve sosyal ağların gelişiminin bir takım sorunları da beraberinde getirdiğini ve özel yaşama saldırıların arttığına dikkat çekti.

Panelin açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Başar Yaltı, iletişimin ilk çağlarda kulağı, matbaanın icadıyla gözü, iletişim çağında ise beyini etkilediğini belirtti.

Çağa adını veren büyük bir devrim olan iletişimin, günümüzde kitlesel olayların gerçekleşmesinde önemli bir rolü bulunduğunu kaydeden Yaltı, Arap Baharı, ya da Yasemin Devrimi denilen olayları buna örnek gösterdi.

12 Haziran Genel Seçimlerinde de bu olanaktan yoğun biçimde yararlanıldığına dikkat çeken Başar Yaltı, böylesine etkili bir alanının başıboş bırakılmaması, özgürlükçü bir anlayışla ve ifade özgürlüğünü sonuna kadar koruyarak hukuksal düzenlemelerin yapılması ve istismarların önlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Açılışta konuşan Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yener Ünver de Özyeğin Üniversitesi ve Hukuk Fakültesinin tanıtımını yaptı ve panel programı hakkında bilgi verdi.

Türkiye’nin dünyada en yoğun internet kullanan ülkelerden biri olduğunu belirten Ünver, gençlerin %66’sının internet ve sosyal ağları kullandığını, çocukları ve gençleri bu kullanımın zararlarından korumak için gerekli önlemlerin alınması ve bu önlemlerin neler olacağının da bu tür panellerde tartışılması gerektiğini bildirdi.

Açılış konuşmalarından sonra panel oturumlarına geçildi.

Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yener Ünver’in yönettiği ilk oturumda “Sosyal Ağlar ve İfade Özgürlüğü” konusu ele alındı.

Konuşmacılardan Türk Ceza Hukuku Derneği Genel Sekreteri Av. Fikret İlkiz, Arap Baharı’nın tesadüfen başlamadığını, özellikle gençlerin interneti kullanarak halk hareketini başlatabilmek için eğitim aldıklarını söyledi.

İspanya’daki ‘Hepimiz Yasadışıyız’, Türkiye’deki ‘İnternetime Dokunma’ protestolarını değerlendiren İlkiz, G-8’lerin, E-G–8 toplantısında da internet ve sosyal ağlardan toplumsal kalkınmada nasıl yararlanılması gerektiğinin tartışıldığını bildirdi.

İlkiz, günümüzde okuyucunun gazeteciden daha fazla bilgiye sahip olduğunu, o nedenle gazetecilerin olayları objektif olarak vermelerinin beklendiğini, internet özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkını öne çıkararak düzenlemek gerektiğini altını çizdi. 

Gazeteport Yönetim Kurulu Başkanı Gazeteci-Yazar Yavuz Semerci de konuşmasında, facebook ve Twitter gibi sosyal ağların haber vermekten çok insanların içlerini boşaltmaya yaradığını, internetin ise her türlü manipülasyona açık olduğunu söyledi.

Facebook ve Twitter’da yapılanların hukuksal düzenlemeler nedeniyle gazete sütunlarında yapılamadığına işaret eden Semerci, 212 sayılı fikir işçileri kanununa tabi olmadıkları için internet gazeteciliğinde telif hakları sorunu yaşandığını, bunun için hukuksal bir düzenlemeye ihtiyaç bulunduğunu bildirdi.

Başkanlığını Av. Ali Osman Özdilek’in yaptığı oturumda “Sosyal Ağlar ve Kişilik Hakları” konusu ele alındı.

Bu oturumda konuşan Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nilay Şenol, Avrupa Birliğinin sosyal ağlarda kişilik haklarının korunmasına ilişkin aldığı karalar üzerinde durdu.

Kişilerin özel verilerinin korunması konusunda Türk hukukunda da düzenlemeler yapılması gerektiğini belirten Şenol, medeni kanunla düzenlenmiş kişilik ve sosyal halkların da korunması için yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu bildirdi.

İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi Üyesi Av. Gökhan Ahi, devletlerin sosyal ağları kendilerine rakip olarak gördükleri için sosyal ağlara kayıtsız kalamadıklarını ve bu olanaktan ellerini çekmediklerini söyledi.

Ahi, bütün dünyada hızla gelişen internet kullanımının artık ‘yurttaşlık’ kavramını sona erdirdiğini, ‘netdaşlığı’ başlattığını belirtti ve internetin yol açtığı dünyada yaşanan olaylardan örnekler verdi.

İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi Başkanı Av. Taner Sevimin yönettiği oturumda “İnternet Basını ve İnternet Özgürlüğü” konusu ele alındı.

Bu oturumda konuşan Hürriyet Gazetesi Yazarı Sedat Ergin, gazetelerin internet yapılanması hakkında bilgi verdi.

Kimliği ve künyesi belli olmayan internet sitelerinin yayınlarından yakınan Ergin, yasal boşluklar yüzünden bunların bir takım ihlallerde bulunduklarını, hatta suç işlediklerini, ancak kimi nereye şikâyet edileceğinin bilinmediğini bildirdi.

Ergin, internette ve gazetelerde haklarında iddianame düzenlenen kişilere yapılan ağır suçlamaların geniş yer kapladığını, ancak bu kişiler tahliye edildiklerinde ve beraat ettiklerinde medyada aynı oranda yer almadıklarını, bunu da üzücü bulduklarını söyledi.

Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. M. Volkan Dülger de, konuyu müstehcenliğe ilişkin 5651 sayılı yasa çerçevesinde değerlendirdi. Müstehcenliğin bakılan noktaya göre değişebileceğini, müstehcenlikle mücadele adına insanların temel haklarının sınırlanabileceğine işaret eden Dülger, “laik, demokratik bir devlet yapısında devlet cinsellikle neden bu kadar ilgileniyor anlayamıyorum. Yasaklarla, baskılarla bir yere varamazsınız. İnternet öcü değildir. Gerçek demokrasiye kavuşmak ancak bu mecralarla mümkündür” dedi.

Günün son oturumunu Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nur Kaman yönetti. Bu oturumda konuşan Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mete Tevetoğlu ve İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi Üyesi Av. Sertel Şıracı, 5651 sayılı kanunun 9. maddesine göre içerik kaldırma, arama motorlarının durumu, kişilik hakları ve basın konusunda görsel bir sunum yaptılar.

Tevetoğlu sunumunda, Avrupa Birliğinde ve öteki devletlerde filtreleme sistemlerinin kapsamı, uygulamaları ve bu alanda yapılan yasal düzenlemeler konusunda bilgi verdi.

Şıracı ise, internette zaman kavramının bulunmadığını belirtti ve internette yayınlanan resimler, sır alanı ve ticari itibar konusuna ilişkin örnekler verdi.

Oturum sonlarında konuşmacılara birer plaket sunuldu.

Galeri

Kategori:Haberler
Sosyal Ağlar Ve İnternet Özgürlükçü Anlayışla Düzenlenmeli | İstanbul Barosu