Siyaset Ceza Hukukunu Bir Araç Olarak Kullanıyor
İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi eğitim dönemi

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi eğitim dönemi sonu son dersini Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Duygun Yarsuvat verdi.
SEM Yürütme Kurulunun da hazır bulunduğu derste konuşan SEM Yürütme Kurulu Üyesi Av. Necmi Şimşek, staj eğitimini tamamlayan genç meslektaşların, hukuk devletinin tam oluşmadığı ve her gün yargı bağımsızlığının konuşulduğu, tartışıldığı bir dönemde mesleklerine başlayacaklarını, bu bakımdan ayakta kalabilmek için, bilgili ve donanımlı olmaları gerektiğini söyledi.
Daha sonra son dersi verecek olan Prof. Dr. Duygun Yarsuvat’ın özgeçmişi sunuldu ve kendisi kürsüye davet edildi.
5500 sicil numarasıyla İstanbul Barosuna kayıtlı bulunduğunu belirten Yarsuvat, öğrencilik ve mesleğe ilk başladığı yıllarda ceza hukuku ile ilgilendiğini ve bu alanda kariyer yaptığını belirtti. Siyasi iktidarların ceza hukukunu kendi iktidarlarının devamı için bir araç olarak kullandıklarını hatırlatan Yarsuvat, bu konuda 2. Dünya Savaşında yaşananları anlattı. Ceza Hukukunun 60’lı yıllarda geliştiğini, 20. Yüzyılın ikinci yarısından sonra terör olaylarının armasının siyasetin ekmeğine yağ sürdüğünü ifade eden Duygun Yarsuvat, terör olaylarında ceza hukukunun bir araç olarak kullanıldığını bildirdi.
İstanbul’da bir bankanın havaya uçurulduğu, İngiliz konsolosluğuna saldırıldığı, sinagogun bombalandığı, İspanya’da trene, İngiltere’de metroya sabotajlar düzenlendiği örneklerini sıralayan Yarsuvat, 2001 yılında New York’ta ikiz kulelerin patlatılmasını fırsat bilen ABD’nin Afganistan’da talibanla ve Irak’ta savaşa girdiğini ve Guantanamo mahkemelerini kurarak düşman ceza hukukunu uyguladığını anlattı.
Türkiye’deki uygulamalardan da örnekler veren Prof. Dr. Duygun Yarsuvat, ”Siyasi iktidarın karşısındakiler tehlikelidir zihniyetiyle hareket ederek Genel Kurmay Başkanı terör örgütünün başıdır diye yargılanıyorsa, o ceza hukukunun insancıl olduğunu kimse iddia edemez” dedi.
Türkiye’nin sürekli sıkıyönetimlerle idare edildiğini, her dönemin kendi olağanüstü mahkemeleri olduğunu, hata bu mahkemelerden Devlet Güvenlik Mahkemelerinin anayasa hükmü haline getirildiğini kaydeden Yarsuvat, “Gün geldi bu mahkemeler Anayasadan çıkarıldı, ama siyasetçiler bu kez Özel Yetkili Mahkemeleri getirdiler. Bunların da devlet içinde devlet haline geldiği ve kendileri için tehlike oluşturmaya başladığını görünce, bunlar da kapatıldı ve onların yerine terör mahkemeleri kuruldu. Ben buna şark kurnazlığı diyorum” dedi.
Türk Ceza Kanununun iyice tartışılmadan hazırlandığını, yürürlüğe girdiğinden bu yana 83 maddesinin değiştirildiğini belirten Duygun Yarsuvat, düşman ceza hukukunun TCK bünyesine girme eğilimi bulunduğunu, buna izin vermemek ve TCK’da ciddi değişiklikler yapılarak insancıl bir ceza kanunu haline getirmek gerektiğini bildirdi.
Konuşmasının sonunda stajyerlere çeşitli öğütlerde bulunan Yarsuvat, şöyle konuştu: “Mesleğinizin onurunu ve saygınlığını her zaman önde tutun ve saygı gösterin. Mahkemelere de saygı gösterin. Ama o mahkeme size saygı göstermiyorsa haklı olduğunuza inandığınız sürece bu saygısızlığa direnin”.
Dersin sonunda SEM Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Av. Necmi Şimşek, Duygun Yarsuvat Hocaya teşekkür ederek kendisine bir buket beyaz çiçek verdi.


