Şişli Çocuk İzlem Merkezi (Çim) Açıldı
İstanbul’da Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde

Şişli Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) 14 Ocak 2016 Perşembe günü Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde törenle hizmete açıldı. Başbakanlık Genelgesi çerçevesinde İstanbul’da ilkÇocuk İzlem Merkezi, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hizmet vermeye başlamıştı.
Şişli Çocuk İzlem Merkezinin açılışında Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi Yöneticisi Prof. Dr. Abdülkadir Ünsal, Beyoğlu Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Güven Bektemür, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Önder Yaman, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi üyesi Av. Gizem Atar, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ve Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) üyeleri katıldı.
Açılış konuşmalarının ardından sunulan videoda, istismara uğrayan çocukların ikinci sefer örselenmeden aynı travmayı yaşamadan, duygularını ve sıkıntılarını tek seferde karar mercilerine anlatmaları için kurulan ÇİM’lerin amacının çocukların duygu dünyalarına odaklanmak olduğu belirtildi. Sunumdan sonra, Çocuk İzlem Merkezi'nin açılışı yapılarak; bekleme odası, muayene odası, oyun odası, aynalı oda (görüşme odası), yatak odası ve diğer bölümler gezildi.
ÇOCUK İZLEM MERKEZLERİ
Çocuk izlem merkezleri (çim), 4 Ekim 2012 tarih ve 28431 sayılı resmi gazete’de yayınlanan 2012/20 sayılı başbakanlık genelgesi ile kurulmuştur.
İlgili genelgede Çocuk İzlem Merkezlerinin kurulmasına ilişkin tespit şöyle belirtiliyor: “Mağdur çocukların; kolluk kuvvetleri, adli merciler ve sağlık kurumları tarafından ayrı ayrı değerlendirilmesi ve bu süreçte yaşadıklarını defalarca dile getirmek zorunda bırakılması, gizliliğin yeterince sağlanamaması, ilgili kurumlarda çocukla görüşme yapanların; çocuğun ruhsal durumunu gözeterek görüşme yapabilecek yeterlilikte eğitime sahip olmaması halinde, çocuğun uğradığı travma şiddetlenmektedir. Çocuk istismarının önlenmesi ve istismara uğrayan çocuklara bilinçli ve etkin bir şekilde müdahale edilmesi amacıyla, öncelikli olarak cinsel istismara uğramış çocukların ikincil örselenmesini asgariye indirmek, adli ve tıbbi işlemlerin bu alanda eğitimli kişilerden oluşan bir merkezde ve tek seferde gerçekleştirilmesini temin etmek üzere; Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler/kurumlar bünyesinde Çocuk İzlem Merkezlerinin (ÇİM) kurulması ve bu merkezlerin işleyişinin Sağlık Bakanlığınca koordine edilmesi gerekli görülmüştür.”
BU MERKEZLERDE SÜREÇ NASIL İŞLEYECEKTİR?
Kolluk güçleri, Cumhuriyet savcılığı, öğretmen, sağlık personeli, sosyal hizmet görevlisi gibi meslek gruplarından birine cinsel istismara uğrayan çocuk bilgisi ulaştığında süreç başlamaktadır.
İhbar halinde çocuk sivil plakalı bir araçla ve sivil görevlilerle bulunduğu yerden Çocuk İzlem Merkezi’ ne getirilir. Baro’nun görevlendirdiği avukat çağrılır.
Bağımsız ve şifreli bir girişten merkeze kabul edilen çocuğun, mahremiyet ve bilginin gizliliği esas alınarak, giriş kaydı tutulmaz.
Çocuk bekleme süresinde, özel düzenlenmiş oyun ve etkinlik alanlarında vakit geçirirken, kendisine görüşmenin nasıl ve kimlerle olacağı hakkında bilgi verilir.
Çocuğun beyanı, alanında uzman psikolog, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı görevlisi, Baro'dan görevlendirilen avukat, aile görüşmecisi ve uzman bir hekimle birlikte aynalı bir odada ses ve görüntü kaydı yapılarak alınır. Ek sorular sorması gerektiğinde adli görüşme yapan personel, kulaklıkla haberdar edilerek çocuktan, tüm kurumlar için gereken bilginin alınması sağlanır.
Çocuk, merkezde bulunan adli tıp uzmanı, çocuk psikiyatristi ve çocuk hekimi tarafından muayene edilir. Adli görüşme ve muayene süreci sonunda çocuğun kısa süreli korunması ve tedavisi Merkez'de yürütülür.
Görüşme sonunda hazırlanan tutanak, mahkemede kullanılmak üzere ilgili mercilere iletilir ve istismara uğrayan çocuk bir daha hâkim karşısına çıkarılmaz. Uzun süreli tedavi, rehabilitasyon ve izlem planı için çocuk uygun kurumlara yönlendirilir.
Yukarıda açıklananlar ışığında, mağdur çocuklara ilişkin işlemlerin Çocuk İzlem Merkezi’ne yönlendirilerek yürütülmesi ve yasal sürecin çocukların yeni mağduriyetlerine yol açmayacak şekilde tamamlanması hususlarına önem verilmesi gerekliliğini bir kez daha tüm meslektaşlarımıza hatırlatmak istiyoruz.
İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ


