İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Sığınmacı Ve Mülteci Kadınların Sorunları

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezince düzenlenen

Sığınmacı Ve Mülteci Kadınların Sorunları

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezince düzenlenen ‘Sığınmacı ve Mülteci Kadınların Sorunları’ konulu panel, 26 Aralık 2014 Cuma günü saat 13.30’da İstanbul Adalet Sarayı Konferans Salonunda yapıldı.

Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Merkezinden sorumlu Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, Birleşmiş Milletler Evrensel İnsan Hakları Bildirgesine göre, insanların doğuştan hak ve özgürlüklere sahip olduklarını, uluslararası hukukun da bu hakları destekler nitelikte olduğunu vurguladı.

Tuskan, bugünkü panelde de sığınmacı ve mülteci olma zorunluluğunda kalan insanların da haklarının bulunduğunu tespit etmek ve bu hakların savunulmasını ortaya koymak gerektiğini belirtti. Tuskan, özellikle kadınlar ve çocukların bu durumda çok zor şartlar altında kaldıklarını, Türkiye’nin son yıllarda Suriyeli kadın ve çocukların sığınma sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını ve sorunun insan onuruna yakışır tarzda çözülmesi için uluslararası kamuoyunun da bu duruma katkı vermesi gerektiğini bildirdi.

Paneli, İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Hale Akgün yönetti. Panelde ilk sözü CNNTÜRK Televizyonu Muhabiri Göksel Göksu aldı. Suriye’den IŞİD terörü yüzünden Türkiye’ye sığınan kadın ve çocukların çok zor koşullar altında yaşadıklarını belirten Göksu, özellikle kadın ve çocukların büyük bir travma yaşadıklarını ve sağlıksız koşullarda yaşam savaşı verdiklerini bildirdi. Göksu, daha önce CNNTÜRK Televizyonunda yayınlanan konuya ilişkin röportajlarından bölümler izlettirdi ve açıklamalarda bulundu.

İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanı Av. Ayşegül Bedia Tansel, Urfa ve Hatay’da Merkezce yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Yabancılar Kanununa göre Suriyeliler Avrupa’dan gelmedikleri için mülteci kabul edilmediğini belirten Tansel, kurumlar arasında yaşanan kargaşa yüzünden 3 milyon sığınmacının zor koşullarda yaşam savaşı verdiğini anlattı. Tansel, mülteci, şartlı mülteci, uluslar arası koruma, ikincil koruma kavramlarına açıklık getirdi ve sığınmacı kadınların evlilik, boşanma, şiddete karşı korunma gibi temel hakları bulunduğunu, bunun için kendilerine adli yardım ve hukuk danışmanlığı hizmeti verildiğini bildirdi.

Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu ise konuyu ceza hukuku açısından değerlendirdi. Nuhoğlu, TCK 8. Maddesinde yer alan insan ticareti suçu, 120. Maddesinde yer alan ayrımcılık suçu, 230. Maddesinde yer alan aile düzenine karşı suç, 227. Maddesinde yer alan fuhuş için aracılık yapma suçu ve 232. Maddesinde yer alan kötü muamele suçu hakkından örneklemeli açıklamalarda bulundu.

Birleşmiş milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Türkiye Temsilciliğinden Av. Elif Selen Ay ise 1960 yılından bu yana hizmet veren Temsilciliğin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Kadına Şiddet ve Ailenin Korunması Yasası’nın ağır sorunlar altında yaşayan kadınlara da uygulandığını belirten Ay, kendilerine ulaşan göçmen kadınların ve çocukların yaşadığı sorunları anlattı, bu alanda yapılmış istatistikleri dile getirdi.  Göçmen kadınların ekonomik, sosyal ve eğitim sorunları bulunduğunu kaydeden Elif Selen Ay, koruma mekanizmaları çok zayıf olduğu için, insan ticareti yapanların daha güçlü göründüğünün altını çizdi.

Galeri

Kategori:Haberler