Şiddeti Önleme Yollarından Biri Olan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi İçin Milli Eğitim Bakanlığına Çağrı Yapıldı

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi ve İstanbul Kadın Kuruluşları Birliğince 24 Kasım 2015 Salı günü saat 10.30’da İstanbul Barosu Kültür Merkezinde düzenlenen ortak basın toplantısında şiddeti önleme yollarından biri olan toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi için Milli Eğitim Bakanlığına çağrı yapıldı. Basın toplantısına İstanbul Barosunu temsilen Yönetim Kurulu Üyesi Av. Sevgi Barutçu katıldı.
Basın açıklamasından önce bilgi veren İKKB Koordinatörü Av. Nazan Moroğlu, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü olarak kutlanan 25 Kasım’ı bir gün öne çekerek 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde şiddetin önlenmesinde eğitimin önemine kesinlikle inandıklarını için Milli Eğitim Bakanlığına eğitim ve öğretimle ilgili bir çağrı yapmayı uygun gördüklerini söyledi.
Türkiye’nin aydınlanmasında en önemli unsur olan öğretmenlerin ‘Öğretmenler Günü’nü kutlayan Nazan Moroğlu, kadın kuruluşları olarak Türkiye'nin kanayan yaralarından kadına yönelik şiddete yol açan toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin eğitim-öğretim yoluyla önlenmesinin önemine dikkat çekmek istediklerini bildirdi. Moroğlu:”Kadın kuruluşları olarak okulöncesi eğitimden başlayarak eğitimin her kademesinde geleceğimiz olan çocuklarımızın gerçek demokrasiyi özümseyen BİREY’ler olarak yetiştirilmesinde, şiddetten arınmış bir toplumun oluşturulmasında, bu önemli görevi Milli Eğitim Bakanlığının gecikmeksizin yerine getirmesini beklediğimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz” dedi.
Moroğlu, daha sonra kadın kuruluşları adına hazırlanan basın açıklamasını okudu. Açıklama şöyle:
“Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin ana nedeni, cinsiyete dayalı eşitsizlik ve erkek egemen zihniyettir. Kadına yönelik şiddet, insan hakları ihlalidir,
• kadın- erkek arasındaki eşitlikçi olmayan her tür güç ilişkisinden kaynaklanıyor,
• kadınlara karşı ayrımcılık yapılmasına yol açıyor ve kadınların ilerlemelerini engelliyor,
• yapılması gereken: şiddeti önlemenin bir devlet politikası olarak benimsenmesi ve uygulanmasıdır.
Kadına yönelik şiddeti görerek yetişen çocuklar, şiddet uygulama eğilimli oluyor, okulda, sokakta ve yetişkin olduğunda yeniden ailede şiddet uyguluyor, bir kısır döngü halinde şiddet sarmalı devam ediyor.
Bu nedenle, ailede önlenemeyen bu sorun, uzun vadede Milli Eğitim Bakanlığınca eğitim yolu ile etkili önlemler alınması, zihniyet değişikliğinin sağlanması ile önlenebilir.
Şiddete mağdurlarına karşı koruyucu tedbirlerin uygulanması yanında, gelecekte şiddetten arınmış bir toplum için Milli Eğitim Bakanlığınca anaokulundan başlayarak eğitimin her kademesinde müfredata, kadının insan hakları ve kadın erkek eşitliği konusunda dersler konulmasına ihtiyaç vardır.
2016-2019 Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planında eğitimin, şiddeti tam anlamıyla önlemede en etkin araç olduğu vurgulanmıştır. Eğitim konusunda yapılması gerekenler Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesinde ve 6284 sayılı Kanun ve Yönetmeliğinde de ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş, yol haritası çizilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulöncesi eğitimden başlayarak eğitimin her kademesinde toplumsal cinsiyet eşitliği zihniyetinin yerleştirilmesi için müfredatta yer verilen insan hakları, çocuk hakları, kadın hakları, konularını içeren DERSİN İÇERİĞİ büyük önem taşımaktadır.
Hali hazır müfredatta ana sınıfından başlamaması, 8. sınıf ders kitaplarında ise toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının sadece tanımına yer verilmiş olması zihniyet değişikliğinin sağlanması için yeterli değildir. Kitapta, toplumsal cinsiyet eşitliği zihniyetine NEDEN ihtiyaç olduğunun sorgulanmadığı, eşitsizliğin yol açtığı ayrımcılığın olumsuz sonuçlarının vurgulanmadığı, görülmektedir.
Ayrıca, insan hakları, demokrasi dersinin öğrencilere amaca uygun yansıtılabilmesi için, öncelikle bu dersi verecek öğretmenlerde hizmet içi eğitim yoluyla toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlılık artırılmalı ve öğretmen yetiştirme okullarında da müfredata bu konuda ders konulmalıdır.
Demokrasinin temel ilkelerinden biri kadın erkek eşitliği… Ülkemizde gerçek demokrasinin yerleşmesi için toplumsal cinsiyet eşitliği zihniyetinin yerleştirilmesi gerekli.
İKKB olarak, okulöncesi eğitimden başlayarak eğitimin her kademesinde geleceğimiz olan çocuklarımızın gerçek demokrasiyi özümseyen BİREY’ler olarak yetiştirilmesinde, şiddetten arınmış bir toplumun oluşturulmasında, bu önemli görevi Milli Eğitim Bakanlığının gecikmeksizin yerine getirmesini beklediğimizi kamuoyuyla paylaşırız”.


