İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Şiddet Konusunda Aile Mahkemesi Uygulamaları

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezince düzenlenen “Şiddet Konusunda Aile Mahkemesi Uygulamaları” konulu toplantı 15 Eylül 2010 Çarşamba günü saat 14.00 – 16.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı. İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, kadınların fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik açıdan zarar görmesini ve acı çekmesini amaçlayan, kadının temel hak ve özgürlüklerini ve onurunu zedeleyen eylemler bütünü olarak karşımıza çıkan kadına yönelik şiddet eylemlerine toplumsal yaşamda daha çok aile içinde, iş yerinde, sokakta ve okulda rastlandığını söyledi. Toplumun temelini oluşturan ailenin korunması için gereken önlemlerin alınması görevinin devlete ait olduğunu, bu durumun Anayasa ile de hüküm altına alındığını belirten Muammer Aydın, 4787 Sayılı Yasayla Aile Mahkemelerinin Kurulduğunu, bu Mahkemelerin bünyesinde Sosyal Hizmet Uzmanı, Psikolog, Pedagogların görev yaptığını ancak bunların yeterli sayıda olmadığını bildirdi. Kadınlara yönelik şiddet eylemleri daha çok geri kalmış doğu ülkelerinde ve Afrika'da görülüyor gibi algılansa da dünyanın her yerinde özellikle de gelişmiş batılı ülkelerde de bu tür şiddet eylemlerine sıklıkla rastlandığını hatırlatan Aydın, ataerkil toplum özelliği dünyanın çoğu bölgesinde kadına eziyete dönüştüğünü, kadınların şiddetle yaşamaya alışır hale getirildiklerini kaydetti. Ülkemizde de kadına yönelik şiddet eylemlerine karşı geliştirilen düzenlemelerin bulunduğunu, 14 Ocak 1998 tarihinde kabul edilen 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun şiddetin önlenmesi konusunda atılmış önemli bir adım olduğunu vurgulayan Muammer Aydın, “Bu Yasa ile kadının şiddetten korunması sağlanmaya çalışılmış, yargıcın hükmedeceği tedbirler kadını şiddetten arındırmayı hedeflemiştir. Özellikle aile içi şiddet konusunda yasanın önemli bir yenilik olduğuna da kuşku yoktur” dedi. İstanbul Barosu Başkanı Aydın konuşmasını şu sözlerle tamamladı: ”Son olarak Devlet Bakanımızın 2 gün önce gönderdiği bir davet yazısı ile Türkiye'nin de üye olduğu uluslararası komiteye Aile içi şiddet konusunda Türkiye Raporu sunulduğu ve komitesinin de nihai görüşlerine ilişkin değerlendirme raporu hazırlayarak verdiğini, bunu STK'larla paylaşmak için 16.09.2010 günü TBMM'de küçük salonda yapılan toplantıya katılmamızın istendiği bildirilmiştir. Biz de bu durumu önemsiyor ve yapılacak toplantıya kadın Hakları merkezimizin başkanı ile katılarak konu hakkındaki görüşlerimizi paylaşacağımızı ve nihai raporla ilgili olarak bilgileneceğimizi ve sonucunu da sizlerle yeniden değerlendireceğimizi ifade etmek istiyorum”. Oturumu yöneten İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan da günümüzde kadınların aleyhine bazı gelişmelerin yaşandığını belirterek, kadının iş gücünden çekilmeye çalışıldığını, aile içi şiddetin arttığını, kadın intiharlarının yaşandığını, giderek toplumun muhafazakârlaştığını söyledi. Yasalarda kadın-erkek eşitliği yazılsa bile fırsat eşitliği tanınmadığını belirten Tuskan, 2008-2010 döneminde Adli Yardım Bürosuna aile hukukuna ilişkin kadın talepçilerin 3500 boşanma, 694 nafaka icrası, 378 nafaka, 169 ailenin korunması, 125 nafaka artırımı, 118 icra ceza, 103 velayet, 30 çocuk teslimi ve 13 aile konut şerhi başvurusu yaptıklarını, Alo Şiddet hattına ise 8573 başvuru gerçekleştiğini, bunların %90’nın 17-50 yaş arasındaki kadınlar olduğunu bildirdi. Toplantının konuk konuşmacısı Ankara 8. Aile Mahkemesi Hâkimi Eray Karınca ise, Aile Mahkemelerinin şiddet konulu uygulamaları konusunda örnekler verdi. 4320 Sayılı Ailenin Korunması Kanununun önemine değinen Karınca, “eğer bu yasa tam olarak uygulanabilirse erkekleri de kurtarabiliriz” dedi. Koruma kararlarına uymanın erkeklerin de yararına olduğunu hatırlatan Eray Karınca, aile mahkemelerin amacının dosyayı karara bağlamak değil, o dosyadaki sorunu iyi tespit edip çözüm üretmek olduğunu bildirdi. Karınca, konuşmasında ağırlıklı olarak Van’da yaşanan Sıdıka Platin Olayı üzerinde durdu ve bu dosyaya ilişkin ilginç açıklamalarda bulundu. Eray Karınca, konferansının sonunda katılımcıların kendisine yönelttikleri soruları yanıtladı. Toplantının sonunda İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, Ankara 8. Aile Mahkemesi Hâkimi Eray Karınca’ya Teşekkür Belgesi sundu. Kadınların Hukukuna Destek Merkezi adına da Av. Habibe Yılmazkaya, Karınca’ya bir plaket verdi.

Şiddet Konusunda Aile Mahkemesi Uygulamaları

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezince düzenlenen “Şiddet Konusunda Aile Mahkemesi Uygulamaları” konulu toplantı 15 Eylül 2010 Çarşamba günü saat 14.00 – 16.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, kadınların fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik açıdan zarar görmesini ve acı çekmesini amaçlayan, kadının temel hak ve özgürlüklerini ve onurunu zedeleyen eylemler bütünü olarak karşımıza çıkan kadına yönelik şiddet eylemlerine toplumsal yaşamda daha çok aile içinde, iş yerinde, sokakta ve okulda rastlandığını söyledi.

Toplumun temelini oluşturan ailenin korunması için gereken önlemlerin alınması görevinin devlete ait olduğunu,  bu durumun Anayasa ile de hüküm altına alındığını belirten Muammer Aydın,  4787 Sayılı Yasayla Aile Mahkemelerinin Kurulduğunu, bu Mahkemelerin bünyesinde Sosyal Hizmet Uzmanı, Psikolog, Pedagogların görev yaptığını ancak bunların yeterli sayıda olmadığını bildirdi. 

Kadınlara yönelik şiddet eylemleri daha çok geri kalmış doğu ülkelerinde ve Afrika'da görülüyor gibi algılansa da dünyanın her yerinde özellikle de gelişmiş batılı ülkelerde de bu tür şiddet eylemlerine sıklıkla rastlandığını hatırlatan Aydın, ataerkil toplum özelliği dünyanın çoğu bölgesinde kadına eziyete dönüştüğünü, kadınların şiddetle yaşamaya alışır hale getirildiklerini kaydetti.

Ülkemizde de kadına yönelik şiddet eylemlerine karşı geliştirilen düzenlemelerin bulunduğunu, 14 Ocak 1998 tarihinde kabul edilen 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun şiddetin önlenmesi konusunda atılmış önemli bir adım olduğunu vurgulayan Muammer Aydın, “Bu Yasa ile kadının şiddetten korunması sağlanmaya çalışılmış, yargıcın hükmedeceği tedbirler kadını şiddetten arındırmayı hedeflemiştir. Özellikle aile içi şiddet konusunda yasanın önemli bir yenilik olduğuna da kuşku yoktur” dedi.

İstanbul Barosu Başkanı Aydın konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

”Son olarak Devlet Bakanımızın 2 gün önce gönderdiği bir davet yazısı ile Türkiye'nin de üye olduğu uluslararası komiteye Aile içi şiddet konusunda Türkiye Raporu sunulduğu ve komitesinin de nihai görüşlerine ilişkin değerlendirme raporu hazırlayarak verdiğini, bunu STK'larla paylaşmak için 16.09.2010 günü TBMM'de küçük salonda yapılan toplantıya katılmamızın istendiği bildirilmiştir. Biz de bu durumu önemsiyor ve yapılacak toplantıya kadın Hakları merkezimizin başkanı ile katılarak konu hakkındaki görüşlerimizi paylaşacağımızı ve nihai raporla ilgili olarak bilgileneceğimizi ve sonucunu da sizlerle yeniden değerlendireceğimizi ifade etmek istiyorum”.

Oturumu yöneten İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan da günümüzde kadınların aleyhine bazı gelişmelerin yaşandığını belirterek, kadının iş gücünden çekilmeye çalışıldığını, aile içi şiddetin arttığını, kadın intiharlarının yaşandığını, giderek toplumun muhafazakârlaştığını söyledi.

Yasalarda kadın-erkek eşitliği yazılsa bile fırsat eşitliği tanınmadığını belirten Tuskan, 2008-2010 döneminde Adli Yardım Bürosuna aile hukukuna ilişkin kadın talepçilerin 3500 boşanma, 694 nafaka icrası, 378 nafaka, 169 ailenin korunması, 125 nafaka artırımı, 118 icra ceza, 103 velayet, 30 çocuk teslimi ve 13 aile konut şerhi başvurusu yaptıklarını, Alo Şiddet hattına ise 8573 başvuru gerçekleştiğini, bunların %90’nın 17-50 yaş arasındaki kadınlar olduğunu bildirdi. 

Toplantının konuk konuşmacısı Ankara 8. Aile Mahkemesi Hâkimi Eray Karınca ise, Aile Mahkemelerinin şiddet konulu uygulamaları konusunda örnekler verdi. 4320 Sayılı Ailenin Korunması Kanununun önemine değinen Karınca, “eğer bu yasa tam olarak uygulanabilirse erkekleri de kurtarabiliriz” dedi.

Koruma kararlarına uymanın erkeklerin de yararına olduğunu hatırlatan Eray Karınca, aile mahkemelerin amacının dosyayı karara bağlamak değil, o dosyadaki sorunu iyi tespit edip çözüm üretmek olduğunu bildirdi.

Karınca, konuşmasında ağırlıklı olarak Van’da yaşanan Sıdıka Platin Olayı üzerinde durdu ve bu dosyaya ilişkin ilginç açıklamalarda bulundu. Eray Karınca, konferansının sonunda katılımcıların kendisine yönelttikleri soruları yanıtladı.

Toplantının sonunda İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, Ankara 8. Aile Mahkemesi Hâkimi Eray Karınca’ya Teşekkür Belgesi sundu. Kadınların Hukukuna Destek Merkezi adına da Av. Habibe Yılmazkaya, Karınca’ya bir plaket verdi.

Galeri

Kategori:Haberler
Şiddet Konusunda Aile Mahkemesi Uygulamaları | İstanbul Barosu