Seri Muhakeme Usulü
İstanbul Barosu ve Türk Ceza Hukuku Derneğinin birlikte düzenledikleri Pazartesi Forumları’nın bir yenisi 02 Aralık 2019 Pazartesi günü saat 17.30’da Baromuz Merkez Bina Konferans Salonunda yapıldı.
Forumun açılışında konuşan TCHD Başkanı Av. Mehmet İpek, 2006 yılından bu yana dernek olarak İstanbul Barosu ile yaptığımız uyumlu çalışmalarla ‘Pazartesi Forumları’ geleneğini sürdürdüklerini söyledi. Forumlarda ceza hukukunun önemli konularının ele alındığını belirten İpek, bugünkü oturumda ceza yargılamasına monte edilen Seri Muhakeme Usulü’nün ele alınacağını bildirdi.
Sunumun oturum başkanlığını İstanbul Barosu Önceki Başkanı Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal yönetti.
Ceza Muhakemesi Kanununun 250. maddesinde yapılan değişiklikle getirilen Seri Yargılama Usulünün kökeninin Yargı Reformu Strateji Belgesine dayandığını belirten Kocasakal, öncelikle bu belgeyi ele almak gerektiğini bildirdi.
Yargı Reformu diye sunulan paketin hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını belirten Kocasakal, “Bize sunulan üç paketin hiç bir yerinde ben reform görmüyorum, tam tersi bir yargı deformudur” dedi.
2005 yılında yürürlüğe giren TCK ve CMK’nın yeni bir sistem getirdiğini, TCK’ya nazaran CMK’nın çok daha eli yüzü düzgün bir kanun olduğunu ifade eden Ümit Kocasakal, 2005 yılından bu yana yapılan bir takım değişikliklerle CMK’nın kendi içindeki bütünlüğünün (insicamı) bozulduğunu, deforme olduğunu belirterek, “Anglosakson hukukunun, Amerikan hukukunun bir parçasını alıp oraya monte ederseniz, bu olmaz” dedi.
Koıcasakal, bizim hukukumuzda kamu davasının mecburiliği ilkesinin geçerli olduğunu, buna mukabil Amerikan sisteminde maslahatın uygunluk sistemi geçerli olduğunu, savcı suçun oluştuğunu görse bile dava açmayabildiğini bildirdi.
Seri muhakeme usulünün savcıya hüküm verme yetkisi tanınmasının tartışmalara yol açacağının altını çizen Kocasakal şunları söyledi: “Savcıya hüküm verme imkânı tanınması acaba anayasanın 6 ve 9. Maddelerine aykırı değil mi? 6. Madde diyor ki: Hiç kimse anayasadan kaynaklanmayan bir yetkiyi kullanamaz. 9. Madde de diyor ki: Türk milleti adına yargı yetkisi bağımsız mahkemelerce kullanılır. Bu aykırılık ne olacak?”.
Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Yeşim Yılmaz’ın sunumundan sonra konu forumda tartışmaya açıldı.
Yeşim Yılmaz sunumunda, Seri Muhakeme Usulünün getirilmesinin Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin bir eseri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Strateji Belgesinde dokuz amaç sayılmış bunlardan bizi ilgilendiren bir tanesi ceza adalet sisteminin etkinliğinin artırılması, diğeri, alternatif çözüm yolunun yaygınlaştırılması amacıdır. 7088 sayılı Ceza Muhakemesi ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 2019 Ekim ayında yürürlüğe girdiğini görüyoruz. Bu teknik anlamda bir torba kanun. Seri yargılama usulü 7088 sayılı kanunun 250. Maddesine yerleştirilmiş. Seri yargılama Anglosakson hukukundan alınma bir kurum ve bizim hukukumuza yabancı olan bu kurumun hukukumuza ne şekilde yerleştirileceği çok önemli”.
Yeşim Yılmaz, sunumunun devamında Seri Yargılama Usulü ve alternatif çözüm yollarına ilişkin ilgili kanun hükümleri ve beklentileri ayrıntılı olarak anlattı.


