İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Savcılık Soruşturmasını Müdafiden Kaçırmak, Hukuk Devletinin Uygulaması Olamaz

Savcılık Soruşturmasını Müdafiden Kaçırmak, Hukuk Devletinin Uygulaması Olamaz

           Adalet ve Kalkınma Partisi Kırıkkale Milletvekili Ramazan CAN tarafından TBMM’ne verilen teklif ile “yürütülen soruşturmalarda müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine hakim kararı ile dosya inceleme yetkisinin kısıtlanması”önerilmiş ve 16.07.2014 tarihi itibariyle bu öneri,Adalet Komisyonunda kabul edilmiş bulunmaktadır.

Oysa,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 153.maddesinin 2.fıkrasında düzenlenen bu yetkinin kısıtlanmasına ilişkin madde hükmü, 6526 sayılı yasa ile yapılan düzenleme ile 21 Mart 2014 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştı. Dolayısıyla, iktidar partisi milletvekillerinin oyları ile kabul edilen bu yeni öneri 21 Mart 2014 tarihinde iptal edilen “kısıtlılık kararı”na ilişkin düzenlemenin yeniden gündeme getirilmesine dönük, son derece üzüntü verici bir gelişmedir.

            Siyasi iktidar tarafından 17 Aralık 2013 tarihinde başlatılan soruşturmaların, “paralel yargı darbesi” olarak değerlendirilmiş olması ve bu konuda sürdürülen hesaplaşma, iktidar partisini bu türden bir “hukuk dışı uygulamaya” itmiştir.Başka deyişle bu teklif, siyasi iktidarın hukuku, kendi emelleri doğrultusunda araç olarak kullandığı gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Bu anlamdaki bir kısıtlama arzusu, hukuk devleti, adil yargılama ilkesi ve masumiyet karinesi ile asla bağdaşmamaktadır. Geçmişte, Özel Yetkili Savcıların yürüttüğü soruşturmalarda getirilen kısıtlılık kararları nedeniyle, pek çok adaletsizlik ve hukuka aykırılıklar oluşmuştur. Nitekim,yıllar sonra özel yetkili mahkemelerin soruşturma aşamalarında bu kapsamda elde edilen birçok delilin hukuka aykırılığı gündeme gelmiş olup, bunların bir kısmı da bu hukuka aykırılıkların tespiti nedeniyle yargılamanın iadesi sebebi yapılmıştır. Bu husus, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlarla ancak yıllar sonra gün ışığına çıkabilmiştir.

            Bu teklifi getirenler de ona destek verenler de itiraf etmelidir ki, bu yasal düzenlemeyle amaçlanan sonuç, “paralel yapıyla mücadele” adı altında yürütülen soruşturmalarda, şüphelilerin ve müdafilerin soruşturma aşamasında, soruşturmaya ilişkin bütün işlemleri görmesini, kendini savunmasını, etkin hukuki yardımda bulunulmasını engellemeye çalışmaktır. Bundan da daha vahim olanı soruşturma aşamasında adli kolluk görevlileri ile savcılığın, delillerin toplanmasında oluşabilecek hukuka aykırılıkların tespiti ve bu hukuka aykırılıkların soruşturmadan ayıklanmasını veya bu aykırılıkların engellenmesinin önüne geçme çabasıdır.

Bu arada, sevkedilen yeni hükmün, bu amaca yönelik olmayan pek çok soruşturmada da kullanılacağı kuşkusuzdur. Bu son durum, kendisi ile mücadele edilmesi kararı alınanlara karşı hukuka aykırı işlemleri “meşru” kılarken, o arada başka uygulamalar ile hukuksuzluğu da yargı eliyle meşru kılacaktır.

Ülkemizde soruşturmaların savcılar tarafından yeterince özen gösterilmeden yapıldığı, genellikle denetimsiz bırakılan adli kolluğun etkisinde kalınarak iddianamelerin hazırlandığı gerçeği karşısında, “kanun devleti” uygulamasının polis eliyle güçlendirilmesine tanık olunacaktır.

Hukuk Devletlerinde ise, bu teklifin sahip olduğu mantığın tam da tersi uygulanmaktadır. Etkin hukuki yardımı içeren soruşturmaların hiçbir kısıtlılığa bağlı olmaksızın verilebilmesinin önündeki bütün engellerin kaldırıldığı bir zaman diliminde, savunma hakkının “ihmal edilebilir bir değer” olarak öngörülebilmesi, olsa olsa “akıl tutulması”dır. Soruşturmaların etkinliğini, savunmanın devrede olması ile açıklayan evrensel hukuktan bu ölçüde kopan bir zihniyet, hukuk devletinin algısı olamaz.

TBMM’nin iradesini, Anayasada ifadesini bulan hukuk devleti ilkelerine uygun tavır takınmaya davet ediyoruz.

              İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Kategori:Haberler
Savcılık Soruşturmasını Müdafiden Kaçırmak, Hukuk Devletinin Uygulaması Olamaz | İstanbul Barosu