İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

"Savaşa Karşı Koyma Hakkı Etrafında Örgütlenmeliyiz"

-1 Eylül "Dünya Barış Günü" nedeniyle İstanbul Barosu Başkanlığı'nın kamuoyuna duyurusudur.-

"Savaşa Karşı Koyma Hakkı Etrafında Örgütlenmeliyiz"

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

-1 Eylül "Dünya Barış Günü" nedeniyle İstanbul Barosu Başkanlığı'nın kamuoyuna duyurusudur.-

 

İstanbul Barosu olarak yıllardır ısrarla hukukun üstünlüğünü ve hukuk devleti olmanın erdemini savunuyoruz. Çünkü hukuk devleti olmak ve hukukun üstünlüğünü sağlamak, ulusal ve uluslararası barışın kurulabilmesinin de olmazsa olmaz koşuludur. Hukuk, barışın kurulmasında ve gelişerek sürdürülmesinde birleştirici unsurdur.

 

Hukukun ortadan kalktığı yerde kaba güç egemen olur. Kaba güç kendi yasasını hukukun yerine dayatır ve kabul ettirir.

 

İşte insanlığın ortak bir barış günü kabul etme gereksinmesi de; ikinci dünya savaşının milyonlarca insanın ölümüne, sakat kalmasına, kan ve gözyaşı içinde yurtlarını ve sevdiklerini kaybetmesine neden olan kaba güce birlikte karşı koymak isteğinden doğmuştur. Dünya barış günü olarak 1 Eylül 1939 gününün, yani Almanya'nın Polonya'yı işgal ettiği günün seçilmiş olmasının nedeni de budur. Zira o gün hukukun ortadan kalktığı ve yerini kaba kuvvete bıraktığı gündür. Dolayısıyla barışın yerini de savaşın aldığı gündür.  Savaşın en başta gelen insan haklarından "Yaşama Hakkı"nı ortadan kaldırdığı, bu yönüyle tüm insanlığın hiç bir ayırım gözetmeksizin buna karşı çıkması ve barıştan yana tavır koyması gerektiği hep söylenmektedir. Yine de; insanların ve toplumların savaşın nimetlerinden pay alma yarışından ve hevesinden kurtulamadıkları görülmektedir. Bu açıkça suça ortak olmaktır.

 

Birbirini saran ve tamamlayan bu çıkarlar sarmalının içinden savaşa karşı koyma hakkını, güvenlik hakkını, silahsızlanma hakkını ve benzeri hakları öne sürerek kurtulmayı düşünmek hayaldir. Savaş bir kere üzerinize çöktüğünde, onu yenecek gücünüz varsa ondan kurtulabilirsiniz, aksi halde savaş sürse de, sona erse de bugünkü koşullarda sonuç güçlünün istediği gibi olacaktır. Savaş nedeni yaratıp işgalleri yapan da, bunun hazırlayıcısı olarak terör olaylarını yaratıp destekleyen de hep aynı güçtür. Mahallenin belalısı bilinmektedir ama ses çıkarılamamakta, bilmezlikten gelinmektedir.

 

Bu sorunu çözmenin bir yolu "Barış için savaşa karşı koyma hakkı"nın salt savaş tehdidi altındaki ülkelere ait görünümünden çıkarılıp, uluslararası ve örgütlü bir yapıya kavuşturulmasıdır. Dünün Afganistan'ı, Irak'ı, yakın geleceğin sıradaki ülkeleri olmayı beklemeden, bugünden barış için savaşa karşı koyma hakkı etrafında güçlü ve etkin örgütlenmenin kurulması kaçınılmazdır. Bu örgütlenme içinde tüm ulusların nerede savaş tehdidi ve işgal varsa, buna karşı tavır almaları sağlanmalıdır. Ulus olarak savaş halinden çıkar elde etme düşüncesi, kişi olarak savaş zengini olma düşüncesi kadar ahlak dışıdır.

Savaşı önlemek ve barışı sağlamak, ancak savaşa hazırlanır gibi barışa hazırlanmakla mümkündür.

Saygılarımla.

Av. Kazım KOLCUOĞLU

İstanbul Barosu Başkanı
Kategori:Haberler