İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Sağlık Kamu Hizmeti Olmaktan Çıktı

İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezince ‘Makale Sunumları’ adı altında düzenlenen panellerin ikincisi 17 Eylül 2011 Cumartesi günü saat 9.30-18.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

Sağlık Kamu Hizmeti Olmaktan Çıktı

İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezince ‘Makale Sunumları’ adı altında düzenlenen panellerin ikincisi 17 Eylül 2011 Cumartesi günü saat 9.30-18.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

 

Açılışta konuşan Sağlık Hukuk Merkezinden sorumlu İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, özelleştirme ve ticarileştirme sonucu ne yaşanması gerekiyorsa bugün Türkiye’de bunların yaşandığını söyledi.

 

Cumhuriyetin kuruluş felsefesinde kamusal yararın ön planda tutulduğunu belirten Özbek, bu anlayışla geliştirilen cumhuriyet kurumlarının özelleştirilerek bozuk para gibi harcandığını, devletin temel görevlerinden olan vatandaşın sağlığını koruma ilkesinin de özelleştirmeler ve ticarileştirmelerle sadece parası olanın sağlık hizmeti alabilme noktasına getirildiğini bildirdi.

 

Vahşi kapitalizmin dünyada yeni uygulaması olan ve uluslararası sermayenin güdümüne giren ulus devletlerin ekonomik açıdan çökme noktasına geldiğini hatırlatan Özbek, devletin denetimini etkisizleştiren bu neo-liberal sistemin ulusal değerleri yozlaştırdığını, adalet sistemini çökerttiğini ve ülkeye ve ulusa büyük zarar verdiğini anlattı.

 

Yeni hizmete giren Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı uygulamalarından örnekler veren Özbek, Adalet Sarayı’nın alışveriş merkezi mantığı ile işletilmeye çalışıldığını, devletin vatandaşına sunması gereken hizmetin ticarileştirildiğini, Baronun yönetim alanında avukatın su, meşrubat, fotokopi gibi ihtiyaçlarının da aynı ticari anlayışa tabi tutulmasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Özbek, bu konuda Baro yönetimince gerekli girişimlerde bulunulduğunu ve bu yanlış anlayışın düzeltilmesi gerektiğini bildirdi.

 

Açılış konuşmasından sonra panel oturumlarına geçildi. İlk oturumu İstanbul Barosu Genel sekreteri Av. Hüseyin Özbek yönetti.

 

Panelde ilk sözü alan Av. Nuriye Savaş, serbest çalışan hekim, özel hastanede çalışan hekim ve kamuda çalışan hekim açısından hekimlerin tazminat sorumluluğunu anlattı. Kusur ve kusursuzluk sorumluluğu üzerinde bilgi veren Savaş, hasta ile hekim arasındaki sözleşmelere değindi ve bu konuda çeşitli görüşlerin bulunduğunu ifade etti. Savaş, tıbbi müdahalelerden doğan zararlar ve bunlar için ödenecek tazminat hakkında çeşitli görüşler bulunduğunu bildirdi ve tazminat ödemeye kimlerin nasıl muhatap olacağı konusunda bilgi verdi.

 

Av. Nesrin Özkaya, konuşmasında hekim dışındaki sağlık mesleği mensuplarının tıbbi uygulamalardan doğan sorumlulukları üzerinde durdu ve hatalı tıbbi uygulamalardan örnekler verdi. Doktor ve diş hekiminden başka hiç kimsenin teşhis ve tedavide bulunamayacağını, reçete yazamayacağını belirten Özkaya, bunların dışındaki sağlık mesleği mensuplarının da ceza, tazminat ve disiplin sorumluluğu bulunduğunu bildirdi. Özkaya, ABD’de 2006 yılında yapılan bir istatistikte, tıbbi uygulama hatalarında hekimlerin %70, diş hekimlerinin %10,3, diğer sağlık personelinin %10,7, hemşirelerin %9,2 oranında hata yaptıklarının belirlendiğini anlattı. Özkaya, Yüksek Sağlık Şurasınca tıbbi hatalara uygulanan cezalara ilişkin örnekler sundu.

 

Av. Gültezer Hatırnaz Erol, hastaneye kabul sözleşmeleri hakkında bilgi verdi ve 21.09.2009 tarihli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararını incelemeye aldı. Erol, konuşmasında tedavi kavramı içinde yer alan hususlar, tıbbi yardım ve hastanede bakım konularında değerlendirmelerde bulundu.

 

İkinci oturumu Sağlık Hukuku Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Av. Yeter Kılıç yönetti.

 

Bu bölümde Av. Yıldız Ertuğ Ünder, Türk Borçlar Kanunundaki değişiklikleri sağlık hukuku açısından değerlendirdi. Ünder 2012 yılı Temmuz ayında yürürlüğe girecek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda yer alan tazminat, bedensel zararlar, tedavi giderleri ve destekten yoksun kalma zararlarına ilişkin madde değişiklikleri üzerinde durdu.

 

Av. Handan Bakbak, hekimlerin disiplin sorumluluğu hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Hekimlerin hukuki, cezai ve idari (disiplin) sorumluluklarının bulunduğuna işaret eden Bakbak, disiplin suçlarının “ihtar”, “kınama”, “süreli kademe durdurulması (4 ay)”, “uzun süreli kademe durdurulması (12-20 ay)”, “geçici olarak görevden çıkarma” ve “meslekten kesin ihraç” olarak belirlendiğini bildirdi.

 

Sağlık Hukuku Merkezi Yürütme Kurulu Başkanı Av. Halide Savaş da konuşmasında sağlık çalışanlarının tıbbi malpraktis ve komplikasyon dolayısıyla sorumlulukları üzerinde durdu. Savaş,  ihmal bulunmayan tıbbi zararları komplikasyon, ihmal bulunan zararları da malpraktis (kötü uygulama) olarak nitelendirdi. Savaş’ın formülleştirmesine göre, öngörülmeyen ve önlenemeyen hatalar, bir kaza ya da tesadüftür ve sorumluluk doğurmaz, öngörülebilen ve önlenemeyen hatalar bir komplikasyondur ve hastanın oluşabilecek komplikasyonlar konusunda usulüne uygun bilgilendirilmiş olması, kusur ile zarara sebebiyet verilmemiş olması, komplikasyona zamanında gereken müdahalenin yapılmış olması şartları ile sorumluluk doğurmaz; öngörülebilen ve önlenebilen hatalar ise tıbbi hatadır ve sorumluluk doğurur. Savaş, avukatların dava açarken bu hususlara dikkat etmeleri gerektiğini bildirdi. 

 

Av. Gültezer Hatırnaz Erol’un yönettiği Yargıtay kararları üzerinde yapılan pratik çalışmadan sonra soru-cevap bölümüne geçildi. Toplantı sonunda konuşmacılara birer Teşekkür Belgesi sunuldu.

  

Galeri

Kategori:Haberler
Sağlık Kamu Hizmeti Olmaktan Çıktı | İstanbul Barosu