Sağlık Hukukunda ‘Çekinik/Savunmacı/Defansif Tıp’ Uygulamaları
İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezince düzenlenen

İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezince düzenlenen ‘Sağlık Hukukunda ‘Çekinik/Savunmacı/Defansif Tıp’ Uygulamaları’ konulu panel 13 Şubat 2016 Cumartesi günü saat 13.00’da Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, savunmacı tıp uygulamalarının hekimlik ve hukuk açısından çok önemli olduğunu ve son yıllarda doktorlar aleyhine açılan davaların büyük önem kazandığını söyledi.
Hastaların da biraz haklarının bilincinde olmaya başladıklarını belirten Tuskan, bunun malpraktis korkusu nedeniyle hekimleri savunmacı bir anlayışa sevk ettiğini bildirdi. Bu durumun ülkede yürütülen sağlık politikalarıyla çok yakından ilgili olduğunu kaydeden Tuskan, sağlık politikalarının araştırmaya yönelik olmaması, özel hastanelerin çoğalması ve buralarda ticari bir anlayışla davranılması, sosyal devlet ilkesinden uzaklaşılması hekim – hasta ilişkilerini olumsuz etkilediğini sözlerine ekledi.
İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Samet Mengüç, savunmacı tıbbın en fazla karşılaşıldığı alanlardan birinde görev yaptığını, savunmacı tıbbın son 10 yılda ciddi artış gösterdiğini söyledi
Dünyanın pek çok ülkesinde tıp geliştikçe defansif önlemlerin arttığının görüldüğünü, Türkiye’de de son yıllarda uygulanan sağlıkta dönüşüm programının hekimler üzerinde defansif anlayışın etkisini doğurduğunu belirten Mengüç, “Bu sistemin uygulandığı tüm ülkelerde zaman içersinde hekimlerde bu tür davranışın arttığını, bazı ülkelerde %99’a yaklaştığını görüyoruz. Türkiye’de yapılan çalışmalarda ise bu oran %85’in üzerinde görülüyor” dedi.
Bugünkü sistemi paternal sistemle karşılaştıran Dr. Servet Mengüç, ticari amaçla uygulanan ve hastayı meta olarak kabul eden sisteme karşı çıktıklarını anlattı. Malpraktis ve komplikasyon kavramlarına açıklık getirilmesi gerektiğini vurgulayan ve yargılama başlamadan önce bu ayrımın iyi yapılmasını isteyen Mengüç, İnsanlarımızın da sağlık bilgisi açısından çok yetersiz kaldıklarını, o nedenle sağlığın da temel eğitim sistemi içersine alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezi Başkanı Av. Ümit Erdem de açılış konuşmasında merkezin çalışmaları hakkında bilgi verdi ve sağlık hukukunun bileşenlerini bir araya getirerek düzenlenen panellerde sorunların enine boyuna ele alındığını anlattı.
Daha sonra panel oturumlarına geçildi. Panelin ilk oturumunu İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Aydeniz Alisbah Tuskan yönetti. Bu oturumda konuşan Özel Hastaneler ve Sağlık kuruluşları Derneği (ÖHSAD) Başkanı Dr. Kemal Yenmez, ‘Defansif Tıp Uygulamalarının Özel Hastaneler Açısından Değerlendirilmesi’ konulu bildiri sundu.
Türk Tabipler Birliği Önceki Başkanlarından Prof. Dr. Özdemir Aktan, defansif tıp uygulamalarını hekimlik mesleği açısından değerlendirdi.
Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği (HAYAD) Başkanı Doç. Dr. Gürkan Sert, ‘Defansif Tıp Uygulamalarının Hasta ve Hasta Yakınları Açısından Değerlendirilmesi’ konulu bir sunum gerçekleştirdi.
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Civaner, sunumunda defansif tıp uygulamaları ve hizmet kaynaklı zarar kavramı üzerinde durdu.
Panelin ikinci oturumunu İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezi Başkanı Av. Ümit Erdem yönetti.
Bu oturumda konuşan Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. R. Barış Atladı, defansif tıp uygulamalarını ceza hukuku açısından değerlendirdi.
Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İpek Sevda Söğüt, ‘Defansif Tıp Uygulamalarının Özel Hukuk Açısından Değerlendirilmesi’ konulu bir bildiri sundu.
Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu Başkanı Ümit Naci Gündoğmuş, Adli Tıp Kurumu’nun kararlarına yansıyan defansif tıp uygulamalarını örnekleriyle değerlendirdi.
Panelin son konuşmacısı İstanbul Barosu Üyesi, Adli Bilimler Uzmanı Av. Kerem Yılmaz da defansif tıp uygulamaları ile ilgili emsal yargı kararları üzerinde durdu.
Oturum sonlarında soru-cevap bölümü uygulandı. Ayrıca oturum sonlarında tüm katılımcılara birer Teşekkür Belgesi sunuldu.


