İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Polisin Yetkilerini Artıran Yasa Tasarısı Geri Çekilmelidir

İstanbul Barosu Başkanlığı TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen Polis Vazife ve Salahiyetleri Yasasını değiştiren yasa teklifinin geri çekilmesini istedi. Baro Başkanlığınca bu konuda 30 Mayıs 2007 Çarşamba günü yayınlanan Basın Açıklaması şöyle:

Polisin Yetkilerini Artıran Yasa Tasarısı Geri Çekilmelidir

İstanbul Barosu Başkanlığı TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen Polis Vazife ve Salahiyetleri Yasasını değiştiren yasa teklifinin geri çekilmesini istedi. Baro Başkanlığınca bu konuda 30 Mayıs 2007 Çarşamba günü yayınlanan Basın Açıklaması şöyle:

TBMM Adalet Komisyonunda görüşülmekte olan Polis Vazife ve Salahiyetleri Yasasını değiştiren yasa teklifinin komisyonda kabul edilen son metni, geleceğimizi ciddi biçimde şekillendirecek sakıncalar içermektedir.
Özellikle de terör bağlantılı tehditlerin yoğunlaştığı dönemlere özgü olarak, özgürlük ve güvenlik kavramlarının yeniden tanımlandığı bir dönemden geçmekteyiz. Güvenliğimizin özgürlükler ortamında sağlanabilmesi olanaksızmış gibi, ya da güvenlik talebinin karşılanması için özgürlüklerden ödün verilmesi gerekirmiş gibi seçenekli yargıların egemenliği, uzun bir süreçten bu yana ülkelerin en temel gündemi konumundadır.
Özgürlük ortamlarının savunulması, güvenliğin ötelenmesi anlamını taşımaz ve asla taşımamalıdır. Kuşkusuz ki, somut güvenlik tehditlerinin, en temel insan hakkı konumunda bulunan “yaşama hakkını” ihlal ettiği dönemlerde, özel düzenlemeler de gerekli olabilir.  Ancak güvenlik adına hukuk devleti ilkelerinden geriye dönüşü ifade eden bir noktaya ulaşılmasını anlamak olası değildir. Daha önemlisi bu önlemlerin giderek bir polis devleti oluşturmaya doğru ciddi mesafeler kazanmış olması da kabul edilemez.
Bu türden geçici önlemlerle değişikliğe gidilmesi, sonuç olarak demokratik özgürlüklerin ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaktadır. Yapılması gereken ise, yasanın tümünü ele alarak CMK’ya uyumlu hale getirilmesi olmalıdır.
Son değişiklikler, bu alandaki kaygılarımızın temel nedenidir. Güvenlik güçlerinin daha çok yetkilendirilmesinin ötesinde, yargıç yetkilerinin mülki amirler tarafından kullanılmasına olanak veren bu anlayış, hukuk devletinin algılayışı olamaz. Vali ve kaymakam talimatıyla üst ve araç araması, güvenlik tesisinin hukuktan kopuk bir anlayışla teminine yönelik bir “özgün” arayıştır. Bu özgünlüğün doğuracağı sonuçlar, hukuk içinde de çözümlenemeyecektir.
Keza, gözaltına alınanların parmak izlerinin polis tarafından saklanması, “gözaltı” kavramına yasanın getirdiği anlamın keyfi bir biçimde değiştirilmesinden başka bir şey değildir. İlginçtir ki, CMK 81. maddesinde, soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilen şüpheli ile ilgili tüm kayıt ve bilgilerin “derhal yok edilmesi” kuralı getirilmişken, sadece gözaltındaki şüpheli için olağanüstü önlemler öngörülmesi, kavramların içerdiği anlamlar bakımından da tam bir çelişkiye işaret etmektedir.
Yasa teklifinde “makul şüphe” ve “yeterli şüphe” olarak adlandırılan ve “durdurma” sebebi olarak getirilen yeni ve müphem kavramlar ile “gecikmesinde sakınca bulunan haller” konusundaki ölçütler, sadece yurttaşlar açısından değil, güvenlik güçleri için de olumsuz sonuçlar doğuracaktır.
Komisyonda da kabul edilen yasa teklifi ile Üniversitelere polisin girişinin izinsiz kılınması da, özerklik kavramına vurulmuş bir darbedir. Yönetsel özerkliğin temsilcisi konumunda bulunan rektör ve dekanlardan alınan bu yetkinin yeni yasa teklifi ile polise devredilmiş olması, hükümetin YÖK siyasetinin bir uzantısı değilse, hukuk devleti algılamasının yetmezliğidir.
Getirilen ”önlemler”,  şüphelinin tespiti için tüm yurttaşları potansiyel tehlike sayan bir anlayıştır. Bu nedenle, hukuk devleti ve demokratik haklardan geriye dönüşü ifade eden bu son teklifin yasalaşmasının önlenmesi, demokratik kazanımların korunması açısından önemli bir değer taşıyacaktır.
İstanbul Barosu olarak, özgürlükleri kısıtlayan ve insan haklarını polisiye tedbirlerle ve uygulamalarla sınırlayan bu tür değişikliklere karşı olduğumuzu, bu nedenle yasanın tamamının gözden geçirilmesi ve CMK’ya uyumlu hale getirilmesi için geri çekilmesini talep ediyoruz.

                                                                           İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Kategori:Haberler