İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Polisin Hukuk Ve İnsan Hakları Temelinde Güvenliği Sağlaması, Temel Yaklaşım Olmalıdır.

Av. Muammer Öz’ün İstanbul’da saldırıya uğraması sonucunda baromuzca bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada meslektaşımız Av. Muammer Öz’ün İstanbul’da uğradığı “polis saldırısı”nın ortaya çıkardığı sonuçlar, geleceğe ilişkin ciddi kaygılar beslememize neden olmuştur. Kaygılarımızın kaynağında, saldırıya uğrayan kişinin avukat olmasını aşan bir duyarlılık vardır, denildi.

Polisin Hukuk Ve İnsan Hakları Temelinde Güvenliği Sağlaması, Temel Yaklaşım Olmalıdır.

Av. Muammer Öz’ün İstanbul’da saldırıya uğraması sonucunda baromuzca bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada meslektaşımız Av. Muammer Öz’ün  İstanbul’da uğradığı  “polis saldırısı”nın ortaya çıkardığı sonuçlar, geleceğe ilişkin ciddi kaygılar beslememize neden olmuştur. Kaygılarımızın kaynağında, saldırıya uğrayan kişinin avukat olmasını aşan bir duyarlılık vardır, denildi.

Açıklamanın tam metni aşağıda yer almaktadır.

Basın Açıklaması

02.08.2007

Geride bıraktığımız gün,  meslektaşımız Av. Muammer ÖZ’ün  İstanbul’da uğradığı  “polis saldırısı”nın ortaya çıkardığı sonuçlar, geleceğe ilişkin ciddi kaygılar beslememize neden olmuştur. Kaygılarımızın kaynağında, saldırıya uğrayan kişinin avukat olmasını aşan bir duyarlılık vardır.

Üzülerek ifade ediyoruz ki, Polis Vazife ve Selahiyetleri Yasası (PVSK) daha TBMM Komisyonunda görüşülmekte iken, tasarının felsefi temellerinin yanlış örüldüğüne ilişkin yaptığımız uyarılar nazara alınmamıştır. Güvenlik kaygılarının özgürlüklerin tırpanlanması ile aşılabileceğine ilişkin idarede oluşan yaygın kanının geldiği nokta, bir hukuk kurumu olarak Baromuzu ciddi bir endişeye sevk etmiştir.

Yürürlüğe giren yasanın uygulama aşamasında, avukat olduğunu belirten meslektaşımıza karşı gösterilen tavır, yurttaşların hangi yakın tehditler altında bulunmakta olduğunu göstermesi bakımından ayrıca ilginçtir. Savunma görevinin temsilcisi olan ve yurttaşların “adil yargılanma” hakkının güvencesi konumunda bulunan avukatlara karşı bile bu cesareti edinen güvenlik güçlerinin, 1 Mayıs özelinde yaşanan uygulamalara benzeyen daha hangi gücü sergileyeceklerini tahmin etmek zor değildir.

İstanbul Barosu olarak, meslektaşımıza sonuna kadar sahip çıkmak ve sorumlu polislerin soruşturma ve kovuşturma evrelerini izlemek kararlılığındayız. Bu kararlılığımızın temelinde, meslek kuruluşu olarak olayı sahiplenme anlayışının yanında, özgürlüklerin kısıtlanması yönündeki uygulamaya itiraz anlayışımız yatmaktadır.

Bu tavrımız bütün güvenlik güçlerini değil, bu saldırıyı gerçekleştirenleri kapsamaktadır.  Bu noktada özellikle mesleğe yeni başlamış polis memurlarından kaynaklanan olumsuzluklara işaret ederek, kurumsal bir eğitim ve denetimin gerekliliğine vurgu yapmayı, geleceğin doğru biçimlenmesi bakımından koşul olarak görmekteyiz.

Polisin hukuk ve insan hakları temelinde güvenliği sağlamasının “görev tanımını” oluşturduğuna ilişkin bir bilinç içinde görev yapması, temel yaklaşım olmalıdır. Her basit olgu karşısında, - yasanın olanak vermesinden yararlanarak – orantısız güç kullanımına yönelmesi asla kabul edilemez.

Yaşanan bu örnekle birlikte, yaşanmasını “muhakkak” gördüğümüz gelecekteki olumsuzlukların, serinkanlı bir algılama ile PVSK’da yapılması zorunlu bulunan değişikliklere yol açmasını talep ediyoruz.

 İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Kategori:Haberler