Özel Hayatın Gizliliği Temel Hakların En Kırılganıdır
İstanbul Barosu Hukuka Aykırılıkları İzleme, Yargı Sorunları ve Yargı Reformu Komisyonunca

İstanbul Barosu Hukuka Aykırılıkları İzleme, Yargı Sorunları ve Yargı Reformu Komisyonunca düzenlenen “Hukuki ve Cezai Boyutuyla Özel Hayatın Gizliliği” konulu panel, 20 Ocak 2012 Cuma günü saat 13.30-18.00 arasında Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan Hukuka Aykırılıkları İzleme, Yargı Sorunları ve Yargı Reformu Komisyonu Başkanı Av. Nezire Selçuk, teknolojinin gelişmesiyle özel hayatın gizliliğine daha fazla tecavüz edildiğini, telefonların dinlendiğini, meydanlara, sokaklara konulan kameralarla vatandaşların sürekli izlendiğini söyledi.
Daha sonra panele geçildi. Paneli Hukuka Aykırılıkları İzleme, Yargı Sorunları ve Yargı Reformu Komisyonu Başkan Yardımcısı Av. Özcan Karakoç yönetti.
Panelde konuşan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamide Zafer, özel hayatın şehirleşmeyle fark edildiğini, özel hayatın temel bir hak haline geldiğini, bu alanda yatay korumanın, dikey korumadan önce başladığını, Anayasa ile güvence altına alınan bu hakkı korumanın devletin temel görevi olduğunu söyledi.
Özel hayat kavramına açıklık getiren Zafer, bu hakkın kamusal alanda kamu yararına sınırlandırılabileceğini, özel hayat alanına ait elde edilen bilgi ve delillerin hukuka aykırı olmaması gerektiğini anlattı.
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Şen, kural koymanın, bunları anayasalara, yasalara yazmanın pek fazla anlamı bulunmadığını, önemli olanın bu kuralları uygulamayla hayata geçirmek olduğunu söyledi. Özel hayatın en önemli haklardan biri ve en kırılganı olduğunu belirten Şen, devletin, özel hayatı korunmasından çok, bu hakkı ihlal eden teknolojik araç ve gereçlerin kullanımını görmezden geldiğini, bu nedenle özel hayatın gizliliğinin korunmasının bu ülkede ‘hoş bir sedadan ibaret’ olduğunu bildirdi. Soruşturmanın gizliliğine özen gösterilmediğini, iddianamelerin özel yaşam hakkını ihlal eden belgelerle dolup taştığını kaydeden Ersan Şen, “Bütün bunlardan yakınmak istemiyorsak, hukuk kültürünü geliştirmemiz gerekiyor” dedi.
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Güçlü Akyürek de, her ülkenin özel hayat anlayışının farklı olduğunu belirtti ve özel yaşama ilişkin uluslararası ve ulusal düzenlemeler hakkında bilgi verdi. Ülkemizde özel yaşamın gizliliğine ilişkin düzenlemeler olmasına karşın uygulamada sorunlar yaşandığını belirten Akyürek, konuya ilişkin AİHM kararlarından örnekler sundu.
Av. Habibe Yılmaz Kayar ise, hukukta okur-yazarlık sorunu bulunduğunu, adalete ulaşmak isteyenlerin önünde engeller bulunduğunu ve bir türlü ulaşamadıklarını söyledi. Kayar, ‘dezavantajlı gruplar’ olarak nitelediği kadın, çocuk, engelli ve cinsellik tercihleri bulunanlarla ilgili izlediği dava dosyalarından örneklerin bulunduğu bir sunum yaptı.
Panelin sonunda soru-cevap bölümü gerçekleştirildi.


