İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Özbek: “Aytmatov, Ulusal Kimlikle Evrensel Değerlerin Bileşimidir”

İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, Ulusal Kanalda yaptığı söyleşide 79 yaşında yitirdiğimiz dünyaca ünlü Kırgız asıllı Türk yazar Cengiz Aytmatov hakkında bilgi verdi, güncel siyasal, ekonomik ve sosyal konularda değerlendirmelerde bulundu.

Özbek: “Aytmatov, Ulusal Kimlikle 
Evrensel Değerlerin Bileşimidir”

İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, Ulusal Kanalda yaptığı söyleşide 79 yaşında yitirdiğimiz dünyaca ünlü Kırgız asıllı Türk yazar Cengiz Aytmatov hakkında bilgi verdi, güncel siyasal, ekonomik ve sosyal konularda değerlendirmelerde bulundu. 

Özbek, 13 Haziran Cuma günü Ulusal Kanal’da canlı olarak yayınlanan “Geçim ve Tutum” programının sunucusu Doç. Dr. Melih Baş’ın konuya ilişkin sorularını yanıtladı.

Cengiz Aytmatov’un dünya edebiyatı, Türk dünyası ve Türk edebiyatı açısından büyük bir kayıp olduğunu niteleyen Özbek, “Aytmatov’un tüm eserleri ulusal olunmadan evrensel olunamayacağının kanıtıdır” dedi.

Cengiz Aytmatov’un halkına yabancılaşan insanlardaki kimlik kaybını ve içinde bulundukları sömürge psikolojisini Mankurtlaşma, bu tür insanları da Mankurt olarak tanımladığını kaydeden Özbek, Aytmatov’un “Gün Olur Yüzyıl Olur” adlı kitabında Mankurtlaşmayı anlattığını bildirdi. 

Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Yüzyıl Olur” adlı romanının filme alınışı sırasında geçirdiği bir rahatsızlık sonucu hayatını kaybettiğini hatırlatan Av. Hüseyin Özbek, Aytmatov’un ulusal kimlikle evrensel değerleri benliğinde birleştiren ve bunu yüksek yaratıcılık yeteneğiyle taçlandıran en seçkin kişiliklerden biri olduğunu belirtti.

Aytmatov’un 1980 öncesi ülkemizde kitapları çok satan bir yazar olduğunu, 12 Eylül sonrası kendilerini solcu kabul eden ancak solcu olmayanlar tarafından dışlandığını kaydeden Özbek, “Aytmatov, ulusal kimliğini asla kaybetmemiş bir yazardır.  Günümüz Türk solunda itibar görmemesi bir eksikliktir. Hem ulusal olan hem de emek yanlısı olan bir insanın, bir yazarın Türkiye’de prim yapmaması Türk solunun içinde bulunduğu bir krizle ilgilidir diye düşünüyorum” dedi.

Son Anayasa değişikliklerinin iptali ve AKP’nin kapatılması istemiyle açılan dava üzerine yargıya yönelik eleştiriler hakkındaki görüşü sorulan Özbek, bir ülkede demokrasiden söz edilebilmesi için kuvvetler ayrılığının olması gerektiğini, Türkiye’de yasama ve yürütmenin birleştiğini, iç içe geçmiş durumda bulunduğunu, yurt içinde ve yurt dışında dayanılmaz bir biçimde yargıya karşı bir kötüleme ve hedef gösterme kampanyasının sürdürüldüğünü, demokrasinin geleceği açısından bundan kaygı duyduğunu söyledi.

Bir soru üzerine Mahmut Esat Bozkurt hakkında ayrıntılı bilgi veren ve Bozkurt’un kapitülasyonlarla ilgili bir tezinin batılı hukukçular tarafından kabul edildiğini belirten Özbek, Bozkurt’un Türk hukuk devrimi ve çağdaşlaşmanın mimarı olduğunu bildirdi.

Anayasal İktisat” hakkında kendisine yöneltilen bir soruyu da Özbek şöyle yanıtladı: “Liberalizmin klasik anlamda uygulanmasını isteyenler, devletin bir yana çekilmesini istiyorlar. Neo liberalizmden, Friedman’dan etkilendikleri görülüyor. Yazılan kitaplar bunu gösteriyor. Emperyalizmin de istediği bu. Emperyalizm her zaman silahla gelmez, hukuk silahıyla da gelir. ‘Liberalizmin yasalarını yapalım, Anayasa sonradan gelsin’ demek vahşi kapitalizme şapka çıkarmaktır, işçileri, emekçileri tank paletinin önüne atmaktır. Demokratik ambalajla kabul edilen ve topluma sunulan budur. Bu asla kabul edilemez”.

Galeri

Kategori:Haberler