Örnek Hukukçu Av. Halit Çelenk’İ Andık
Türk Hukuk dünyasının simge ismi Av. Halit Çelenk ölümünün birinci yılında 11 Mayıs 2012 Cuma günü saat 17.30’da

Türk Hukuk dünyasının simge ismi Av. Halit Çelenk ölümünün birinci yılında 11 Mayıs 2012 Cuma günü saat 17.30’da Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda İstanbul Barosu Başkanlığı ile Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın ortaklaşa düzenledikleri bir panelle anıldı.
Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu, Av. Halit Çelenk’in çok özel bir isim olduğunu, ondan çok şey öğrendiklerini, Çelenk’in devrimci mücadele içinde çok önemli bir savunman olduğunu söyledi.
İstanbul Barosu’nca Türk Hukuk Dünyasına önemli katkılarda bulunan değerli hukukçulara Mahmut Esat Bozkurt Hukuk Ödülünün verildiğini belirten Durakoğlu, ödülü çoktan hak etmiş olan Halit Çelenk’e geçen yıl bu ödülün verildiğini, Çelenk’in ödül verilmesinden yaklaşık bir ay sonra hayata veda ettiğini İstanbul Barosu’na yazdığı teşekkür yazısıyla da Baroya ‘çağdaş hukuk mücadelesini kararlılıkla yılmadan sürdüreceğine olan inancıyla’ sorumluluk yüklediğini bildirdi.
Durakoğlu, 134 yıllık tarihi boyunca İstanbul Barosunun böyle bir anlayışla hukuk mücadelesini sürdürdüğünü ve Halit Çelenk’in bıraktığı mirasa sahip çıkacağını kaydetti ve Çelenk’in Baroya yazdığı yazıyı okudu.
Daha sonra panele geçildi.
İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal’ın yönettiği panelde ilk sözü Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Sanatçı Rutkaz Aziz aldı.
Aziz, hukuk dünyasının efsane ismi olarak nitelediği Halik Çelenk’in barış, demokrasi ve insan hakları savunucusu olduğunu söyledi. Çelenk’in Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın Kurucu Üyesi olduğunu belirten Rutkay Aziz, 1975 yılında Ankara Sanat Tiyatrosunda Gorki’nin ‘Ana’ adlı eserini sahnelerken kendisinden hukuk yardımı aldıklarını, Sıkıyönetim Komutanlığının oyunu yasaklaması üzerine tarihi bir savunma yaparak oyunun yeniden sahnede yerini almasını sağladığını bildirdi. Rutkay Aziz ayrıca, aynı oyunun bir sahnesinde yer alan Sarper Özsan’ın bestelediği 1 Mayıs Marşının ilk kez söylendiğini ve bir tiyatronun Türk milletine ilk kez emek örgütlerince 37 yıldır söylenen bir marş hediye ettiğini sözlerine ekledi.
Halit Çelenk’in kızı Prof. Dr. Ferda Çelenk, babasının farklı bir hukukçu olduğunu, ‘Önce insan, sonra hukukçu olacaksın’ ilkesi doğrultusunda yaşadığını, hukukçuluğunu kendi felsefi görüşüyle birleştirdiğini söyledi. Halit Çelenk’in barış içinde sosyalist devrimci bir düzen için mücadele verdiğini belirten Ferda Çelenk, bu mücadelesini hukukçu kimliğinin yanı sıra kalemiyle de sürdürdüğünü bildirdi.
Panelde konuşan Halit Çelenk’in diğer kızı Serpil Çelenk Güvenç de, babasının 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinde çok sıkıntılı günler yaşadığını, sosyalist bir hukukçu olarak mücadele verdiğini, kimi zaman da sanık olarak sanık sandalyesine oturarak yargılandığını söyledi. Halit Çelenk’in ‘Denizlerin Avukatı’ olarak ün yaptığını belirten Güvenç, Halit Çelenk’in Deniz’leri savunmasında aynı görüşleri paylaşmalarının dikkat çektiğini bildirdi.
Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Av. Taylan Tanay da Av. Halit Çelenk’in sadece duruşmalara girip çıkan bir hukukçu olmadığını, yaptığı her savunmada kendi görüş, düşünce ve felsefesinin izlerine rastlamanın mümkün olduğunu söyledi. Tanay, Çelenk’in bıraktığı ‘devrimci avukat’ mirasına sahip çıktıklarını, bugün de büyük ihtiyaç bulunan devrimci mücadele geleneğinde kendisini daima örnek alacaklarını bildirdi.
İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal ise, devrimci mücadeleyi İstanbul Barosuna miras bırakan ve baroya inancını belirten Halik Çelenk’in izinde yürüyerek bugün savunmayı savunmaya ve avukatlık meslek onurunu korumaya yönelik bir mücadelenin içinde bulunduklarını söyledi.
Bugün DGM’leri mumla aratan, adeta gözaltı, tutuklama, dinleme, el koyma ve yakalama mercileri haline gelen ÖGM’lerle hukuk savaşı verildiğine dikkat çeken Kocasakal, uluslar arası sözleşmeler, anayasa ve yasayla verilmiş yetkiler çerçevesinde Baronun mesleğe ve meslektaşlarına duyduğu sorumluluk gereği görevini yapmaya çalıştığını bildirdi. Kocasakal, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde ve sonrasında yaşanan süreci de detaylarıyla anlattı.
Panelin soru-cevap bölümünde ekrana, İstanbul Barosu Başkanlığınca 2011 yılında Halit Çelenk’e Ankara’daki evinde Mahmut Esat Bozkurt Hukuku Ödülünün verildiği ana ilişkin görüntüler yansıtıldı.
HALİT ÇELENK’İN İSTANBUL BAROSUBAŞKANLIĞINA YAZDIĞI YAZI:
“Yaşamım boyunca savunman, hukukçu ve yazar olarak; bağımsız yargı, tabii hâkim ilkesi, 141-142. Maddelerinin kaldırılması, Devlet Güvenlik Mahkemeleri gibi olağanüstü mahkemelerin kaldırılması için mücadele ettim, özellikle olağanüstü dönemlerde 12 Mart, 12 Eylül darbe dönemlerinde yapılan tüm hukuksuzluklara karşı aydınların, öğrencilerin, öğretmenlerin, işçilerin, köylülerin ve tüm halkın örgütlü ve bireysel mücadelelerinin yanında onları savunarak savaştım ve bu güzel insanlara ve insancıl hukuk mücadelesine bir ömür adadım.
Yargının siyasallaştırıldığı, yargı bağımsızlığının yok edildiği, kuvvetler ayrılığı ilkesinin, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğünün çiğnendiği; her kurumun ve demokratik kitle örgütlerinin üzerindeki baskının gitgide arttığı günümüzde; Türkiye’nin en büyük barosu olan İstanbul Barosunun beni ödüle layık görmesi bana büyük onur vermiştir. Bu bağlamda değerli hukukçularımız İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyelerine çağdaş hukuk mücadelesini kararlılıkla ve yılmadan sürdüreceğiniz inancı ve güveni ile sizlere yürekten teşekkür ederim .”


