İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

OHAL KHK’ları Gölgesinde Savunma ve Avukatlar

OHAL KHK’ları Gölgesinde Savunma ve Avukatlar

OHAL KHK’ları Gölgesinde Savunma ve Avukatlar

İstanbul Barosunun 140. Kuruluş Yılı ve 5 Nisan Avukatlar Günü etkinlikleri çerçevesinde “OHAL Kararnamelerinin Gölgesinde Savunma ve Avukat” konulu panel, 6 Nisan 2018 Cuma günü saat 14.00’da baromuz merkez bina konferans salonunda gerçekleştirildi.

Paneli, MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güçlü Akyürek yönetti. Akyürek OHAL’in ilanından bugüne 31 KHK yayınlandığını, bunların bir kısmının OHAL’in ilanıyla bir ilgisinin bulunmadığını söyledi.

OHAL kararnameleriyle sadece terörle mücadele değil hayatın her alanına ilişkin düzenlemeler yapıldığını belirten Akyürek, Anayasa Mahkemesinin içtihat değiştirerek OHAL kararnamelerini incelemekten vazgeçmesinin Hukuk Devleti açısından büyük bir kayıp olduğunu bildirdi.

Panelin ilk konuşmacısı İstanbul Barosu Adil Yargılama Takip Merkezi Başkanı Av. Aynur Tuncel,  OHAL’in savunma erkine etkileri ve uygulamada yaşanan sorunları ele aldı.

Konuşmasına adaletle ilgili ünlü düşünür ve bilim insanlarının sözlerini hatırlatarak başlayan Tuncel, Anayasanın giriş bölümünde ve anayasa metninde devletin kendisini hukukla bağladığını ve hukukun üstünlüğünü kabul ettiğini söyledi.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, hak arama özgürlüğü, özgürlük ve adalet bağlantısı, savunma hakkı gibi kavramlarına değinen Aynur Tuncel, OHAL kararnamelerinin adil yargılamayı ortadan kaldırdığını ve savunma hakkının kısıtlandığını bildirdi. Tuncel, OHAL kararnameleriyle silahların eşitliği ilkesi ile çekişmenin de ortadan kalktığını vurguladı.

Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ulaş Karan, Cumhuriyet tarihi boyunca olağanüstü dönem mahkemelerinin tabelaları değişti, ancak hâkimler ve yargılama yönteminin değişmediğini vurguladı. Karan, “Takriri Sükûndan bundan önceki OHAL’e kadar hukuk yolları belliydi. 15 Temmuzdan sonra OHAL’de hukuk için çıkış yolu bulmak mümkün değil” dedi.

Geçmişten günümüze siyasal iktidarlarca en az değişiklik yapılan kanunun OHAL Kanunu olduğunun altını çizen Ulaş Karan, OHAL ilanıyla birlikte yargısal bir boşlukla karşılaşıldığını, bu boşluğun yaratılmasında Anayasa Mahkemesinin OHAL kararnamelerini incelemekten vazgeçmesinin büyük rolü bulunduğunu bildirdi. Karan şöyle devam etti: “80’li yılların sonunda Anayasa Mahkemesi KHK’ları denetlemeye başladı. Son OHAL ilanından sonra Anayasa Mahkemesi KHK’ları denetlemekten vazgeçti. 2012’de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı başladı. 80 bin başvuru yapıldı. Bunların çoğu ihraçlar ve işten atılmalarla ilgiliydi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidişin önünü kesmek için 23 Ocak 2017’de 685 sayılı KHK ile ‘KHK İnceleme Komisyonu’ kuruldu. Bir yıl sonra dilekçe kabul etmeye başlayan komisyon üretken olamadı.”

Komisyonun kararlarından sonra yargısal sürecin başlayacağını belirten Ulaş Karan, iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra başvuruculara AİHM yolunun açılacağını, hak elde etmek için bunun uzun bir zaman alacağını, devletin yüklü tazminatlar ödeyeceğini, o nedenle, siyasi bir karar verip mağduriyetlerin bir an önce bitirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Daha sonra soru-cevap bölümüne geçildi.

 Panel sonunda İstanbul Barosu’nun Türkiye Barolar Birliği Delegesi Av. Nizar Özkaya, borumuzun 140. Yılı ve 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle özel olarak üretilen pulu, panelin yöneticisi Doç. Dr. Güçlü Akyürek’le konuşmacılar Av. Aynur Tuncel ve Dr. Ulaş Karan’a sundu.

Galeri

Kategori:Haberler
OHAL KHK’ları Gölgesinde Savunma ve Avukatlar | İstanbul Barosu