İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Norveçli Heyet Baromuzu Ziyaret Etti

Norveç Adalet Bakanlığı’na bağlı Göçmenlik İtiraz İnceleme Kurulu’ndan

Norveçli Heyet Baromuzu Ziyaret Etti

Norveç Adalet Bakanlığı’na bağlı Göçmenlik İtiraz İnceleme Kurulu’ndan Harriet Martine Strom Toft ve Norveç Ülke Bilgi Birimi’nden Aslak Vardun, 21 Kasım 2011 Pazartesi günü saat 14.00’da İstanbul Barosu’nu ziyaret ederek İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Başar Yaltı ile görüştüler.

İltica ve mültecilik ile ilgili bilgi altyapısını oluşturmakla görevli bilgi biriminde görevli Toft ve Vardun ile yapılan toplantıda genel olarak “Türkiye’de Avukatın ve Tanıkların Güvenliği ve Koruma için Alınabilecek Yasal Tedbirler” konusu ele alındı.

Av.Başar Yaltı, avukatların hukuki durumunun Avukatlık Yasası’nca güvence altına alındığını, ancak son dönemde Ergenekon, Balyoz, KCK gibi davaların da görüldüğü ve Türk Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 250. Maddesi uyarınca kurulan Özel Yetkili Ceza Mahkemeleri’nde yargıçlara, mahkeme başkanına ve savcılara soruşturma ve kovuşturma aşamasında çok geniş yetkiler verildiğini, bu yetkiler ile donatılmış mahkeme başkanlarının Ergenekon ve Balyoz davası örneklerinde görüldüğü gibi avukatlara 16 celseye kadar duruşmalara girmeme yaptırımı uygulanabildiğini, bunun da avukatın savunma görevini yerine getirmesini engellediğini ifade etti. Yaltı, avukatın savunma görevini yerine getirmesinin önünde engel teşkil eden Özel Yetkili Mahkemeleri’nin hukuk kamuoyunda ve genel kamuoyunda kaldırılması yönünde bir görüş birliğinin olduğunu sözlerine ekledi ve 2011 yılı Mayıs ayında gerçekleştirilen ve 78 baronun katıldığı Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu’nda Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri’nin demokrasi, hukuk devleti ve adil yargılanma hakkının, savunma hakkının kullanılmasının gereği olarak kapatılması gerektiğinin oybirliği ile kabul edildiğini kaydetti.

Tehdit veya şiddet ile karşılaşan avukatların haklarının korunması amacıyla İstanbul Barosu bünyesinde faaliyet gösteren bir Avukat Hakları Merkezi’nin varlığına vurgu yapan Yaltı, bu tür davalarda meslektaşların haklarını korumak için Baro’nun da müdahil olduğunu söyledi. Türkiye’de avukatın, hukuk ve ceza davalarında tarafların saldırılarına uğrayabildiğini, ancak avukatları asıl tehdit eden unsurun siyasi iktidarın desteklediği Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri’ndeki uygulamalar olduğunun altını çizdi.

Yaltı, Türkiye’deki Tanık Koruma Kanunu’na ilişkin yöneltilen soruya, bu kanun uyarınca tanığın, 10 yıl ve üstü cezası olan davalarda tanığın kimliği, adresi gibi kişisel bilgilerinin gizli tutulması ve tüm taşınır taşınmaz mal varlığı ile ilgili haklarını kullanmasına yönelik önlemler alınması ve hatta mahkeme tarafından gerekli görülür ise sanık ve avukatları bulunmadan özel bir ortamda ses veya görüntüleri değiştirilerek, özel ortamda tanıklık yapmaları sağlanması sureti ile korunduğunu belirtti.

Yaltı, son olarak, 2010 yılında yapılan Anayasa Değişikliği ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yapısında gidilen değişikliğe değinerek, bu değişikliğin, HSYK’nın siyasi iktidarın güdümüne girmesi anlamına geldiğini, ancak durumun Avrupa’ya bir demokratikleşme hareketiymiş gibi yansıtıldığını kaydetti.

Galeri

Kategori:Haberler
Norveçli Heyet Baromuzu Ziyaret Etti | İstanbul Barosu