İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Muhtarlar ve Dernekler Anayasaya Aykırı Karar Alamazlar

Muhtarlar ve Dernekler Anayasaya Aykırı Karar Alamazlar

Bursa’da bir Mahalle Muhtarı ile Mahalle Derneği Yönetim Kurulu Başkanı’nın imzalamış olduğu karar ile Türk vatandaşlarının özgürlüğü kısıtlanmış ve mahalle sakinlerinin Anayasaya aykırı bu karara uyması istenilmiştir.

Söz konusu kararda kadınların ve erkeklerin düğün gibi etkinliklere birlikte katılmaları, “dinî açıdan uygun olmadığı” gerekçesiyle yasaklanmıştır. Bu durum çok hukukluluğa son vererek hukuk birliğini sağlayan laik Cumhuriyet düzenine aykırı bir adımdır.

Mahalle Muhtarlarının görev ve sorumlulukları Köy Muhtarlarından ayrı özellik göstermektedir. Köy Muhtarlarının devletin memuru olarak köy sınırları içinde asayişi korumakla ilgili görevi olmakla birlikte Köy Muhtarları da laik Cumhuriyet hukuku çerçevesinde görev yapmaktadır. Mahalle Muhtarlarının göreceği işler ise Şehir ve Kasabalardaki Mahalle Muhtar ve İhtiyar Kurulları Tüzüğü’nün 32. maddesinde belirlenmiştir. Bu işler arasında mahallenin asayişini koruma veya dinsel görüşü dayanak yaparak kural koyma işi yoktur.

16 Ocak 1924 tarihli TBMM Zabıtlarına göre İstanbul'da vapurlarla tramvaylarda kadınlarla erkeklerin arasını ayıran perdelerin kaldırılmasına tepki gösterilmiştir. Kanun önünde eşitliğin sağlanması uzun yıllar süren çabalar, ilkeler ve devrimlerle mümkün olmuştur.

Bu çerçevede 20 Nisan 1924 tarihinde kabul edilen Anayasa doğrultusunda din, ırk ve cinsiyet ayırımı yapılmaksızın Türk vatandaşlarının tümüne uygulanan Türk Medeni Kanunu, Cumhuriyetimizi laikleştiren en önemli adımlardan biridir.

17 Şubat 1926 tarihli Türk Medeni Kanununun gerekçesinde, kanunların din ile münasebeti kesmesinin çağdaş devlet yapısı ve ulusal egemenlik için zorunlu oluşu ile kanunların amacının “siyasî, içtimaî, iktisadî, millî vahdetin temini” olduğu şöyle açıklanmaktadır:

“Muhtelif dinlere mensup tebaayı ihtiva eden devletlerde tek bir kanunun bütün camiada tatbiki için bunun din ile münasebeti kesmesi, hâkimiyeti milliye için de bir zarurettir. Çünkü kanunlar, dine müstenit olursa vicdan hürriyetini kabul mecburiyetinde bulunan devlete, muhtelif dinlere mensup tebaası için ayrı ayrı kanun yapmak icap eder. Bu hal, çağdaş devletlerde esas şart olan siyasî, içtimaî, millî vahdete tamamiyle aykırıdır. Hatırlamak icap eder ki: devlet yalnız tebaası ile değil yabancılarla da temastadır. Bu takdirde, onlar için kapitülâsyon namı altında istisnaî kurallar kabul etmek zarureti hasıl olur. Lozan muahedesi ile kaldırılan kapitülasyonların memleketimizde kalması için yabancılar tarafından sarfedilen gerekçelerin en mühim ciheti bu nokta olmuştur. Bundan başka, Fatih Sultan Mehmet devrinden son zamana kadar gayrimüslim tebaa hakkında tatbik edilen istisnaî kurallara da bilhassa bu dinî vaziyet sebep olmuştur.”

“Şüphe yoktur ki: kanunların gayesi herhangi bir örf ve âdet veya yalnız vicdanla alâkadar olması icap eden ahkâmı diniye değil, siyasî, içtimaî, iktisadî, millî vahdetin her ne bahaya olursa olsun temin ve tatminidir.”

Laiklik ülke ve millet bütünlüğünün temelidir. Anayasanın Başlangıç Bölümüne göre laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duyguları devlet işlerine karıştırılamaz. 10. maddesine göre Türk vatandaşları cinsiyet ayırımı gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. 13. maddesine göre hak ve özgürlükler, Anayasada belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar dahi laik Cumhuriyetin gereklerine aykırı olamaz. 24. maddesine göre kimse, devlet düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma amacıyla hareket edemez. 127. maddesine göre mahalli hizmetler idarenin bütünlüğü ilkesine uygun olarak yürütülür. Dernekler ise mevzuatta bulunan şekil, şart ve usullere uymak zorundadır.

Bursa’da yaşanan laik Cumhuriyet hukukuna aykırı olayın takipçisi olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz.

İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi


 

Kategori:Haberler
Muhtarlar ve Dernekler Anayasaya Aykırı Karar Alamazlar | İstanbul Barosu