Meslektaşımızın Bürosuna Yönelik Girişimin Takipçisi Olacağız
Ankara Barosu Yönetim Kurulu Üyeliği görevinde

Ankara Barosu Yönetim Kurulu Üyeliği görevinde de bulunan meslektaşımız Av.Erol ARAS’ın bürosuna yönelen saldırı ,her yönüyle dikkat çekici nitelikler taşıyan bir girişimdir. Görünür gelecekte sergilenecek yeni senaryoların kurgulanmasına da yardımcı olması muhtemel bulunan bu eylem, özenle izlenmesi gereken bir sürecin parçasıdır.
Büroya yapılan bu saldırıyı ilginç kılan temel yaklaşım, kullanılan yöntemle ilgilidir. “Hırsızlar”, bilgisayarları sökmüş, sabit diskleri çıkarmış, bunlarla birlikte taşınır bellekleri alıp, dosyaları karıştırmakla yetinmişlerdir. Dolayısıyla hedef belirgin olup, bunun gizlenmesi yönünde bir çaba sarfedilmesi de gerekli görülmemiştir.
Bu koşullar altında, kolluk güçlerinin faillere dönük çalışmaları, basit bir hırsızlık eyleminin sınırlarını aşan önem taşımaktadır. Zira BM Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler (Havana Kuralları)’in 16. maddesi bu alanda Hükümetlere özel bir yükümlülük getirmiştir. Buna göre, Hükümetler avukatların; hiçbir baskı, engelleme, taciz veya yolsuz bir müdahaleyle karsılasmadan her turlu mesleki faaliyeti yerine getirmelerini sağlamakla görevlidirler.
Keza, avukatların güvenliklerinin tehdit edildiği durumlarda korunmalarının gerektiği de aynı kuralların gereğidir.
İstanbul Barosu olarak, yaşanan bu saldırıyı gelişen süreç ve konjonktür itibariyle, sıradan bir “büro hırsızlığı” olarak nitelemediğimizi, özellikleri nedeniyle sonuçlarının özenle izleneceğini meslektaşlarımızın bilgisine sunarken, hukuk kamuoyunun da dikkatini çekmeyi gerekli görüyoruz.
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI


