Menemen Olayı Ve Kubilay
İstanbul Barosu Başkanlığı, 23 Aralık 1930’da Yedek Subay

İstanbul Barosu Başkanlığı, 23 Aralık 1930’da Yedek Subay Mustafa Fehmi Kubilay’la bekçi Hasan ve Şevki’nin Menemen’de tarikat mensubu yobazlarca şehit edilmesinin 83. yıldönümünde anma toplantısı düzenledi.
Toplantının sunuş konuşmasını yapan İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, 83 yıl önce Menemen’de yaşanan Kubilay olayının cumhuriyete karşı kalkışmanın bir simgesi olduğunu söyledi. Cumhuriyet kurulduğunda bunun kolay kabullenilmediğini belirten Özbek, cumhuriyete karşı açık veya gizli büyük direniş ve tepkilerin oluştuğunu ve cumhuriyetin bunların üstesinden geldiğini bildirdi. Özbek, 31 Mart zihniyeti ile Cumhuriyet zihniyeti çatışmasının günümüzde de sürdüğünü, ancak aydınlanmacı cumhuriyet zihniyetinin sağlam köklerinin üzerinde devam edeceğini anlattı.
Toplantının açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal, yakın tarihimizin iyi bilinmesi gerektiğini, günümüzde ‘derin tarihçiler’ türediğini, bunların alçakça yalanlar ürettiklerini, kahramanları haine, hainleri kahramana dönüştürme gayreti içinde olduklarını söylerdi.
Cumhuriyetin çok badireler atlattığını, cumhuriyetin kuruluş yıllarında yaşananları bugünün koşullarında değerlendirmenin yanlış olduğuna işaret eden Kocasakal, Kubilay olayının cumhuriyet tarihimizin en önemli olaylarından biri olduğunu, onun cumhuriyetin bekası için şehit olduğunu, günümüzde de cumhuriyetin başka yöntemlerle büyük saldırılara uğradığını, ancak cumhuriyetin bu kavgalardan güçlenerek çıkacağını ifade etti.
Toplantının kalan bölümünde, Temel Yayınları arasında çıkan “Harp Divanı Zabıtlarına Göre Menemen ve Kubilay Olayı. Cumhuriyet İdeolojisi ve Tarikatlar” kitabının yazarı Osman Selim Kocahanoğlu bir konferans verdi.
Konuşmasının başında dergâh kültürü, Osmanlıda rüşvet, mülkiye, askeriye, ilmiye sınıfları arasındaki ilişkiler, Mithat Paşanın yargılanması konuları üzerinde bilgi veren ve Osmanlıda en fazla rüşvet olayının kadılık sisteminde yaşandığına işaret eden Kocahanoğlu, cumhuriyetin kurulmasından sonra bundan rahatsız olan medrese kültüründen beslenenlerin aydınlanmacı cumhuriyet kültürü ile sürekli çatışma halinde olduklarını söyledi.
Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devletini yöneten Başbakanın Zahit Kotku’nun yönettiği Nakşibendi tarikatının üyesi olduğunu hatırlatan Kocahanoğlu, Başbakanın laikliğe inanmadığını ve bunu bir araç olarak kullandığını bildirdi.
Harp Divanı tutanaklarına göre Kubilay’ın şehit edilmesi olayını an be an ayrıntılarıyla anlatan Orhan Selim Kocahanoğlu, kendisini Mehdi ilan eden Nakşibendi tarikatı üyesi Derviş Mehmet ve yanındaki yobazların olaydan sonra yakalandıklarını ve İzmir Kolordu Komutanı Mustafa Muğlalı Paşanın başkanlığında kurulan Divanı Harb-ı Örfi’de (Sıkıyönetim Mahkemesi) yargılandıklarını ve Kubilay’la birlikte bekçi Hasan ve Şevki’yi şehit eden 28 kişinin idam edildiğini anlattı.


