İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
Atatürk“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Medeni Kanun 2. Yılında

Bugün, yeni Medeni Kanunun kabulünün ikinci yılında, iki nedenle Basın Toplantısı yapma ihtiyacını duyduk.

Medeni Kanun 2. Yılında

Medeni Kanun 2. Yılında

Toplantımıza başlamadan önce, bu hafta sonu yaşadığımız üzücü terörist saldırıda yaşamlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyor, bedenen ve ruhen yaralanan tüm yurttaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz. Bu insanlık dışı saldırıyı İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği ve İstanbul Kadın Hakları Komisyonu olarak lanetliyoruz.

 

Bugün, yeni Medeni Kanunun kabulünü ikinci yılında, iki nedenle Basın Toplantısı yapma ihtiyacını duyduk.

 

Bilindiği gibi, 22 Kasım 2001 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu, Türkiye'de laik hukuk sistemine geçişin simgesi olan 1926 tarihli Medeni Kanunumuzun günün ihtiyaçlarına göre değiştirilmiş ve yeniden düzenlenmiş şeklidir.

 

Burada toplanmak istemimizin birinci nedeni, son zamanlarda ülke yönetiminde veya belli kurumların başında bulunanlarca adeta Medeni Kanun yürürlükte değilmiş gibi kamuoyunu yanıltıcı açıklamalar yapılmakta olmasıdır. Bunların tamamen "ülkemizin demokratik, laik bir hukuk devleti olduğunu" göz ardı etmek isteyenlerin beyanları olduğunu biliyoruz. "Çok eşlilik mevcut hukuk düzenimizde varmış gibi" yapılan açıklamaların en yine basına yansıyan "boşanma davasını kocalar açar" şeklindeki açıklamaların yürürlükteki Medeni Kanunumuzda yer almadığını burada vurgulamak istiyoruz. 1926 yılında kabul edildiğinde Hukuk Devriminin temel taşı olan ve 2001 yılında günün koşullarına uygun hale getirilen Medeni Kanunumuzun Aile Hukuku kurallarını yok sayma özlemi içinde olanlara asla izin vermeyeceğimizi kamuoyuna iletmek istiyoruz.

 

Öte yandan, Medeni Kanun'un 22 Kasım 2001 tarihinde TBMM'de kabul edilmiş ve hemen bir ay sonra 1 Ocak 2002'de yürürlüğe girmiş olması nedeniyle bu çok kısa sürede, Hukukçular tarafından bile Kanunun getirdiği yeniliklerin tam anlamıyla öğrenilmesi kolay olmamıştır. Yurttaşlar ise yeni Medeni getirilen yasa haklarının birçoğunu bugün bile yeterince bilmiyorlar. Örneğin, bilinmesi gereken yeni bir kural "Aile konutu" maddesidir, bu maddede eşlere "Aile konutunun korunmasına "   ilişkin çok önemli haklar tanınmıştır.

 

Bir iki hususa daha açıklık getirmek istiyoruz:

Medeni Kanun'da yeralan "Çocuk, evlilik dışı doğmuşsa annesinin soyadını alır" kuralı Nüfus Kanunu  16. maddesinde 03/07/2003 tarihinde yapılan değişiklikle de aynen benimsenmiştir. Buna göre, halk arasında "imam nikahı olarak nitelen" ancak hiçbir resmi geçerliliği bulunmayan birlikteliklerden doğan çocuk da sadece annesinin soyadını alabilir. Anne ve babası resmi nikahlı olmayan bir çocuğu, Nüfusa babasının soyadı ile kaydeden nüfus memuru ise, Kanuna aykırı kayıt düzenlemekten dolayı cezai sorumluluk altındadır.

 

         Burada resmi nikahla evli olmayan kişilerin, Medeni Kanunla tanınan hiçbir haktan yararlanamayacağını bir kez daha vurgulamakta yarar görüyoruz.

 

         2001 tarihinde Medeni Kanunda özellikle Aile Hukuku kurallarında eşler arası eşit hakla getirilirken, "ailenin adı ve malı sadece erkeklere ait olmalıdır anlayışı" sürdürülmüştür. Anayasa'nın 41.maddesinde "eşler arası eşit haklar" ilkesi kabul edildiği halde, "evlenen kadın kocasının soyadını alır, kendi soyadını da ancak birlikte kullanabilir" kuralında bir değişiklik olmamıştır. "Evlilik süresince edinilen malların eşit paylaşılması" kuralı ise, Medeni Kanun yürürlüğe girdiğinde "mevcut evlilikler" açısından var olan mağduriyeti ortadan kaldırmamıştır. Medeni Kanunun Yürürlüğü Hakkında Kanunun 10. maddesiyle "malların eşit paylaşılmasını evlilik tarihinden itibaren değil", sadece Kanunun yürürlüğe girmesinden sonrası için kabul edilmiştir.

 

         Eşler arası eşit haklar ilkesine aykırı düşen bu haksız durumun kaldırılması için 28 Ocak 2003 tarihinde 2/65 No. İle TBMM gündemine girmiş olan Sn. Birgen Keleş tarafından verilen "Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulaması Hk. Kanunun 10. maddesinde değişiklik yapılmasına Dair Kanun Teklifinin" bir an önce kabul edilmesi talebimiz İKKB ve Kadın Hakları Komisyonu olarak tekrarlıyoruz.

 

Bu haksızlığın bir an önce giderileceğini ve Yürürlük K.10.maddenin aşağıdaki şekilde değiştirilebileceğini umuyoruz.

 

İstanbul Barosu Başkanlığı

 

 

<ı>Yürürlük Kanunu Madde 10 fıkra 1:

<ı>"Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, EVLENME TARİHİNDEN GEÇERLİ OLMAK ÜZERE yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar."

<ı> 

Kategori:Haberler
Medeni Kanun 2. Yılında | İstanbul Barosu