Markasal Hakkın Kurulması ve Markanın Sulandırılması
İstanbul Barosu Fikri ve Sınaî Haklar Komisyonunca düzenlenen ‘Markasal Hakkın Kurulması ve Markanın Sulandırılması’ konulu panel, 20 Aralık 2019 Cuma günü saat 18.00’da baromuz merkez bina konferans salonunda yapıldı.
Açılışta konuşan Komisyonu Başkanı Av. Dr. Öğretim Üyesi Tamer Pekdinçer, panelde ele alınacak konular hakkında bilgi verdi ve konuk konuşmacıları tanıttı.
Dr. Öğretim Üyesi Kadir Baş, ‘Telif Hakkı İçeren İşaretler Üzerinde Markasal Hakkın Kurulması ve Kullanılması’ konulu bir sunum gerçekleştirdi.
Baş konuşmasına, telif hakkının tanımı, eser, eserin unsurları, eserden doğan mali ve manevi haklar ve eserle ilgili bağlantılı haklar hakkında bilgi vererek başladı. Baş’ın konuşmasında üzerinde durduğu ve anlattığı konuların satırbaşları şöyle:
“Hareket markaları ve telif hakları; ses markaları ve telif hakları; eseri marka olarak tescil ettirme hakkı; mali hakların devri ve ya izin yoluyla eserin marka olarak tescili; icranın üzerindeki hakların devri; eserin markasal kullanımının eser sahibinin şeref ve itibarına zarar vermesi; markanın kullanımında eser sahibinin adının kullanılması konusunda ad kullanımının zorunlu olmaması; markanın değiştirilerek kullanılmasında eser sahibinden izini alma gerekliliği”.
Panelin ikinci konuşmacısı Dr. Öğretim Üyesi Gül Büyükkılıç, doktora tezi olan ‘Sınaî Mülkiyet Kanunu Kapsamında Markanın Sulandırılması’ konusunu ele aldı. Büyükkılıç markanın sulandırılması konusunda özetle şunları söyledi: “Bir markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle başka bir markanın tesciline engel teşkil edebilmesini, bu tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabilmesi, markanın itibarına zarar verilebilmesi veya söz konusu markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabilmesi ihtimallerine dayandırılmaktadır. Dolayısıyla, bir markanın tanınmışlığa sahip olması, aynı ya da benzer başka bir markanın farklı mallar üzerinde tesciline engel oluşturabilmesi için yeterli olmayıp, aynı zamanda yukarıda belirtilen şartlardan herhangi birisinin oluşması gerekmektedir”.
Gül Büyükkılıç, detayları ile anlattığı konuyla ilgili Alman ve Amerikan Federal Mahkemelerinin kararlarından örnekler sundu.


