İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Malatya Olaylarına İlişkin Basın Açıklaması Yayınlandı

Malatya Olaylarına İlişkin Basın Açıklaması Yayınlandı

“Sosyal Hizmet Kurumlarındaki Sorun

Köklü Bir Sistem Değişikliğiyle Çözülebilir”.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı Malatya 0 -6 yaş grubu çocuk yuvasında yaşananların televizyonda yayınlanmasının ertesinde kapalı kapılar ardında yaşanan bir şiddet olayı daha gözümüzün önüne getirildi.

Malatya’da devlete emanet edilen çocuklara yönelik vahşeti de toplumsal şiddet olgusundan bağımsız düşünemeyiz. Gözümüzün önüne geldiğinde duyduğumuz tepki bizlerin bastırılmış vicdanlarıdır. Kendi suçluluk duygularımızın, görmezden geldiğimiz şiddetin ortaya dökülmesine duyulan tepkidir.

Sorun sadece birkaç kendini bilmezin sorumluluğu ile değil, köklü bir sistem değişikliği ile çözümlenebilir. Yıllardır var olan ve görmezden gelinen sosyal hizmet kurumlarındaki; gerek yasal, gerekse uygulamadan kaynaklanan yetersizlikler kanayan bir yaradır. A.B.’ ne uyum yasaları çerçevesinde seri halde çıkarılan yasal düzenlemelerle sorunun çözümü mümkün değildir. Gerek yargı sistemi içinde, gerekse uygulamada yetişmiş uzman kadroların olmaması, var olan yetkili - bilgili kadroların siyasi tercihlerle kıyıma uğratılması sonucunda toplumsal gerçeklikle uzlaşmayan yasal düzenlemeler, sistemde çözümsüzlüğe neden olmaktadır.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3. maddesinde  “Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yararı temel düşüncedir. Taraf devletler çocuğun ana babasının vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar. Taraf devletler çocuğun bakımı ve korunmasından sorumlu kurumların; hizmet ve faaliyetlerinin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.”  Denilmektedir. Yine Çocuk Hakları Sözleşmesinin 4. maddesinde taraf devletlerin bu sözleşmede tanınan hakların uygulanması amacıyla eldeki kaynakların olabildiğince geniş tutularak gerekirse uluslararası işbirliği ile önlemleri alması zorunluluğundan bahseder.

“Sosyal Hizmet Uzman Kadroları Yeterli Değildir”

Çocukların ister kamu-özel kurum, ister koruyucu aile yanında bakılması sağlanmış olsun; önemli olan devletin deneyimli, bilgili uzman personel ile bunların denetimini sağlamak ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi noktasında gösterdiği hassasiyettir. Mevcut psikolog, pedagog, sosyal hizmet uzmanı ve diğer uzman kadrolar yeterli değildir. Kurumda kalan

çocukların vesayeti kurum görevlilerine bırakılmaktadır. Bu da çocukların ve ailelerin haklarını arama noktasında engeller oluşturmaktadır. Vesayet görevi, kurum yetkililerinin dışına çıkarılmalıdır. Koruyucu aile uygulaması yaygınlaştırılmalı bağımsız sivil inisiyatifin denetleme -  izleme yetkisi olmalıdır.

“Görev Kusuru Olanlar İstifa Etmelidir”

Yıllarca getirim kapısı olarak değerlendirilen Sosyal Hizmetler her türlü siyasi kaygıdan uzak bu işin ehli kimselere bırakılmalıdır. Olayın sonrasında, kamuoyuna mal olan iddialar bu sorumluluğun sadece birkaç bakıcı kadınla sınırlı olamayacağını açıkça göstermektedir. Konuya ilişkin daha önce rapor hazırlayan müfettişlerin raporlarının akıbeti ve görevini yerine getirmeyen sorumlular, ihbarları dikkate almayan savcılıklar tespit edilmelidir. Sosyal Hizmetler Genel Müdürü kendisine bağlı yurtlarda yaşananlar nedeniyle görevden alınmalıdır. Ayrıca Vali denetim görevini yerine getirmediği için görevden alınmalıdır ve de Kadın ve Aileden sorumlu devlet Bakanı bir siyasi sorumluluk örneği göstererek istifa etmelidir. Bunların tümü de yasalara uygun bir biçimde yapılmalıdır. Kendilerinin ifade ettiği biçimiyle “görevden aldıklarımız mahkeme kararı ile tekrar işe iade ediliyorlar “ açıklaması bir hukuk devletinde kabul edilemez. Kişilerin hak arama özgürlüklerine darbe vuran bu açıklama,  yapılan görevden almaların hukuka aykırılıklarını da net bir biçimde göstermektedir.

Basın son yaşanan olayda, kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirmiştir. Ancak basın ve yayın kuruluşlarını sıkça yaşanan bir çocuk istismarı konusunda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Çocuk Haklarını Koruma Kanunu ve  Basın Kanununun açık hükmü gereğince: “ Onsekiz yaşından küçük olan suç faili veya mağdurlarının, kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapanlar cezalandırılır.”  Çocuklarımızın daha fazla teşhir edilerek kimlikleri ve kendileri teşhir olacak biçimde yayın yapılmamasına özen gösterilmelidir. Çocuklara mikrofon dayayarak sorular sormak hem onların yaşadıkları incinmeyi (travmayı) artıracaktır hem de kimliklerinin deşifre edilmesi noktasında açıkça suç olacaktır.

“Baromuz Çocuk Hakları Merkezi, hukuki ve fiili destek için harekete geçmiştir”

Malatya Barosunun konuya yaklaşımı ve hassasiyeti konusunda destekçisi olduğumuzu belirtmek isteriz, çocuklara baro tarafından avukat atanması doğrultusunda gösterdikleri çaba nedeniyle takdirlerimizi bildiririz. Aksi takdirde, istismar edildikleri kurum avukatları tarafından temsil edilmeleri ve hak arama aşamasında menfaat çatışması nedeniyle sorun yaşanması riski mevcuttur. 

İstanbul Barosu olarak hem aleyhine suç isnadında bulunulan çocuklarla hem de ihmal ve istismara uğramış çocuklarla çalışmalar konusunda; gerek yasal düzenlemeler gerekse uygulamadan kaynaklanan sorunlara yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Baromuz Çocuk Hakları Merkezi avukatları S.H.Ç.E.K. Malatya Çocuk Yuvasından İstanbul’a getirilen çocuklarla ilgili hukuki ve fiili destek vermek için harekete geçmişlerdir. Çocuk Hakları Merkezimizce gönüllü olarak sürdürülen bu çalışmalardaki hassasiyetimiz “şiddet gören çocuğun şiddet uygulayacağı” gerçeğini ortadan kaldırmaya yönelik çabalardan kaynaklanmaktadır. Geleceğimizi sağlıklı, sevgiyle, ilgiyle yetişmiş bireylerle kurabiliriz ve hiçbir çocuğumuzu bu çerçeve dışında bırakamayız.

 İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Kategori:Haberler