Makedonya’Da Türk Konukseverliği
26 -28 Mayıs 2006 tarihinde gerçekleştirilen Makedonya Barosunun 51.kuruluş yıldönümü etkinliklerine Başkan Av. Kazım Kolcuoğlu ve yönetim kurulu üyeleri Av. Hüseyin Özbek, Av. Muammer Aydın, Av. S.Sefa Bilgiç ve onur konuğu olarak Baro AB Hukuku Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Selçuk Demirbulak katıldı.

26 -28 Mayıs 2006 tarihinde gerçekleştirilen Makedonya Barosunun 51.kuruluş yıldönümü etkinliklerine Başkan Av. Kazım Kolcuoğlu ve yönetim kurulu üyeleri Av. Hüseyin Özbek, Av. Muammer Aydın, Av. S.Sefa Bilgiç ve onur konuğu olarak Baro AB Hukuku Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Selçuk Demirbulak katıldı.
27 Mayıs 2006 günlü oturumda İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım Kolcuoğlu, Makedonya Barosu ile İstanbul Barosu arasındaki sıcak ilişkilere değindi. Tarihten gelen yakınlığın ve ortak paydaların bu yakınlıkta etken olduğunu belirtti.
Kolcuoğlu, günümüzde ulaşılan uygarlık düzeyiyle insan haklarının yoğun ihlalleri arasındaki çelişkiye dikkat çekti. Hukuk kurumlarının hem kendi ülkelerinde, hem de evrensel anlamda insan hakları ve hukukun üstünlüğü için mücadele vermeleri gerektiğini vurguladı. Adalete erişimde karşılaşılan sorunlar ve çözüm yollarına değindi. İstanbul Barosunun Türkiye’de olduğu gibi, ülke dışındaki hukuk kurumlarıyla da ortak paydalar için dayanışma ve iletişim içinde olduğunu belirtti. Makedonya Barosuyla da ilişkilerin, dayanışmanın artarak devam edeceğine olan inancını vurguladı.
Demirbulak, yaptığı konuşmasında özetle 1991’de bağımsızlığını ilan eden Makedonya Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk ülke olan Türkiye’nin tarihte birlikte yaşanmışlık ve ortak gelenekler nedeniyle Büyük İskender’in ülkesi Makedonya’ya ayrı bir yakınlık duyduğunu ifade etmiştir.
Yapılan kurultay sonucu Av. Nenad Janisevic yeniden Makedon Barosu Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi.
Ohri kent merkezinin mimari dokusu ve Osmanlı çarşısı bizleri çok etkiledi. Çarşının sonunda Bakkal Erdoğan’ın Türk usulü çay ikramı günün sürpriziydi. Çayları beğendiğimizi söyleyince de mütevazı dükkânının raflarından birer paket çayı zorla ellerimize tutuşturması Türk konukseverliğinin Balkan coğrafyasında hala yaşadığını gösteriyordu. Dükkânına astığı ve gururla gösterdiği Fenerbahçe bayrağı heyetimizdeki fenerli olmayanlara bile hoş göründü.
Dönüşte Resne’de 1908’de Binbaşı Enver Bey’le birlikte Meşrutiyetin ilanı için dağa çıkan Kolağası Niyazi Bey’in müzeye dönüştürülmüş konağı bize geçen yüzyılın kaynayan balkan atmosferini hatırlattı.
Manastırda Atatürk’ün öğrenim gördüğü Askeri İdadiyi ziyaretimiz hepimizi heyecanlandırdı. Müzeye dönüştürülen bu görkemli Osmanlı kışlasının bakımsızlığı ise hüzünlendirdi. Müzede 1999 yılında düzenlenen Atatürk köşesinin yoğun bir ziyaretçi akınına uğradığını müze görevlisi bizlere anlattı.


