Lozan Antlaşması’Nın 88. Yılı
Lozan Barış Antlaşması’nın 88. yılını kutluyoruz. Lozan Antlaşması, tarihin hiçbir döneminde boyunduruk altına girmemiş bir milletin

Lozan Barış Antlaşması’nın 88. yılını kutluyoruz.
Lozan Antlaşması, tarihin hiçbir döneminde boyunduruk altına girmemiş bir milletin emperyalistler tarafından etkisizleştirilip tarih sahnesinden silinmesine, Anadolu’yu üç parçaya bölme amaçlarına ve Sevr Antlaşması’na karşı başlatılan isyanın zaferle sonuçlandığını gösteren tarihi bir belgedir.
Bu nedenle bu antlaşma sadece Kurtuluş Savaşı’na son veren bir hukuk metni olarak yorumlanamaz.
Lozan, çekilen acıların, gösterilen özverilerin sonucu kazanılmış uluslararası bir başarıdır.
Emperyalistlerin Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalama ve paylaşmaya yönelik gizli anlaşmaları Birinci Dünya Savaşı yenilgisiyle uygulama aşamasına gelmişti. İmparatorluk coğrafyasından elde kalan son vatan toprağı Anadolu’yu da paylaşıp Türk varlığını tamamen ortadan kaldırmayı öngören Sevr, 10 Ağustos 1920’de işgal altındaki İstanbul yönetimine dayatılmıştı.
Ancak bu dayatmaya karşı başlatılan Ulusal Kurtuluş mücadelesi ile öne sürülen talepler şanlı bir savaşımın ardından geri çevrildi.
Osmanlı’dan süreç içinde kopardıkları ayrıcalıkları ve istediği gibi sömürebilme olanağı veren düzenlemeleri kaybetmek istemeyen, bağımsız Türkiye'yi bir türlü içlerine sindiremeyen ve emperyalist emelleri olan ülkeler yüzünden, görüşmeler çetin bir ortamda geçmiştir.
Mustafa Kemal başta olmak üzere Kurtuluş Savaşı önderleri ve Ulusumuz, geçmişteki olumsuzlukların yeniden yaşanmamasının ekonomik ve siyasal bağımsızlığın özenle korunmasına bağlı olduğunu biliyorlardı.
Kurtuluş Savaşı’nın zafer özgüveniyle görüşmelere katılan büyük devlet adamı İsmet Paşa önderliğindeki Türk heyetinin emperyalistlerin dayatmalarını reddeden tavrı nedeniyle kesintiye uğrayan görüşmeler, nihayet 24 Temmuz 1923'te imzalanmış ve bu antlaşma aynı zamanda bir hukuk zaferi niteliği de kazanmıştır.
Türk milleti işgalcilerin silahlı güçlerine karşı zorlu bir mücadele vermek zorunda kaldı ama bu yolda maddi manevi tüm varlığını ortaya koyarak, bağımsızlık savaşımında özverinin sınırlarının olamayacağını dosta düşmana göstermiş oldu.
İstanbul Barosu, 88. Yıldönümü’nde Lozan Antlaşması’nın önemine bir kez daha vurgu yaparken, özgür, bağımsız ve hukukla donanmış bir ülke uğraşısını sürdüreceğini kamuoyuna saygıyla duyurur.
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI


