İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Kolcuoğlu: “Polisin Yetkilerini Genişleten Öneriler Özgürlükleri Kısıtlar”

İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım Kolcuoğlu, 1 Haziran 2007 Cuma günü NTV’de Esra Köseoğlu’nun sunduğu AÇIK HAT programının canlı yayınında Polis Vazife ve Salahiyetleri Yasasında Yapılacak Değişiklik Önerileri konusunda izleyicilerin sorularını yanıtladı.

Kolcuoğlu: “Polisin Yetkilerini Genişleten Öneriler

Özgürlükleri Kısıtlar”

İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım Kolcuoğlu, 1 Haziran 2007 Cuma günü NTV’de Esra Köseoğlu’nun sunduğu AÇIK HAT programının canlı yayınında Polis Vazife ve Salahiyetleri Yasasında Yapılacak Değişiklik Önerileri konusunda izleyicilerin sorularını yanıtladı. 

Programda Kolcuoğlu’na sorulan sorular ve yanıtları şöyle:

SORU- Yasa teklifi polise ve jandarmaya ne gibi ek yetkiler getiriyor. Günlük hayatımıza ne gibi etkileri olacak.

KOLCUOĞLU- Vatandaşlarımızın basını iyi izledikleri anlaşılıyor. Henüz yasalaşmamış bir teklif karşısında ilginç sorular sormuşlar, özgürlüklerin yakından izlenmesi ve değişikliklerin farkında olmak gerçekten sevindirici. Polis Vazife ve Salahiyetleri yasasında 7 maddede değişiklik teklifi getirildi, fakat bu teklif maalesef hükümet ve içişleri bakanlığı tarafından getirilmedi. Bazı milletvekillerinin imzasıyla böyle bir teklif getirildi. Bunu anlamak mümkün değil. Niçin böyle oldu? İçişleri Bakanlığı sahip çıkamadı galiba... Bu teklif Komisyondan geçmiş durumda, henüz yasalaşmış değil. Biz bazı maddelerin değişikliğinin doğru olmadığı, yasanın tümü ele alınarak CMK’ya uygun bir hale getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ama maalesef özgürlük mü, güvenlik mi tartışması içersinde yöneticiler hep güvenliği ön plana çıkararak özgürlükleri kısıtlamaya yönelik bir tavır içersindeler.

Bu değişiklik istenen 7 madde içersinde 4. maddede bir değişiklik öngörülüyor. Buna göre polis şüpheli gördükleri ortamda araçları durdurabilecekler, arabanın görünebilir yerlerini arayabilecekler. Polis kimlik sorabilecek, ancak kimlik sorarken önce kendi kimliğini gösterecek. Polis olduğunu kanıtlayacak. Ancak araç durdurmada bu koşul getirilmemiş, bu çok büyük bir eksiklik, bunun istismarı olabilir. Polis hangi koşulda araç durdurup arayabilir? Burada makul şüphe veya yeterli şüphe diye bir ölçüt getirilmiş. Bunların takdiri tabii polislere ait olacak. Yetkiler verildiği zaman bunların denetimi çok önemli Bizim polisimiz Avrupa ülkelerinde olduğu gibi hukuk öğretimi görmüş, insan hakları eğitimi almış donanımlı polisler değil.

SORU- Ev ve işyerlerinin aranması özel hayatın gizliliğine tecavüz olmaz mı?

KOLCUOĞLU- Bu maddede bir değişiklik yapılmadı. Umuma açık bir yer değilse yine arama için yine mahkeme kararı gerekiyor.

SORU- Polisin yetkilerinin arttırılması terörün ve suçun engellenmesini sağlayabilir mi?

KOLCUOĞLU- Belli ölçülerde olabilir.  Ama bu yetkileri arttırmak polis devletine dönüşümü getirir. Bunlar geçmişte çok görüldü. Önemli olan insanların özgürlüklerini kısmak yerine teknik olanakları yükseltmektir. Şüphelilere ve suçlulara ulaşabilmenin yollarını aramaktır. Bence en doğru ve geçerli yol odur.

SORU- Yasadaki yapılmak istenen değişiklikler Avrupa Birliği sürecine ters değil mi?

KOLCUOĞLU- Bir anlamda öyle. Yapılması istenen değişiklikler Ceza Muhakemesi Kanunumuza ters düşüyor. Kanun koyucunun koyduğu gerekçede Avrupa Birliği ülkelerinde de bu tür kısıtlamaların bulunduğu belirtiliyor.

SORU- 1 Mayıs’ta hepimiz polisin nasıl şiddet kullandığını gördük. Bu yasa teklifi polise ne kadar yetki tanıyacak? Polisin yetkileri artıyor mu?

KOLCUOĞLU- Bana göre artıyor. Bu yetkilerin kötüye kullanılması kötü sonuçlarını da beraberinde getiriyor. Bu değişiklikte polisin üniversitelere izinle girmesi kaldırılıyor. Polis istediği zaman içeri girip öğrencilerle ilgili kendisine tanının yetkileri, yani kimlik sorma arama gibi yetkileri kullanacak, bu çok sakıncalı bir şey. Üniversiteler özerk kuruluşlardır. İçerde eğitim gören öğrencileri bu tür tavırlarla karşı karşıya kalması orada eğitimin güçleşmesine neden olur. Üniversite yönetimlerinin izni dışında bu tür tutum ve davranışlar çok yanlıştır ve üniversitesi özerkliğini de zedeler.

SORU- Fişleme, parmak izi alma gibi konularda değişiklik var mı? Hangi durumlarda parmak izi istenecek?

KOLCUOĞLU – CMK 81. maddesinde parmak izi ya da fotoğraf alınması ya savcı ya da mahkemenin izniyle ancak belli koşullarda mümkün. Burada o maalesef yok, başına bazı yeni eklemeler yapmışlar. Polis, pek çok konuda parmak izi alıyor, yabancıların da parkam izini alıyorlar ve bunların bir bankada saklanacağı söyleniyor. Bunlar gelecekte keyfi uygulamalarda kullanılabilir bir hale getirilebilir. Onun için çok tehlikelidir. Bunlar Ceza Muhakemesi Yasası 81. maddesine tezat oluyor. Bu maddeye bir insanın soruşturma sonunda suçsuz olduğu anlaşılırsa, hakkında soruşturmaya yer olmadığına karar verilirse, ya da beraat ederse alınan parmak izi derhal ortadan kaldırılır. İstenen değişiklikte ise parmak izinin şahsın ölümünden 10 yıl sonra kaldırılacağı ya da olayın meydana gelmesinden 80 yıl sonra kaldırılacağı söyleniyor. Bana göre bu insanların özgürlüklerini tehlikeye sokar.

SORU- Yasa tasarısı hazırlanırken sivil toplum örgütlerini ve sizin görüşlerinize başvuruldu mu?

KOLCUOĞLU- Çok doğru, güzel bir soru. Değişiklik teklifi, ne hükümet, ne Adalet Bakanlığı, ne de İçişleri Bakanlığı tarafından getirilmiş. Milletvekilleri tarafından getirildiği görülüyor. Onlar milletvekillerinin böyle bir tasarı hazırlayıp getirmelerini mi istediler bilmiyorum ama bizi hiç sorulmadığı gibi, hiçbir kurula da sorulduğunu zannetmiyorum, çünkü biz de aynen vatandaşlar gibi bu değişiklik önerilerinin komisyona gelmesinden sonra öğrendik. İnternet üzerinden edindiğimiz öneri paketine ilişkin görüşlerimizi 8 sayfalık bir rapor haline dönüştürdük ve gönderdik. Nasıl bir sonuç alınır bilemiyorum.

Kategori:Haberler