İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

“Kişinin Yaşam Ve Güvenlik Hakkını Sağlamak Devletin En Önemli Görevidir.”

İstanbul Barosunca, Trafik Haftası nedeniyle bir basın açıklaması yayınlandı. Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu bünyesinde oluşturulan Trafik Hukuku Çalışma Grubunca hazırlanan basın açıklamasında trafik terörüne bir an önce çözüm bulunması istendi.

“Kişinin Yaşam Ve Güvenlik Hakkını Sağlamak Devletin En Önemli Görevidir.”

İstanbul Barosunca, Trafik Haftası nedeniyle bir basın açıklaması yayınlandı. Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu bünyesinde oluşturulan Trafik Hukuku Çalışma Grubunca hazırlanan basın açıklamasında trafik terörüne bir an önce çözüm bulunması istendi.

Kamuoyunun bilgisine sunulan basın açıklaması şöyle:

“Bilindiği gibi ülkemizin en önemli sorunlarının başında trafik ve bunun sonucu gelişen kazalarla oluşan binlerce, ölüm, yaralanma, sakat kalma ve milyarlarca liralık maddi zarar doğuran trafik terörü en önemli insan haklarından olan yaşam ve güvenlik hakkını tehdit eden boyutlarda devam etmektedir. Gün geçmiyor ki toplumu derinden yaralayan bu trafik facialarına yenisi ve yenileri eklenmesin.

Toplumumuzda neredeyse bu acıyı yaşamayan aile yoktur. Daha da önemlisi bu terörün hedefi tüm ülke yaşayanları ve tüm vatandaşlardır. Hiçbir ayrım yapmadan çocuk, genç, yaşlı, hukukçu, akademisyen, mühendis gibi ayrım yapmadan bu tehdit ile beraber yaşamaktayız. Ancak kurumların ve sürücülerin bu hususta yeterince duyarlı davranmadıklarını her yeni olayda bir kez daha yaşamaktayız. Kartal’da kent içine gündüz saatlerinde giren, onlarca aracı biçen ve onlarca insanımızın hayatını yitirmesine nerden olan kamyon olayı hala belleklerdedir.

Öte yandan Demiryolları hala 1930 lu yıllardan kalma altyapı ile işletilmekte ve modernize edilmeden hızlı tren projeleriyle bireylerin can güvenliği tehlikeye atılmaktadır. Pamukova tren kazası ve sonuçları hakkındaki Baromuzun yaptığı çalışmalar bilinmektedir. Bu kazanın izleri ve acıları henüz çok tazedir.

Otoyol projeleri ile modern bir çalışma yapılmakla, şehir içi düzenlemeler, imar ve yol çalışmaları, mastır planlar ileriye dönük yapılmadığından otomotivdeki gelişime ve araç sayısındaki artışa paralel olarak gelişim sağlanmadığından, bugün maalesef başta İstanbul olmak üzere kent içi trafik insan psikolojisini ve kişi güvenliğini tehdit eder durumdadır.

Öte yandan tüm kamuoyunca bilindiği üzere kara nokta deyimi ile ifade edilen çok sayıda kaza olan noktalar bulunmaktadır. Aslında bu noktalar adeta bir kaza üretim işletmesi gibi çalışmaktadır. Trafik mühendisliğinin kullanılarak yol bilimi ile kolaylıkla kaza etkeni ortadan kaldırılabilecek iken, aynı noktada yüzlerce kaza olup çok sayıda insanın ölmesi ya da yaralanmasının gerekmediği kanısındayız. Öte yandan bu yollar eğer ilk yapımları sırasında yol bilimine uygun yapılmış olsaydı bu türden kaza ve olayların yaşanmayacağını söylemek için bu alanda uzman olmaya gerek yoktu.

Anayasanın 5. maddesi gereği insanın maddi ve manevi varlığını geliştirmesi için her türlü önlemi almakla görevlendirilen devlet başta olmak üzere ve tüm sivil toplum örgütlerinin ve her vatandaşın, bireyin güven içinde yaşayabileceği bir ülke için kamu yararı gereği, trafik terörünü ciddiye alıp tüm toplumun üzerine düşeni yapması gerekmektedir. Bu kapsamda Baromuz Çevre Ve Kent Hukuku Komisyonu bünyesinde Trafik Hukuku Çalışma Grubu oluşturmuş olup çalışmalarını sürdürmektedir.”
Kategori:Haberler