Kişinin Özel Hayatı Ve İletişimin Denetlenmesi
İstanbul Barosu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türk Ceza Hukuku Derneği’nin ortaklaşa düzenledikleri Pazartesi Forumları devam ediyor

İstanbul Barosu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türk Ceza Hukuku Derneği’nin ortaklaşa düzenledikleri Pazartesi Forumları devam ediyor.
01 Aralık 2008 Pazartesi günü saat 17.00’da Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapılan ikinci forumun konusu “Kişinin Özel Hayatı ve İletişimin Denetlenmesi”.
Forumu yöneten Yargıtay 8. Ceza Dairesi Üyesi Hamdi Yaver Aktan, özel hayat hakkının anayasal güvence altındaki mutlak haklardan birisi olduğunu, hukuk devletinde bu hakkın yasal güvence altında olması gerektiğini bildirdi.
Günümüzde haberleşme özgürlüğünün ağır bir tehdit altında bulunduğunu belirten Aktan, iletişim dinlemesinin hâkim kararı ile yapılması gerektiğini ve bu özgürlüğün ancak yasayla sınırlandırılabileceğini anlattı. Aktan, iletişim dinlemelerine ilişkin Yargıtay kararlarından örnekle sundu.
Panelin konuşmacısı İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Şen, kamu güvenliği açısından suç örgütleriyle mücadele bakımından iletişim dinlemesinin bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Öte yandan bireyin hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesinin önemine de vurgu yapan Prof. Dr. Şen, bu bakımdan kırılgan bir durumla karşı karşıya kalındığını bildirdi.
Bireysel özgürlüklere ilişkin anayasalarda yer alan hükümlerden örnekler veren Şen, “Asıl olan bireyin yaşamı, özel hayatının gizliliği ve haberleşme özgürlüğüdür. Bunlar kısıtlanmamalıdır. Bu alanda getirilen kısıtlama alanları olabildiğince daraltılmalıdır” dedi.
Ülkemizde iletişim dinlemesinin adli olaylar için birinci sınıf delil noktasına geldiğinden yakınan Prof. Dr. Ersan Şen, “delil olması istenmiyorsa kimse konuşmasın” demek haberleşme özgürlüğüne indirilen ağır bir darbe olduğunu, bunun felaketle bitecek bir ortama neden olabileceğini kaydetti.
Prof. Dr. Şen, “Önleyici dinlemeden elde edilen bilginin delil olmaması önemli değildir. Önemli olan kişinin haberleşme özgürlüğünün korunmasıdır. Günümüzde insanlar telefon kayıtlarıyla tutuklanabilmektedir. Düşünce açıklama nedeniyle bir anlamda insanlar cezalandırılıyor. Önleyici önlemede ifrata kaçılmış ve Anayasa delinmiştir. İletişim özgürlüğü açısından kanuna aykırı elde edilen deliller genel kural olarak delil sayılmaz” dedi.
Forumda bazı öğretim üyeleri ve katılımcılar da konuyla ilgili yaşadıkları olaylarla ilgili katkıda bulundular. Soru-cevap bölümüyle Pazartesi Forumlarının ikincisi sona erdi.
Pazartesi Forumlarının üçüncüsü 12 Ocak Pazartesi günü yapılacak. Emekli İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Atilla Hekimoğlu’nun yöneteceği forumda Prof. Dr. Metin Feyzioğlu “Savunma Hakkı ve Gizli Tanık” konusunu ele alacak.
6 konferans olarak planlanan Pazartesi Forumları her ayın ilk Pazartesi günü yapılıyor.


