Kesintisiz, Kamusal, Laik, Bilimsel ve Parasız Eğitim İstiyoruz!
Gerici Eğitim Sistemine Hayır! Kesintisiz, Kamusal, Laik, Bilimsel ve Parasız Eğitim İstiyoruz!

Milli Eğitim Bakanlığınca açıklanan yeni müfredat programı taslağı tepkiyle karşılandı. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, Kadın kuruluşları ve bazı sivil toplum kuruluşlarınca, 18 Ocak 2017 Çarşamba günü saat 11.30’da İstanbul Barosu Kültür Merkezinde düzenlenen toplantıda Bakanlıkça açıklanan gerici eğitim sistemi protesto edildi.
Eğitim İş 4 Nolu Şube Başkanı Zekeriya Çakmak’ın yönettiği toplantıda İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, Ulusal Strateji Merkezi adına Av. Günizi Dizdar, Tüm Öğretim Elemanları Derneğinden Prof. Dr. Lale Afrasyap, Tüm Öğretim Elemanları Derneği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç, ADD Genel Yönetim Kurulu Üyesi İstanbul Bölge Sorumlusu Selami Soydan Cumhuriyet Kadınları Derneği Şişli Şubesi Başkanı Müge Köksalan ve Türkiye Liseliler Birliği Genel Başkanı Bora Çelik konuşmacı olarak yer aldı.
Türk milli eğitim sistemini temel niteliklerinden uzaklaştıran yeni sistemi eleştiren Zekeriya Çakmak “Bu program TBMMde görüşülmekte olan Türk'süz ve Atatürk'süz anayasa girişiminin eğitimde yapılmak istenen altyapısıdır. Bu yönüyle bu program önerisi 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'na aykırıdır. Cumhuriyet eğitimini ve Cumhuriyet kurumlarım ortadan kaldırma girişimidir. Buna karşı bütün gücümüzle mücadele edeceğimizi, buradan haykırıyoruz” dedi.
Prof. Dr. Lale Afrasyap: “Üniversite eğitimi içim temel eğitimin ne kadar önemli olduğuna işaret etmek istiyorum. Temel eğitim alan gençlerimiz üniversiteler için birer fidandır. Bu fidanlar doğru yetiştirilmelilerdir ki, biz de üniversitelerde onları gelişmiş bireyler, laik demokratik, bilimselliğe dayanan eğitim almış bireyler olarak yetiştirebilelim. Ama üzülerek belirtelim ki müfredat programından evrim teorisi çıkarılmıştır. Bu teori analitik, eleştirel düşünceyi yansıtır. Ortak bilimin paydasıdır. Böyle bir teorinin müfredattan çıkarılması fidanların susuz bırakılması demektir”.
Bora Çelik: “Eğitimin sağlam temeller üzerine kurulmadan müfredatı değiştirmek büyük bir hatadır. Bina sağlam temeller üzerine kurulur. Temel çürük olursa o bina çöker. Eğitim reformu adı altında sundukları bu taslak müfredat eğitimin gerçek sorunlarına değinmiyor”.
Av. Aydeniz Alisbah Tuskan: “Eğitim, sağlık, yargı siyaset üstü kavramlardır. Atatürk’ün en büyük devriminden biri kadın, ikincisi eğitim devrimidir. O dönemde oluşturulan Milli Eğitim temel Kanunundan sürekli sapmalar olmuş ve eğitim bugün ülkemizde içinden çıkılmaz hale gelmiştir. 4+4+4 kesintili eğitim sistemiyle kız ve erkek çocuklar okuldan alınmış, çocuk gelinler sorununu yaygınlaştırmıştır. Biz kesintisiz eğitimi sistemini savunuyoruz. Kız ve erkek çocuklar eşitlik ilkesi ve toplumsal cinsiyet kavramına uygun olarak yetiştirilmelidir. Uygulanan eğitim sistemiyle kadın haklarında da bir geriye gidiş söz konusudur. Bizim anayasa değişikliklerine de bu nedenle karşı çıkıyor ve ‘hayır’ diyoruz”.
Av. Günizi Dizdar: “Atatürk’ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti’nin zoraki dayatmalarla, baskılarla, bir takım politik oyunlarla mahvedildiği bir döneme tanıklık ediyoruz. Yabancılar bir ülkeyi çökertmek için askeri alanla eğitimi çok iyi kullanırlar. Eğitim her şeyden önde gelir. Eğitim sistemiyle sürekli oynanıp partiler seviyesine indirildiği noktada ulusal olmaktan çıkar. Karşı devrim noktasına getirilmiş, keyfi uygulamalarla çağdaş dünyanın tam tersine, Atatürk Cumhuriyetinin tüm kazanımlarının kitaplardan çıkarılmasını, akıldan, bilimden bu kadar uzaklaşarak eğitim sisteminin dinsel kitapların emirlerine indirgeniyor olmasını kabul etmemiz mümkün değil.”
Selami Soydan: “Taslağı laik ve bilimsel eğitimden uzak buluyoruz. Cumhuriyetin temel kazanımlarının yok olup gittiğini görüyoruz. Araştırmaya, sorgulamaya dayalı olmayan tek tip bir kuşak eğitilmeye çalışıldığını anlıyoruz. Taslağı incelediğimizde, öğrencileri, velileri hatta her şeyden önemlisi eğitimcileri bulamıyoruz. Taslak, cumhuriyetin kurucu değerlerine yönelik karşı devrimin bir aracı haline gelmiştir. Bilimden uzak, hurafeye dayalı bu taslağın gerçekleşmemesi için var gücümüzle mücadele edeceğiz.”
Müge Köksalan: “Cumhuriyet Kadınları Derneği olarak konunun takipçisiyiz. Kadınlar olarak Atatürk’ün verdiği hakları sonuna kadar savunacağız. Laik, bilimsel, parasız eşit eğitim sistemini savunuyoruz. Yeni anayasayla getirilmeye çalışılan Cumhurbaşkanlığı sistemine ‘Hayır’ diyoruz.”
Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç: “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karmaşık günlerinden geçiyoruz. Türkiye Cumhuriyetin kuruluştan buyana ‘T’ harfi bile kalmadı. Cumhuriyet üzerinde bir oyun oynamak gerekiyorsa, birinci hedef o Cumhuriyeti kuran Atatürk’tür. Dolayısıyla getirilmek istenen eğitim sistemiyle Atatürk’e yapılması gereken bu tasarruf, eğer başarılı olursa bu cumhuriyetin yıkımı demektir. Bölgemizde çok önemli bir noktada bulunan Türkiye’nin paramparça olması demektir. Sadece cumhuriyetten değil, aynı zamanda bir vatandan da oluruz. Bizler anavatana Orta Asya’daki anavatandan geldik. Başka gidecek yerimiz yok. Koskoca bir Osmanlı İmparatorluğunu bitiren bağnaz ve yobaz yaklaşım, kurtuluş savaşıyla kazandığımız Anadolu için bugün emperyalizmin de etkisiyle elinden geleni yapmakta ve bir taraftan eğitimle, bir taraftan gençlerle, bir taraftan da onların elbette ki sevgiyle bağlı olduğu Atatürk’le, İsmet Paşa’yla uğraşmaktalar. Devlet Atatürkçü öğretmenler ve gençleri engellemeye çalışabilir ama hiç birimizin gönlündeki Atatürk sevgisini atamaz, cumhuriyet tarihinin bize kazandırmış olduğu değerleri yok edemez. Nehir tersine akamaz, bu eşyanın tabiatına aykırıdır.”
Yapılan konuşmalardan sonra basına ve kamuoyuna bir açıklama yapıldı. Açıklama şöyle:
Değerli Basın Mensupları
Bilindiği üzere 13 Ocak 2017 tarihinde Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz güncellenen öğretim programları çalışmaları kapsamında 172 sınıf düzeyi için 53 dersin taslak öğretim programının hazırlandığını belirtti.
Milli Eğitim Bakanı öğretmen, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşlarının, velilerin de görüşünün alınacağını söyleyerek buna "demokratikleşme, eğitimde çok seslilik ve çok görüşlülük" diyor.
Bu program önerisi incelendiği zaman:
1. Türkün ve Atatürk'ün olmadığı Türk milletinden bahsedilmediği
2. Ulus bilincinin yok sayıldığı, bunun yerinde tarikat ve cemaatlerin öne çıktığı
3. Biyoloji ders programlarından evrim teorisinin ve Darwin'in çıkarıldığı
4. Eski programda yer alan ders kitapları hazırlanırken "Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı ifadelere yer verilmemelidir" ilkesinin yeni programda yer almadığı
5. Edebiyat programlarında 9, 10, 11 ve 12. Sınıflarda konular arasında bulunan toplam 23 konu başlığına bu yeni önerilen programda yer verilmediği
6. Edebiyat programlarında "İnanç ve ibadet" değerleri adı altında "dua, din sevgisi, maddi ve manevi temizlik" gibi örnek konu başlıkları ve bunun yanında "iktisat, kanaat ve şükür" değerleri altında da tutumlu olma gibi örnek konu başlıklarının yer aldığı
7. "Cumhuriyete farklı bakan grup ve kültürlere yer verilir." anlayışıyla Cumhuriyet düşmanı anlayışların bu programlarda yer bulduğu," İstiklal Mahkemeleri'nin kuruluş gerekçeleri, işleyişi ve bu mahkemelere getirilen eleştirilere farklı kaynak ve görüşlerden alıntılar yapılarak yer verilir" denilerek karşı devrimin bu programlarda yer aldığı, "Şeyh Sait İsyanı, Mustafa Kemal'e suikast girişimi ve Kubilay Olayı'nın siyasi sebep ve sonuçları ve meydana getirdiği değişim farklı kaynak ve yaklaşımlardan alıntılarla anlatılmak istenerek devrim tarihimize karşı bir saldırının yer aldığı,
8. "Medeni Kanun'un Türk aile yapısı ve kadının toplumdaki yerinde meydana getirdiği değişimin tartışılması sağlanır." İfadesiyle kadının toplumda Cumhuriyet devrimiyle kazandığı bütün haklar sorgulandığı
9. "1913 tarihli Bab-ı Ali Baskını, Türkiye Cumhuriyeti'nde süren bir darbe geleneğinin başlangıcı olarak kabul edildiği vurgulanırır." ifadesiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin darbelerle anılan bir kimliğe büründürüldüğü görülmektedir.
Yukarıda yalnızca birkaçını açıkladığımız düşünceler bu programın niteliğini ortaya koymaya yetmektedir. Bu program TBMMde görüşülmekte olan Türk'süz ve Atatürk'süz anayasa girişiminin eğitimde yapılmak istenen altyapısıdır. Bu yönüyle bu program önerisi 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'na aykırıdır. Cumhuriyet eğitimini ve Cumhuriyet kurumlarım ortadan kaldırma girişimidir. Buna karşı bütün gücümüzle mücadele edeceğimizi, buradan haykırıyoruz.
KATILIMCI KURUMLAR: İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi - Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Tüm Öğretim Elemanları Derneği(TÜMÖD) - İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB) Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) İstanbul Şubeleri - Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Türkiye Liseliler Birliği {TLB) - Eğitim İş İstanbul 3 ve 4 Nolu Şubeler.


