İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Kentsel Dönüşüm Değişiklik Yasası Temel Haklara ve Anayasa’ya Aykırıdır

Kentsel Dönüşüm Değişiklik Yasası Temel Haklara ve Anayasa’ya Aykırıdır

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ve 09.11.2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 7471 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile 6306 sayılı Kanun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve birçok kanunda değişiklik yapılmıştır.

Yapılan değişiklikler, birçok yönden AİHS ve Anayasa’daki temel hakları ihlal etmektedir.

Düzenlemede yargılamanın adeta derhal tüketilmesi gereken bir prosedür olarak görüldüğü, işin esası ile ilgili hakkaniyetli bir yargılama yapılması amaçlanmadığı, tersine buna engel olacak mahiyette sınırlamalar getirildiği görülmektedir.

Tebliğ usulü, hakların kullanılabilmesi için özellikle önem arz etmekte iken hukukumuzda görülmedik şekilde istisnai yöntemlerle, bireylerin haklarını kullanmasına mâni olacak şekilde sürecin yürütülmesine yol açılmaktadır.

Mülkiyet, barınma, sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşam haklarını gözetmeyen, sosyal devlet anlayışı ile bağdaşmayan, idarenin her türlü engelden arındırılmış olarak istediği yere inşai faaliyette bulunma yolunu açan bu yasa, Anayasa’ya aykırıdır.  Yasanın bu haliyle uygulanmasının sosyolojik sonuçları olacağı, toplumsal barışı zedeleyeceği, yeni davalara yol açacağı, yargı yükünü arttıracağı ve yurttaşın hak arama özgürlüğünü zorlaştıracağı tartışmasızdır.

Özellikle temel hakları ilgilendiren konularda barolar, diğer ilgili meslek odaları, akademisyenler, uygulamacılar, STK’larla görüşülmeksizin ve görüş bildirildiğinde de görüşler dikkate alınmaksızın “oldu-bitti’ ile yasa çıkarma alışkanlığı derhal terk edilmelidir. 

Yasama organının keyfi düzenlemelerinin temel hakları ihlal etmesi halinde yurttaşlar tarafından Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılmasının ne derece önemli olduğu, bu yasa düzenlemesi sonrası bir kez daha açığa çıkmıştır. Son günlerde Anayasa Mahkemesi’nin yıpratılmasına yönelik tutumun bu yasa öncesine denk gelmesi de bu nedenle düşündürücüdür.

Avukatlık Kanunu’na göre insan haklarını korumak ve işlerlik kazandırmakla yükümlü olan baromuz, 6 Şubat depreminden sonra da yurttaşların mağduriyetinin azaltılması için aktif olarak çalışmış, Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi kurmuştur.

Sonuç olarak ilgili yasal düzenleme, adil yargılanma hakkı ve usuli güvencelerin sağlanması, mülkiyet hakkı, özel yaşam hakkı, barınma hakkı, konut dokunulmazlığı hakkı, mahkemeye erişim hakkı, etkili başvuru hakkı ve iki dereceli yargılama hakkı ile savunma ve hak arama özgürlüğünü ihlal etmektedir. Yasa ile, hukuki güvenlik, demokratik devlet ve hukuk devleti ilkeleri ihlal edilmekte, kanuni düzenlemenin bütününde AİHS ve Anayasa’da yer alan temel haklar göz ardı edilmektedir.

Çevre ve Kent Komisyonumuz tarafından hazırlanan, İnsan Hakları Merkezi ile Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi tarafından katkı sunulan raporu bugün basın ve kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Bu yasa ile temel hakları ihlal edilen yurttaşlarımızın da yargı yollarının tükettikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapabilirler. Ancak yasanın uygulanması ve yargı yollarının tüketilmesi aşamasında birçok yurttaş mağdur olacağı için bugün buradan ana muhalefet partisine bu yasanın iptali ve yürütmenin durdurulması için Anayasa Mahkemesi’ne dava açması çağırısında bulunuyoruz.

Ayrıca bu rapor, TBMM’de grubu olan tüm siyasi partilere de gönderilmiştir. Raporun hazırlanmasında emeği geçen tüm merkez ve komisyon üyelerimize tekrar teşekkür ederiz. 30.11.2023

İSTANBUL BAROSU 

 

Galeri

Kategori:Haberler