İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Katledilişinin 17. Yılında Uğur Mumcu’Yu Saygıyla Anıyoruz

Uğur Mumcu‘nun 24 Ocak 1993’te katledilişinden bu yana 17 yıl geçti. Bilimsel kimliğin seçkin hukukçuluğun, çağdaşlıktan, halktan, emekten yana mücadeleye adanmış onurlu bir yaşamın sembol adıdır Uğur Mumcu.

Katledilişinin 17. Yılında
Uğur Mumcu’Yu Saygıyla Anıyoruz

Uğur Mumcu‘nun 24 Ocak 1993’te katledilişinden bu yana 17 yıl geçti.  Bilimsel kimliğin seçkin hukukçuluğun, çağdaşlıktan, halktan, emekten yana mücadeleye adanmış onurlu bir yaşamın sembol adıdır Uğur Mumcu.

Emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı mücadelenin simgesi, işçinin, köylünün emeğini sömürenlerin,  kamu varlıklarını yağmalayanların, ölüm tacirlerinin, hortumcuların korkulu rüyası 17 yıldır aramızda yok!

Cumhuriyet’in, çağdaşlığın, Atatürk İlkelerinin, ulus devletin, milli bağımsızlığın soylu savunucusunun yokluğunda her türlü insani değerin hasımları 17 yıldır rahat uyumaktalar. Ruhunu, kalemini, kimliğini sömürünün, halk ve ulus düşmanlarının hizmetine sunmuş piyasa aydınları onun yokluğunda gazete sütunlarında, televizyon ekranlarında yalanlarını daha rahat savurmaktalar.

Türkiye Cumhuriyeti tüm kurumlarıyla tasfiye edilinceye kadar tam gün mesaisiyle emperyalizmin hizmetine sunduğu kalemiyle, kelamıyla toplum bilincini bombardımanla görevli Ali Kemal ardılları Mumcu’nun yokluğunda fazlasıyla mutlular. 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesiyle, çağdaş demokrasiyle, ulus devletin denge kurumlarıyla doku uyuşmazlığı içindeki güç odakları Uğur Mumcu’suz bir ortamda rejimle daha rahat hesaplaşabileceklerini düşünmektedirler.

Türk ulusu, Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ ün mirası ile hesaplaşmanın zamanın geldiğini düşünen Damat Ferit‘in günümüzdeki mirasçıları, Kuvayı Milliye düşmanı Kuvayı İnzibatiye artıkları O’nun yokluğunda ulus devlete daha rahat saldırabilmektedirler.

Yakın bir zaman dizgesinde katledilen Uğur Mumcu, Prof. Dr. Muammer Aksoy, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Doç. Dr. Bahriye Üçok, Dr. Necip Hablemitoğlu gibi bilim insanı seçkin aydınların ortak özelliklerine dikkat edilmelidir: Atatürk’le, laik, çağdaş, demokratik rejimle, kısacası Türkiye Cumhuriyeti ile özdeşleşmiş kişiliklerdir. Atatürk’ ün tanımıyla Cumhuriyet’ in soylu koruyucularıdır.

Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünden, çağdaşlıktan yana olan bilim insanları katledilerek aydınlara ve Türk ulusuna gözdağı verilmiştir. Bilim insanlarına, Türk halkının bağımsızlığını savunan kişi ve kurumlara,  Atatürk’te, Cumhuriyet’te, bağımsızlıkta, çağdaşlıkta ısrarlı olmaları durumunda kendilerini de aynı akıbetin beklediği ihtar edilmektedir!

Türkiye Cumhuriyeti’nin ulus devletten, üniter yapıdan vazgeçmesi, ABD ve AB emperyalizminin dayatmaları doğrultusunda kendisine verilen yeni rolü kabullenerek etnik ve mezhepsel olarak parselasyona uğraması telkin edilmektedir. Ulus birliğinin dağılmasıyla alt kimliklere bölünerek birbirlerine yabancılaşan kitlelerin boğazlaşmasıyla ikinci Yugoslavya trajedisinin ülkemizde yaşanması istenmektedir.

Emperyalizmin kirli, kanlı oyunlarını, ayrıştırıcı, yabancılaştırıcı, düşmanlaştırıcı açılımlarını çok önceden görüp ulusuna karşı erken uyarı görevini yapması Uğur Mumcu’nun yaşamına mal oldu. Halkımız bu soylu evladının kanlı katillerinin ardındaki asıl gücü, azmettiriciyi, Türk ulusunun ve dünyanın tüm mazlum halklarının amansız düşmanı olan emperyalizmi ve yerli işbirlikçilerini çok iyi tanımaktadır.

Ezilenlerin dostu, ezenlerin, sömürenlerin hasmı, onurlu kalem, Cumhuriyet’ in soylu koruyucusu, Türk ulusunun seçkin evladını saygıyla, özlemle anıyoruz.

İstanbul Barosu 132 yıllık geçmişiyle ülkemizin en köklü hukuk kurumlarından biri olmanın verdiği sorumlulukla, Uğur Mumcu’nun uğruna hayatını verdiği değerlerin savunucusu olmaya devam edeceğini kamuoyuna saygıyla duyurur.

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Kategori:Haberler