İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Kanuna Aykırı Teknik İzlemeler İle Kişilerin Özel Yaşamlarının İhlali Engellenmelidir

İstanbul Barosu Başkanlığınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazılan yazıda, gerek kamu görevlileri, gerekse de kamu görevlisi olmayanlarca kanuna aykırı iletişimin denetlenmesi ve teknik izlemeler ile kişilerin özel yaşamlarının ihlalinin engellenmesine yönelik girişimlerde bulunulması istendi.

Kanuna Aykırı Teknik İzlemeler İle Kişilerin Özel Yaşamlarının İhlali Engellenmelidir

İstanbul Barosu Başkanlığınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazılan yazıda, gerek kamu görevlileri, gerekse de kamu görevlisi olmayanlarca kanuna aykırı iletişimin denetlenmesi ve teknik izlemeler ile kişilerin özel yaşamlarının ihlalinin engellenmesine yönelik girişimlerde bulunulması istendi.

Söz konusu yazıda, avukatla müvekkili arasında yapılan her türlü görüşmenin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 154. maddesi uyarınca mutlak olarak dinlenemeyeceği düzenlemeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

İstanbul Barosu Başkanlığınca TBMM Başkanlığına yazılan 5 Kasım 2009 tarih ve 51530 Gündem sayılı yazı şöyle:

Baromuz üyesi iki meslektaşımızın Başkanlığımıza sunmuş oldukları 19.10.2009 gün ve 51530 kayıt tarihli müşterek dilekçelerinde; müvekkilleri Emniyet Genel Müdür Yardımcısının Beşiktaş'ta bulunan Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesinde sorgusunun yapılmak üzere beklenmesi esnasında, müvekkilleri ile yaptıkları görüşmenin, medyada İstanbul Emniyet Müdürlüğünde istihbarat görevlisi olarak geçen bir kişi tarafından anahtarlık görünümündeki bir cihazla ses ve görüntünün kaydedildiği, müvekkilleri tarafından durumun fark edilmesi üzerine Cumhuriyet Savcısının talimatı ile kişinin yakalandığı, özel yaşamın gizliliği ve avukat-müvekkil mahremiyetini ihlal eden bu olayla ilgili CMK 250. madde ile görevli Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, 2009/54939 soruşturma no ile işlem gördüğü bildirilmiştir.

Özellikle son zamanlarda bu ve bu olaya benzer nitelikte kişilerin özel yaşam alanını ihlal eden kanuna aykırı görüntü ve ses kaydının yapıldığı, bu tür cihazların internetten ve her yerden rahatlıkla temin edilebildiği, teknik takip yöntemi ile kişiler hakkında bilgi toplayan ve bu teknik cihazlarla bunları belgelendiren, yasal dayanaktan yoksun faaliyette bulunan kişi veya şirketlerin bulunduğu, internet ve basında bu yönde reklâm dahi yapıldığı görülmektedir.

Devletin dahi istihbarat faaliyetleri çerçevesinde yapabileceği iletişim denetlemesi ve teknik araçlarla izleme tedbiri, anayasal haklardan olan haberleşme özgürlüğü ve özel yaşamın gizliliği haklarını ihlal etmesi nedeni ile özel yetki ile 2259 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetler Kanunu'nun Ek-7. maddesi ile suç türleri sınırlandırılarak, tedbire başvuru için süreler öngörülerek ve de tedbir için hakim kararı aranarak koşulara tabi tutulmuş, adli nitelikteki iletişimin denetlenmesi ve teknik araçlarla izleme ise Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca koşullara tabi kılınmıştır.

Söz konusu olayın gerek özel yaşamın gizliliğinin ihlali, gerekse de avukatla müvekkili arasında yapılan her türlü görüşmenin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 154. maddesi uyarınca mutlak olarak dinlenemeyeceği düzenlemeleri çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir. Yine bu yönde gerek kamu görevlileri, gerekse de kamu görevlisi olmayanlarca kanuna aykırı iletişimin denetlenmesi ve teknik izlemeler ile kişilerin özel yaşamlarının ihlalinin engellenmesine yönelik girişimlerde bulunulması hususunu bilgi ve takdirlerinize sunarım.

Saygılarımla.

Av: Muammer AYDIN

İstanbul Barosu Başkanı

Kategori:Haberler
Kanuna Aykırı Teknik İzlemeler İle Kişilerin Özel Yaşamlarının İhlali Engellenmelidir | İstanbul Barosu