Kadının Sağlık Hakkı

İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezince düzenlenen ‘Kadının Sağlık Hakkı’ konulu panel, 19 Mart 2019 Salı günü Saat 13.30’da İstanbul Adalet Sarayı Konferans Salonunda yapıldı.
Sağlık Hukuku Merkezi Başkanı Av. Burcu Öztoprak Alsulu, ‘Kadının Sağlık Hakkı’ panelini baronun çok yoğun çalışmaları yüzünden 8 Mart Dünya Kadınlar Haftasında gerçekleştiremediklerini, o nedenle kısa gecikme yaşandığını söyledi. Alsulu, Panelde, kadının sağlık hakkı konusunun uzmanlar tarafından enine boyuna ele alınacağını bildirdi.
Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Dr. Ayça Özok Ener, sağlığın ulusal ve uluslararası hukuk kaynaklarında da, yalnızca hastalık olmayışı değil zihinsel, fiziksel ve sosyal anlamda da tam bir ‘iyi olma’ olarak tanımlandığını söyledi.
Tıp ve teknolojideki ilerlemelere, ulusal ve uluslararası düzenlemelere karşın, halen gerek dünyada gerekse ülkemizde kadın sağlığı ile ilgili iyileştirilmesi gereken pek çok konu bulunduğunu belirten Ener, cinsiyete dayalı ayrımcılığın kadınlar için sağlıkta dezavantajlara yol açtığını, bu hususun Dünya Sağlık Örgütünün raporlarında da açıkça belirtilmiş olduğunu bildirdi.
Ayça Özok Ener, “Sağlıkta toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanamaması nedeniyle cinsel sağlık ve üreme sağlığı sorunları, AIDS, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve kadına yönelik şiddet maalesef kadınlar ve toplumlar için ciddi anlamda tehdit oluşturuyor. Sağlıklı kadın, sağlıklı toplum ve sağlıklı gelecek nesiller demektir. Bu nedenle kadının sağlık hakkı hayati önem taşıyor” dedi.
Panelin açılışında konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, dayanma gücünü bilgiyle artırmanın şart olduğunu söyledi.
Farklı disiplinlerden bir araya gelindiğinde çok benzer sorunların paylaşıldığının görüldüğünü, bunun dayanma gücümüzü artırdığını belirten Feyzioğlu, “Dayanma gücünün artması umudun artması demektir. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” sözü bize rehber olmalıdır. Biz umudu, bir araya gelip bilgiyi çoğalttığımız sürece hep canlı tutacağımıza inanmışımdır” dedi.
Bilgiye sahip olanların en sıkıntılı sistemlerde bile ağır aksak da olsa sonuca ulaştıklarının görüldüğünü kaydeden Feyzioğlu, şöyle devam etti: “Örneğini Türkiye’de adalet belki yavaştır, topaldır, fakat bir gün bir şekilde menzile ulaşır. Menzile ulaşırken doğru bilgiye zorunluluk vardır. Bunu sağlamak açısından son derece önemsiyorum”.
Metin Feyzioğlu, konuşmasının devamında; Türkiye Barolar Birliğinin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Feyzioğlu, örneğin Hukuk okuryazarlığı, toplumsal şiddete karşı mücadele ve müzede eğitim çalışmalarıyla ilgili gelişmeleri anlattı.
Açılış konuşmalarından sonra panele oturumlarına geçildi. İlk oturumu İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Dr. Ayça Özok Ener yönetti.
Bu oturumda İstanbul Barosu Üyesi Av. Habibe Yılmaz Kayar, ‘Sağlıkta Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık’, İstanbul Barosu Üyesi Av. İlker Burgaç, ‘Üreme Hakları’, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Yorulmaz, ‘Kadın Hastalıkları ve Doğum Uygulamalarında medikolegal Yaklaşımlar’ konulu sunum yaptı.
Tokat Devlet Hastanesi doktorlarından Kübra Irmak’ın konuşmasından sonra soru cevap bölümüne geçildi.
İkinci oturumu İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Selahattin Meriç yönetti.
Bu oturumda, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevtap Metin ‘Etik ve Hukuki Boyutuyla Kürtaj’, Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yener Ünver ‘Çocuk Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma Suçu’, Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fulya İlçin Gönenç’ ‘Yardımcı Üreme Tekniklerinde Soybağı’ konulu bildiriler sundular.
Oturum sonunda uygulanan soru/cevap bölümünden sonra konuşmacılar birer Teşekkür Belgesi verildi.


