İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kurumların Görevleri

İstanbul Barosu kadın Hakları Merkezince düzenlenen

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kurumların Görevleri

 

 

İstanbul Barosu kadın Hakları Merkezince düzenlenen ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kurumların Görevleri ve 6284 Sayılı Yasa ve Uygulama Sorunları’ konulu panel 25 Kasım 2013 Pazartesi günü saat 14.00’da Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.


25 Kasım Kadına Karşı Şiddeti Önleme Günü nedeniyle düzenlenen panelin açılışında konuşan Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Hale Akgün,  şiddeti önleme konusunda uluslar arası sözleşmelerin yanı sıra kanunların da bulunmasına rağmen şiddetin azalmadığını, artarak devam ettiğini söyledi. Akgün konuşmasında, Kadınların insan haklarının temeli olan yaşam hakkı başta olmak üzere ekonomik, sosyal, kişisel yaşamında özgürlüğü ihlal edildiğine vurgu yaptı.

Paneli, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın hakları Merkezi Koordinatörü Av. Aydeniz Alisbah Tuskan yönetti. Tuskan, panelde, kadına yönelik şiddette kurumların görevlerinin ele alınacağını ve 6284 sayılı yasanın uygulama sorunları üzerinde durulacağını bildirdi. Tuskan, kadına yönelik şiddette gelinen noktayı işaret ederek, kardın-erkek eşitliği fiilen ve hukuken sağlanmadıkça, sosyal devlet ilkeleri yaşama geçirilmedikçe sorunları çözmenin mümkün olmadığını söyledi.

Panelde konuşan Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı İnci Beşpınar, kadına yönelik şiddetle mücadele gününü bir güne değil bir yıla yaymak ve şiddet konusunda toplumdaki algıyı değiştirmek gerektiğini belirtti. Etek boyundan kaç çocuk yapacağına kadar kadınların özel yaşamlarına müdahale edildiğini kaydeden Beşpınar, oysa sosyal devlet gereği şiddetle mücadelede bir devlet politikası olması gerektiğini, bu olmadığı için sorumluluğun yerel yönetimlere düştüğünü bildirdi. Beşpınar, donanımsız, eğitimsiz ve işsiz kadınların şiddetle mücadelesinin oldukça zor olduğunu altını çizdi.

Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Nermin Figen Özer, 6284 sayılı kanuna göre kurulan Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezlerine (ŞÖNİM) İstanbul Barosunun Türkiye’de eşi görülmeyen bir destek sağladığını, bu merkezde Adli Yardım hizmeti verdiğini söyledi. Özer, İstanbul’da 10 adet ŞÖNİM bulunduğunu belirtti ve bu merkezlerde verilen hizmetler, merkezlerin kadrosu ve çalışma yöntemleri hakkında istatistikî bilgiler verdi.

Sarıyer Belediyesi Sosyal Hizmet Uzmanı Şirvan Şimşek, Sarıyer ilçesinde kadın sığınma evi için yer aradıklarını, kadınlara yönelik sosyal hizmet çalışmaları yaptıklarını, okuma-yazma, dikiş-nakış kursları açtıklarını, kadınları ekonomik yönden güçlendirmeye çalıştıklarını anlattı.  

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Genel Başkanı Av. Nazan Moroğlu, sivil toplum kuruluşlarının tüm uyarılarına rağmen, 6284 sayılı kanunun altyapısı hazırlanmadan kabul edilerek yürürlüğe sokulduğunu, kanunun uygulanması için yönetmeliğin halen çıkarılmadığını, bu nedenle uygulamada sorunlar yaşandığını bildirdi. Kadına yönelik şiddetle mücadele için çıkarılan kanunun omurgasının ŞÖNİM’ler olduğunu, bu merkezin bütün illerde kurulması gerektiğini belirten Moroğlu, ancak kanunun geçici 1. Maddesinin buna izin vermediğini, pilot uygulama olarak başlatıldığını söyledi. Devletin bu konuda samimi olmadığını vurgulayan Moroğlu, 6284 sayılı yasayı ‘keyfi bir yasa’ olarak niteledi ve kurumlar arasında bir koordinasyonun kurulamadığını ve işlerin el yordamıyla yürütülmeye çalışıldığını anlattı.

Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Kahraman Eroğlu, kendisinin İstanbul sosyal Hizmetler İl Müdürü iken yaptığı çalışmalarından örnekler verdi. Eroğlu, 6284 sayılı yasa hazırlanmadan önce sivil toplum kuruluşlarından görüş alınmadığını, yasaya göre oluşturulan kurumların başına hükümete yakın kişilerin atandığını, oysa bu kuruluşlardan verim almak için ihtisas sahibi kişilerin bu işlerin başında olması gerektiğinin altını çizdi. Eroğlu, daha önce açılan toplum merkezlerinin tek tek kapatıldığını, kadınların bilinçlendirilmesinin önlendiğini, oysa kadınla erkeği eşit birey olarak görmedikçe şiddeti önlemede yol almanın mümkün görülmediğini anlattı.

Konuşmaların tamamlanmasından sonra konuşmacılar, katılımcıların sorularını yanıtladılar. Daha sonra konuşmacılara günü anısına birer Teşekkür Belgesi verildi.

Galeri

Kategori:Haberler
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kurumların Görevleri | İstanbul Barosu