Kadın - Erkek Eşitliği Anayasada Açık İfadelerle Yer Almalıdır
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan ve İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Av. Nazan Moroğlu düzenledikleri basın toplantısında yeni Anayasa Taslağının kamuoyunda büyük tedirginlik yarattığını bildirdiler.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan ve İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Av. Nazan Moroğlu düzenledikleri basın toplantısında yeni Anayasa Taslağının kamuoyunda büyük tedirginlik yarattığını bildirdiler.
21 Eylül 2007 Cuma günü saat 10.30’da İstanbul Barosu Merkezinde düzenledikleri basın toplantısında İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezinden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Handan Doğan, çeşitli sivil toplum kuruluşlarından Av. Şükran Eroğlu, Av. Oya Arman, Adnan Türkan, Pınar Akkoç, Av.Vecihe Tunca, Gülsevil Erdem, Perihan Ergun, Özen Demircioğlu ve Av. Nilgün Çevikel de hazır bulundu.
Tuskan ve Moroğlu, yeni Anayasa Taslağının kadın-erkek eşitliği konusunda yürürlükteki anayasadan da geri hükümler taşıdığını, kadınların, yaşlılar, çocuklar ve engelliler gibi korumayı gerektiren sınıfa sokulduğunu, eşitliğin göz ardı edildiğini anlattılar.
Tuskan ve Moroğlu, Taslakta yer alan bu hükme karşı şöyle bir öneride bulundular: “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu amaçla alınacak geçici özel önlemler ve yapılacak düzenlemeler imtiyaz sayılmaz.”
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan ve İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Av. Nazan Moroğlu’nun basın toplantısında şu açıklamayı yaptılar:
“Hükümetin hızla çıkarmak istediği yeni “sivil ?” Anayasa için hazırlattığı Taslak, kamuoyunda büyük tedirginlik yarattı. Hükümet tarafından henüz ortada tamamlanan bir metin olmadığı söylenmekle birlikte, AKP tarafından bilim adamlarına ısmarlanan “öncü Taslağa” bir TV kanalının internet sitesinde yer verildi. Bu taslağı okuyan toplumun büyük çoğunluğunda ve birçok kurumda cumhuriyetimizin temel kuruluş felsefesinin, laikliğin, Atatürk ilke ve devrimlerinin göz ardı edildiği endişesi uyandı. Sivil ve demokratik söylemlerle, fakat toplumsal mutabakat olmadan gizli kapılar ardında adları Taslakta yer alan bilim adamları tarafından hazırlanmakta olan yeni Anayasayı bir TOPLUM SÖZLEŞMESİ niteliğinde görmek mümkün değildir. Demokrasi adına Anayasaya “yüksek öğrenim kurumlarında kılık kıyafetle ilgili serbestlik” koyarsanız “benim kurallarım yargı kararlarının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi görüşünün üstündedir” anlayışını sergilerseniz, Cumhuriyetin temel ilkesine, laikliğe darbe indirirsiniz. O zaman bu demokrasi Hukuk devleti olmaktan çıkar.
Kamuoyuna duyurulan Taslakta, bir yandan kadınlara “üniversitelerde turban serbestîsi” kazanım olarak sunulurken, öte yandan yürürlükteki kadın erkek eşitliği kuralının çıkarılmış, kadınların adeta kısıtlı konumuna getirilmiş olduğu görülmektedir (md.9/3).
Anayasa Taslağı Gerekçesinde, “çocuk haklarının” özel olarak düzenlenerek anayasal güvenceye kavuşturulduğundan söz edilirken, yürürlükteki kadın hakları kuralına taslakta yer verilmemiş olması dikkat çekicidir.
Yürürlükteki anayasa ile taslaktaki ‘eşitlik’ kuralını karşılaştırdığımızda kadın haklarının nasıl göz ardı edildiği açıkça görülmektedir. Laikliğin zedelendiği, kadın haklarının geriletildiği bu anlayış bizi hangi demokrasiye götürecektir?
Yürürlükteki Anayasa:
Kanun Önünde Eşitlik
MADDE 10. – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
Taslak Metin:
Eşitlik
Madde 9- (1) Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(2) Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
(3)Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korumayı gerektiren kesimler için alınan tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.
(4) Devlet organları ve idare makamları, bütün eylem ve işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
Amacımız, demokrasinin en önemli kriteri ve olmazsa olmaz koşulu olan “kadın erkek eşitliğinin” Anayasa’da açık ifadelerle yer alması talebimizi kamuoyuna duyurmaktır.
Kadın Kuruluşları ve kadın hukukçular olarak Anayasa’nın “eşitlik” maddesinde aşağıdaki şekilde bir düzenlemeye yer verilmesini istiyoruz.
ÖNERİMİZ:
“Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu amaçla alınacak geçici özel önlemler ve yapılacak düzenlemeler imtiyaz sayılmaz.”


