İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Kadın Cineyetlerinde Takdiri Hafifletici Sebepler Ve Tahrik İndirimi

İstanbul Barosu Başkanlığı, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği

Kadın Cineyetlerinde Takdiri Hafifletici Sebepler Ve Tahrik İndirimi

İstanbul Barosu Başkanlığı, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği ve Türkiye Barolar Birliği Eğitim merkezinin birlikte düzenledikleri ‘Kadın Cinayetlerinde Takdiri Hafifletici Sebepler ve Tahrik İndirimi’ konulu panel 7 Haziran 2016 Salı günü saat 13.00’da İstanbul Adalet Sarayı Konferans Salonunda yapıldı. Toplantıya İstanbul Adliyesi Adalet Komisyonu Başkanı Sayın Ayhan Ayan ve Adalet Komisyonu üyesi Sayın Serap Durmaz, Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Av. Berra Besler, İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Av.Aydeniz Alisbah Tuskan, Sakarya Barosu’ndan avukatlar ve STK temsilcileri katıldılar.

Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Türk Hukukçu Kadınlar Derneği Başkanı Av. Süreyya Turan, son yıllarda ülkemizde terör ve kadın cinayetleri konusunda çok acı günler yaşandığını söyledi. Kadına yönelik şiddetin sadece bir kadın sorunu değil, bir insanlık sorunu olduğuna dikkat çeken Turan, kadın cinayetlerini bir insanlık suçu olarak niteledi ve en temel hak olan yaşam hakkının ihlal edildiğini bildirdi.

Kadınlara yönelik cinayet işleyen kişilerin cezalandırılmaları sadece bir olayın sonucu olduğunu ve sorunun çözümü olmadığını belirten Süreyya Turan,  “Önemli olan şiddetin cinayet işlenmeden önlenmesi ve süregelen şiddetin hemen durdurulmasıdır.  Bunun için de bireye, aileye, topluma ve devlete çok önemli sorumluluklar düşmektedir” dedi.

Yasaların uluslararası özleşmelere uygun olarak çıkarılması, ne yazık ki kadın cinayetlerinin işlenmemesine yetmiyor” diyen Turan, sorunun toplumsal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini, bu alanda eğitsel, ekonomik, sosyal ve kültürel önlemlerin yanı sıra toplumda cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının da büyük önem taşıdığını kaydetti. Turan, eşitliği sağlayıcı en temel fonksiyon olan eğitim sisteminin, buna göre düzenlenmesi gerektiğini, Dernek olarak önümüzdeki süreçte bu yönde yoğun çalışmalar yapmayı planladıklarını anlattı.  

Açılışta konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Av. Berra Besler, her gün yeni yeni toplumsal travmalar yaşandığını söyledi. Besler şöyle devam etti: “Her gün şehit haberleriyle uyanıyoruz. Bir yanda terör,  diğer yanda kadınlara şiddet ve çocuklara tecavüz olaylarıyla sarsıldığımız; insan hakları, yargı bağımsızlığı, basın ve ifade özgürlüğü, kadın-erkek eşitliği gibi çağdaş değerlerden hızla uzaklaştığımız; ortak değerlerimiz olan milli bayramların kutlamasına yasak getirildiği, laik eğitim sisteminin tasfiye edilmek istendiği, emekçilerin güvencesiz bırakılarak bir köle düzenine mahkûm edilmeye çalışıldığı ve son olarak bütün bunlar yetmiyormuş gibi Federal Almanya Meclisinin son derece incitici bir üslupla siyasetçilerin değil ancak tarihçilerin alanına giren 1915 olaylarının hiçbir mahkeme tarafından tespit edilmediği halde ve asla kabul edemeyeceğimiz bir kararla ‘soykırım’ olarak tanımladığı çok zor günler yaşıyoruz”.

İnsanın en temel hakkı olan yaşama hakkının gasp edildiğini, şiddetin tırmandığı, çağdaş değerlerin yıpratıldığı dönemlerde en fazla zararı çocuklar ve kadınların gördüğünü belirten Berra Besler, Uluslar arası hukukun bütün çabalarına rağmen hem dünyada hem de ülkemizde cinsiyet ayrımcılığının, kadına yönelik insan hakları ihlalleri bakımından utanç verici bir düzeyde olduğunu vurguladı.

Cumhuriyetin temelini oluşturan laiklik, sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleri aşındıkça kadın erkek eşitliğinin gerilediğine işaret eden Besler, “Kadınların hayatını hukukun değil, kadına dayatılan erkek egemen zihniyetin şekillendirdiği toplumsal bakışın hükmettiğini görüyoruz. İnsan hakları ihlallerine, kadına yönelik her türlü ayrımcılığa, erkek egemen şiddete karşı, demokrasiye ve eşit yurttaşlık için bu ülkenin aydınlık kadınları ve erkekleriyle birlikte omuz omuza mücadele etmek zorundayız” dedi.

Açılış konuşmalarından sonra panel oturumlarına geçildi.

Panelin ilk oturumunu, Türk hukukçu kadınlar Derneği Başkan Yardımcısı, Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pelin Güven yönetti.

Bu oturumda İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Av. Prof. Dr. Serap Keskin Kiziroğlu, ‘5237 sayılı Türk Ceza Kanununda Kadınlara İlişkin Hükümler’ konulu bir sunum yaptı.

Aynı oturumda Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nur Centel de eleştirel bir yaklaşımla 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan cezanın hafifletilmesi nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Panelin ikinci oturumunu İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Türk Hukukçu Kadınlar Derneği Başkanı Av. Süreyya Turan, yönetti. Bu oturumda Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu, kadına yönelik şiddette haksız tahrik ve iyi hal uygulamaları konusunu ele aldı.

Panelin son konuşmacısı Yargıtay Ceza Dairesi Üyesi Hatice Gürsoy, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine ilişkin Yargıtay uygulamalarından örnekler verdi.

Oturum sonlarında soru-cevap bölümü uygulandı.

Panel sonunda katılımcılara birer Teşekkür Belgesi verildi.

Galeri

Kategori:Haberler