İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi , İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Ortak Basın Açıklaması

“Kadının İnsan Hakları Mücadelemiz Sürüyor”
Günümüzde 8 Mart’lar kadınlara karşı ayrımcılığın kaldırılması, kadına yönelik şiddete son verilmesi, eşit hak – eşit temsil istemlerinin dile getirildiği ve kadın sorunlarına çözüm getirilmesinin bir kez daha talep edildiği gündür.
Bundan 156 yıl önce 1857 yılında, ABD'nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında çalışankadınların eşit işe eşit ücret ve günde 8 saat çalışma ve doğum izni talepleriyle eşitlik mücadelesini başlattıkları ve hakları uğruna can verdikleri gündür. Atölyede çıkan yangında 129 kadın yanarak öldü.Ama bu olay tarihin derinliklerine gömülmedi.
Daha sonra 1910 yılında Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin,yaşamını yitiren 129 kadın işçinin anısına 8 Mart'ınDünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi. 19 Mart 1911'de Almanya, Avusturya ve Danimarka'da kutlandı. Dünya Kadınlar Günü 'nün 8 Mart'ta kutlamasına ise 1972 yılında Sidney'de yapılan Mart Hareketi adlı büyük bir organizasyonla başlandı.
Birleşmiş Milletler'in 1975-1985 yılları arasında "Kadın On Yılı" ilan etmesinin ardından 16 Aralık 1977'de BM Genel Kurulunda 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanmasına karar verildi. Öneri oy birliğiyle kabul edildi.
Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıllardır yürüttüğü eşitlik ve özgürleşme mücadelesinin anıldığı ve kadınların güncel sorunlarının ve taleplerinin kamuoyuna duyurulduğu bir gün haline geldi.
Günümüzde 8 Mart’lar eşitlik mücadelesi günü olarak anılmakta ve kadının insan haklarının gelişmesini sağlamak amacıyla etkinlikler yapılmaktadır.
8 Mart, kadınlara karşı ayrımcılığın, kadına yönelik şiddetin, her gün sayıları artan kadın cinayetlerinin, karar mekanizmalarında yer alamamalarının ve tüm kadın sorunlarının bir kez daha dile getirildiği gün olmaya devam ediyor.
8 Mart 2012 tarihinde kabul edilen 6284 sayılıAilenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un birinci yılında yasaların yaşama geçmesi için önce kurumsal alt yapının hazır olmamasından, uygulayıcılara yönelikyasa ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitiminin göz ardı edilmesinden kaynaklanan olumsuzluklar yaşandı, yine kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet acımasızca sürdü.Bu 8 Mart’ta da, demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olan kadın erkek eşitliğinin, aileden başlayarak toplumsal yaşamın her alanında, eğitimde, çalışma yaşamında, siyasette çağdaş standartlarda yasal temele dayandırılmasını ve uygulamaya geçirilmesini;
Ailede, iş yerinde, sokakta kadına yönelikekonomik, fiziksel, sözel, cinsel ve psikolojik şiddete son verilmesini; kadınların şiddete karşı korunmasını, yasal haklarını kullanmalarında karşılaştıkları engellerin kaldırılmasını, siyasette eşit olarak yer almasını istiyoruz.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi ve İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği olarak, modern toplumun en önemli gereklerinden biri olan temel eğitimin kesintisiz olmasını ve eğitimin her kademesinde fırsat eşitliğinin sağlanmasını;toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaşama geçmesi için kararlı bir devlet politikasının uygulanmasını; Atatürk ilke ve devrimleri ışığında gerçek demokrasi için kadın erkek eşitliğinin yaşama geçirilmesini bekliyoruz.
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI


