İstanbul Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av.Aydeniz Alisbah Tuskan Velayet Konusunda Komisyonun Görüşünü Açıkladı
VELAYET ; Ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitimini sağlama menfaatini göz önüne alarak onu yetiştirmek için çocukların üzerinde kullanılan bir haktır. Çocuk hakkında gerekli kararları çocuğun menfaati doğrultusunda anne – baba alır ve uygular. Onun eğitimini sağlayarak çocuğu yetiştirirler.

VELAYET ;
Ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitimini sağlama menfaatini göz önüne alarak onu yetiştirmek için çocukların üzerinde kullanılan bir haktır. Çocuk hakkında gerekli kararları çocuğun menfaati doğrultusunda anne – baba alır ve uygular. Onun eğitimini sağlayarak çocuğu yetiştirirler.
M.K 335. Maddeye göre; Ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır. Ana ve baba evli değilse velayet anneye aittir. ( M.K 336)
Medeni kanunda evliliğin genel hükümleri evlilik birliğinde eşler çocukların bakımına , eğitimine ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. ( 185. Maddeye göre)
Çocuklar bakımından ana babanın haklarıyla ilgili şunları söyleyebiliriz; boşanma ve ayrılık sırasında ana baba dinlenildikten sonra, çocuk vesayet altında ise vasi dinlenildikten sonra tespit edilir ve ana- babanın çocukla kişisel ilişkisi hakim tarafından düzenlenir. Çocuk ile kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun;
1- Sağlık
2- Eğitim
3- Ahlak bakımından yararları
esas tutulur. Boşanma sırasında velayetin verilmediği eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak zorundadır. Bu durun değişirse hakimin yine takdir hakkı vardır. Anne babanın evlenmesi , başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu olması halinde hakim re’sen veya ana babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. ( M.K 183)
M.K ‘da kısaca çocuk ile ilişkiler evlilik ve boşanma halinde çocukla ilgili münasebet ve haklara değindikten sonra şahsi münasebet yani çocukla velayeti olmayan anne veya babanın ilişkisi ve onunla görüşemediği takdirde İcra İflas Kanunu Hükümlerine göre ne yapılması gerektiği İ.İ.K 25. Maddede belirtilmektedir.
Çocuk teslimine dair 24. Maddede yazılı şekilde bir icra emri karşı tarafa gönderilmek suretiyle borçluya 7 gün içinde çocuğun teslimini emreder. Borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede bulunursa bulunsun ilam yani karar zorla icra olunur. Bu durum icra müdürü tarafından çocuğu göstermeyen tarafa yani borçluya tebliğ edilir. Ayrıca aykırı bir hareketin 341. Maddeye göre cezalandırılacağı ihtar olunur. İİK. 25. Maddeye göre icra müdürü ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı , pedegog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın bunların olmadığı yerde bir eğitimcinin hazır bulunması suretiyle çocuk teslimi gerçekleştirilir.
İcra emrinde olması gerekenler şunlardır ;
- Çocuğun 7 gün içinde teslimi,
- Teslim edilmediği takdirde ,İİK 341 gereği cezalandırılacağı yazılır
Borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede olursa olsun ilam hükmü zorla icra edilir. Çocuk teslimi emrinde icra sırasında çocuğu gizleyen tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere iştirak edenler şikayet üzerine tetkik mercii tarafından 2 aydan 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Yeni TCK. nun 8. Bölümün “aile düzenine karşı suçlar” başlığı altında aile hukukundan kaynaklana yükümlülüğün ihlali 233. Maddede düzenlenmiştir. TCK 233. Maddeye göre aile hukukundan doğan bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi şikayet üzerine 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. TCK. 234. Maddenin 1. fıkrasında da çocuğun kaçırılması ve alıkonulması ile ilgili olarak velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın yada 3. Derece dahil kan hısmının 16 yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanında cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
2. Fıkrada fiil cebir ve tehdit kullanarak işlenmişse yada çocuk henüz 12 yaşını bitirmemiş ise ceza bir kat oranında arttırılır.


