İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

İstanbul Barosu: “Her Türlü İnsan Hakları İhlallerine Karşı Hukuktan, Haklıdan, İnsanlık Değerlerinden Yana Mücadelemizi Sürdüreceğiz”

10 Aralık 1948 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin Birleşmiş Milletler Üçüncü Genel Kurulunca kabul ve ilanından bu yana 58 yıl geçti.

İstanbul Barosu: “Her Türlü İnsan Hakları İhlallerine Karşı Hukuktan, Haklıdan, İnsanlık Değerlerinden Yana Mücadelemizi Sürdüreceğiz”

10 Aralık 1948 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin Birleşmiş Milletler Üçüncü Genel Kurulunca kabul ve ilanından bu yana 58 yıl geçti. 20.yüzyılda insanlığa büyük acılar veren, yıkımlar getiren iki dünya savaşından sonra, hem savaşların önlenmesi, hem de ulaşılmak istenen, özlenen insanlık değerlerinin hukuksal ifadesi olan bildirgedeki değerler acaba hayata geçirilebilmiş midir?  Kâğıt üzerinde ifade edilenler gerçekten insan haklarını koruyan, kollayan, geliştiren, yaptırım gücü olan hukuk normlarına dönüşmüş müdür?
Ne yazık ki bu soruya evet yanıtı veremiyoruz. Başta imzacı bazı devletler olmak üzere, evrensel bildirgedeki insan haklarının açıkça ihlal edilişine tanık olmaktayız. Tüm devletlerin ve uluslararası kuruluşların; insan haklarını daha da geliştirme ve yeni açılımlarla zenginleştirme, ihlali durumunda da engel olma yükümlülüklerini yerine getirmedeki isteksizlik ve yetersizlikleri gelecek için umut kırıcıdır.
II. Dünya Savaşının sona eriş tarihi olan 1945 yılından günümüze devam eden bölgesel savaşlarda hayatını kaybedenlerin oranı ikinci dünya savaşı toplam kayıplarını geçmiş durumdadır. Yine çok yakın bir tarihte Ruanda'da, Bosna'da gerçekleştirilen toplu kıyımlar, günümüzde Irak, Afganistan ve Filistin’ de devam eden çatışmalardaki kayıplar insan hakları ihlallerinin boyutunu göstermesi açısından endişe vericidir.
ABD - İngiltere ikilisi başta olmak üzere bazı güçlerin, özgürleştirme, diktatörden kurtulma ve demokrasi inşası gerekçesiyle Irak'ı işgalleri sonrası yaşananlar insanlık için yüzkarasıdır. ABD ve müttefikleri açısından dünya enerji coğrafyasının denetimi ve sömürüsü için meşruiyetin ve uluslararası hukukun bir yana itilerek ülkelerin işgali ve tahribi geçmiş dönemlerle karşılaştırılamayacak boyutlara ulaşmıştır.
Genişletilmiş Ortadoğu Projesiyle Fas'tan Endonezya'ya kadar 22 ulus devleti gerekirse zorla ve işgalle kendi çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandıracağını, BOP projesiyle de Türkiye dâhil Ortadoğu'nun siyasi haritasını çıkarları doğrultusunda yeniden çizeceğini açıklayan ABD'nin insan haklan ihlallerini sürdüreceği anlaşılıyor.
Dünyanın doğal kaynaklar ve enerji coğrafyasını egemen, bağımsız devletlerin hukuksallığını ve hükümranlığını yağmalamak için projeler geliştirenlerin insan haklarına ilişkin projelere zaman ayıramadığı anlaşılıyor.
Uluslararası meşruiyetten kaynaklanmayan, keyfi, ekonomik çıkarlar doğrultusunda gerçekleştirilen işgallere, kırım ve kıyımlara karşı insanlık değerlerinin ve hukukun savunulması bu gün her zamankinden daha önemlidir.
İstanbul Barosu ülkemizde olsun, uluslararası platformlarda olsun her türlü insan hakları ihlallerine karşı hukuktan, haklıdan, insanlık değerlerinden yana mücadelesini sürdürecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kategori:Haberler